Alfred Marshall’ın Hayatı, Eserleri ve İktisat Bilimine Katkıları

  Keynes’in hocası Alfred Marshall’ı İktisat Bilimine yaklaşımları ile önemli katkılarda bulunan 19. ve 20. yüzyılın en büyük bilim adamı olarak takdim etmiştir.

  1. Alfred Marshall’ın Hayatı

İngiliz iktisatçı Marshall, 26 Temmuz 1842 tarihinde Londra’nın bir semti olan Clapham’da dünyaya geldi. Babası İngiltere Bankası’nda kasiyerdi. Orta halli bir memurdu. Ailesi, dindar bir aile idi. Dedesinin dedesi kilisede yüksek görevler ifa etmişti. Marshall, dokuz yaşındayken Merchant Taylor’un Okulu’nda öğrenime başladı. Burada klasik konularla ilgili bir eğitim aldı. Babası onun Anglikan Kilisesinde görev almasını istemekteydi. Marshall ise babasını bu isteğine sıcak bakmamıştı. O, eğitiminin ilk yıllarından itibaren Matematik ile ilgilendi. Babası ise Matematik kitaplarından hiç hoşlanmazdı (J. C. Wood, 1982, s. 8).

Zekâ ve yeteneği çevresinin dikkatini çekmişti. Başarılı öğrenci olması onun 1861 yılında Oxford Üniversitesi bursunu kazanmasına yol açtı. Bu burs onun papaz olmasına ortam hazırlayacaktı. O bu bursu kabul etmedi. Oxford’da Eski Çağ dillerine vakit harcamak istemedi. Bunun yerine Marshall, Cambridge Üniversitesi St. John Koleji’nde Matematik öğrenimine başladı (J. M. Keynes., Cilt: X 1972, s. 163–4). Bu okuldan yüksek derece ile mezun oldu. Marshall bir ara Fizikçi olmayı istedi. Daha sonra Metafizik, Ahlâk ve en sonunda Siyasal İktisat ile ilgilendi. Onu iktisadî konulara ilgi duyması J. S. Mill’in eserlerini okumasından sonra başladı. O, yoksulluk sorunuyla her zaman ilgilendi. İktisada yönelmesinin nedenlerinden biri de yoksulların sorunlarına çözüm bulma istek ve ümidiydi (C. E. Staley, 1989, s. 178). Daha sonra J. S. Mill’i iktisadî konularda yetersiz buldu. Marshall, Cambridge Üniversitesi’nin ilk bayan mezunu olan öğrencisi Mary Paley ile evlendi. Üniversite çevrelerinde bu evlilik iyi karşılanmadı. İstifa etme zorunda bırakıldı. Bunun üzerine Bristol Üniversite Koleji’ne rektör olarak tayin edildi. 1881 yılına kadar bu görevde bulundu. Sağlık nedeniyle bir yıl İtalya’da kaldı. Ünlü tarihçi Arnold Toynbee’nin vefatından sonra Oxford Belliol Koleji’nde boşalan göreve Alfred Marshall tayin edildi. Bu görevde 1883–85 yılları arasında bulundu.

Cambridge Üniversitesi’nde Henry Fawcett vefat edince Siyasal İktisat kürsüsü boşaldı. 1885 yılında Marshall bu göreve getirildi. Düşünür, emekli olduğu 1908 yılına kadar bu görevde kaldı (J. F. Bell, 1967, s. 567–7). Düşünür, yürümekten ve seyahat etmekten hoşlanırdı. Yaz aylarını Avrupa’ya gider ve Alp dağlarının sert yamaçlarında yürümeyi ve doğal çevrede kitap okumayı severdi. Marshall, 1875 yılında Amerika Birleşik Devletlerini ziyaret etti. Dört ay süren bu ziyareti esnasında akademik çevreler ile tanıştı. Bu ülkenin ekonomisi ve akademik çevrelerinden etkilendi. Dönüşünde “Amerika’nın Ekonomik Durumu” (The Economic Condition of Amerika) konusunda Cambridge ve Bristol’da konferanslar verdi ve bu ülkenin dünya liderliğini namzet olduğunu ileri sürdü (J. M. Keynes., Cilt: X 1972, s. 175–6).

Düşünür, birçok parlamento komisyonunda görev yaptı. 1891–1894 yılları arasında Kraliyet İşçi Komisyonu’nda çalıştı. Bir dizi rapor hazırladı. Journal of Economics’ı yayınlayan Kraliyet İktisat Cemiyeti’nin (Royal Economic Society) kurulmasına öncülük eden Britanya İktisat Derneği’nin (the British Economic Association) kuruluşunda yer aldı. Marshall, Cambridge İktisat Fakültesi’nin (Cambridge School of Economics) kurulmasında aktif rol oynadı. Her ne kadar Smith ile İktisat Bilimi ayrı bir disiplin olarak gündeme getirilmiş ise de, esas İktisat Biliminin tamamen bağımsız ayrı bir bilim sayılması Marshall’ın gayretleri sayesinde olmuştur. O İktisat’ın kendine özgü bir bilim dalı olduğunu savunmuş, bu bilimin Ahlâk Bilimi veya Siyaset Biliminin gölgesinden kurtarmanın zamanı geldiğini ileri sürmüştür. Onun gayretleriyle Cambridge’de bağımsız İktisat Fakültesi’nin kurulması, İktisat’ın bir bilim olarak bağımsızlığının bir ilanı sayılabilir (J. M. Keynes., Cilt: X 1972,            s. 220–2).

Düşünür, duygusal bir karaktere sahipti. Yaşadığı dönemde İngiltere’nin yoksul kesimlerinin içinde bulunduğu sefalet onu derinden etkilemişti. O, yoksulluk ve sefaletle mücadele etmeyi bir görev bildi. Onun için iktisadî konularla ilgilenmeye başladı. İktisadî önlemlerle sefaletin üstesinden gelineceğine inanmaktaydı. Onun zamanında hala Cambridge Üniversitesi’nde İktisat, Ahlaki bilimlerin bir alt bölümü olarak kabul edilmekteydi. Bu Üniversite’de İktisat ancak 1903 yılında ayrı bir bilim dalı olarak değerlendirilmeye başlandı (C. E. Stayley, 1989, s. 178).

Düşünür, kısa bir süre Almanya’da kaldı. Tarihçi okulu inceledi. Özellikle Roscher’in eserlerini okudu. Tarihî konulara karşı ilgisi oldukça fazlaydı. Herbert Spancer’in eserlerini inceledi. Hegel’in tarih ve felsefî yorumları onu etkiledi. Sosyal konularda Cournot’un matematiksel yöntemleri kullanması ona yol gösterdi. Von Thünen’nin tahlilleri onun ufkunu genişletti.

Cambridge Üniversitesi ona iyi bir çalışma ortamı sağladı. Zaten Cambridge kentli bir Üniversite şehridir. O, burada Siyasal İktisat konusunda yoğun araştırmalar yaptı. Lisans ve Lisansüstü dersler verdi. Geleceğin ünlü iktisatçılarına hocalık yaptı. O 1908 yılında 66 yaşındayken emekli oldu. Emekli olduğu yıllarda da yazmaya ve araştırmaya devam etti. O, “serbest girişim sistemine” inanmaktaydı. Teorileriyle hep Kapitalizmi savundu. Sistemin kendi yenilemesinde doğrudan ve öğrencileri yoluyla önemli katkılarda bulundu. Marshall, iktisadî hayatın ahlâki boyutunun da ihmal edilmemesi gerektiğine hep savunmuştur.             (O. H. Taylor, 1960, s. 337). Düşünür, hayatının geri kalan kısmını iktisadî konularla ilgili çalışma ve araştırmalarla geçirdi. 13 Temmuz 1924 tarihinde Cambridge’de öldü                             (J. M. Keynes, Cilt: X 1972, s. 231).

  1. Alfred Marshall’ın Eserleri

Teorileriyle İktisat Bilimine önemli katkılarda bulunan Alfred Marshall’ın iktisadî yaklaşımları aşağıda isimleri belirtilen kitaplarında yer almaktadır.

  • “İktisat’ın İlkeleri” (Principles of Economics) adlı eserinin neşrini, olgunlaştırmak için geciktirdi. Eser büyük ilgi gördü. 2. baskı 1891, 3. baskı 1895, 4. baskı 1898, 5. baskı 1907, 6. baskı 1910, 7. baskı 1916 ve 8. baskı ise 1920’de yayınlandı. 3. ve 5. baskılarda önemli değişiklikler yapıldı. 9. baskı 1961 yılında yayınlandı. Kitap adeta iktisatçıların başucu kitabı olarak kullanıldı. Yazar bu kitabında, “… fakat o, (sözü edilen eseri) değeri oluşturan nedenlerin teorik dayanağını açıklar” görüşüne yer verir (K. Caldari, 2004, s. 519).
  • “Sanayi Ekonomisi” (The Economics of Industry) adlı eserini hanımı Mary Paley Marshall ile birlikte yazdı ve 1879 yılında neşretti.
  • “Sanayi ve Ticaret” (Industry and Trade) adlı iki değişik eseri bulunmaktadır. Teorik ağırlıklı eserini tek başına yazdı ve 1892 yılında yayınladı. 1919 yılında yayınlanan Sanayi ve Ticaret adlı eserini hanımı Mary Marshall ile birlikte yazmıştır (L. Robbins, 1998, s. 304). Bu eserin 4. baskısı 1923 yılında yapılmıştır.
  • “Para Kredi ve Ticaret” (Money, Credit and Commerce) adlı eseri ise 1921’de, ikinci baskısı ise 1923 yılında yayınlandı.

Düşünürün yukarıdaki eserleri büyük ilgi gördü. Sağlığında defalarca yeni baskıları yapıldı. Düşünür, birçok komisyonda görev yaptı. Resmî raporlar hazırladı ve makaleler yazdı. Yukarıda belirtilen eserlerinden başka birçok makale ve tebliği bulunmaktadır.                    (J. K. Whitaker I, 1975, s. XVII–XXI). Düşünürün hayatı ve çalışmaları hakkında derli toplu bilgileri içeren bir biyografisi öğrencisi J. M. Keynes tarafından yazıldı.[1]

Onun yukarıda belirtilen eserleri ile birlikte İktisat Bilimine daha büyük katsı yetiştirdiği öğrencileri aracılığı ile oldu. O, İktisat Biliminde büyük bir devrim yapan J. M. Keynes’i yetiştirdi. A. C. Pigou ve Joan Robinson’a hocalık yaptı.

  1. Alfred Marshall’ın İktisadî Yaklaşımları

Neo–Klasik iktisadın öncüsü ve Cambridge okulunun kurucusu olan Alfred Marshall teorileri ile İktisat Bilimine önemli katkılarda bulundu. O bir bakıma 20. yüzyılın İktisadî Düşüncesinin planını yaptı ve temellerini attı. İktisadî teorilerle sosyal, kültürel ve siyasî çevreler arasındaki ilişkileri çok iyi algıladı. Çevrenin değişmesiyle teorilerin değişeceğini ve zamanla anlamsız kalacağını bilimsel ifadelerle dile getirdi. Bir bakıma Smith doktrini yeniden yorumladı, genişletti ve 20. yüzyıla yeni yorumlarla taşıdı (E. Canterbery, 2001,             s. 122). Kuşkusuz o, İktisadî Düşünceler Tarihinde yaptığı katkılarla müstesna bir konuma sahip bir düşünürdür.

Marshall, tahsilini Matematik dalında tamamladı. Cambridge’de Matematik öğretmenliğini yaptı. Siyasal İktisatla daha sonra ilgilendi. Kendi deyimiyle onun iktisadî konularla ilgilenmesi yaşadığı dönemde bir temel kitap olarak kabul edilen J. S. Mill’in “Siyasal İktisat’ın İlkeleri” adlı eserini okumakla başladı (K. Pribram, 1983, s. 298). Marshall bu eserden önemli ölçüde yaralandı. İktisadî analizlerini bu eseri esas alarak yaptı. Klasik düşünceden hareketle teorisini geliştirdi. Zaman zaman bu düşünceyi eleştirdi. Klasikleri zaman akışının gerisinde kaldıklarını ileri sürdü. Ona göre Klasik İktisatçılar, insan davranışlarının bütün yönlerini göz önünde bulundurmadılar. Marshall ve Veblen’e göre insan davranışları, insanın içinde yaşadığı çevredeki değişmelere bağlı olarak değişir (N. B. Niman, 1998, s. 193).

İktisadî konuların tahlilinde matematiksel yöntemleri sınırlı ölçüde kullandı. O, “İktisat’ın İlkeleri” adlı kitabının herkes tarafından, özellikle iş adamlarınca okunmasını istemekteydi. Matematiği, anlatımlarını kısaltmak amacıyla kullandı. Çalışmalarının anlaşılır olmasına özen gösterdi. Bu nedenle anlatımlarını matematiksel formüllere boğmadı. Karmaşık konuların kolay anlaşılması için yoğun gayret sarf etti (C. E. Staley, 1989, s. 180). Ricardo’nun değer, bölüşüm ile ilgili teorik açıklamalarını matematiksel yöntemleri kullanarak açıklamaya çalıştı. Marshall, bir bakıma Klasik iktisatçıların yaklaşımlarıyla Avusturya okulunun yaklaşımlarının sentezini yaparak Neo–Klasik İktisadî Düşünceyi oluşturdu. Üslubu ikna ediciydi. Önemli konuları mütevazı bir ifadeyle anlatmaya çalışmıştı. Kendisini, Jevons ve Walras gibi iktisadî konularda büyük değişiklikler yapan biri olarak göstermekten kaçındı. Klasik İktisadî Doktrini geliştirmeye çalışan bir bilim adamı olarak kabul edilmesini arzuladı (C. E. Staley, 1989, s. 180).

Marshall, iktisadî hadiselerin tahlilinin bazılarının sandığı gibi basit olmadığının farkındaydı. Çünkü bu olayların baş aktörü insandı. İnsanın bütün davranışlarını belli kalıpların içine sokarak ölçmenin güç olduğunun farkındaydı. Bundan dolayı o, İktisadî Sistemdeki karmaşıklığa dikkatleri çekmeye çalıştı. Ona göre iktisadî hadiseler birçok açıdan karmaşık hadiselerdir. Arz ile talep arasındaki ilişkiler, sanayi işletmelerinin örgütlendirilmesi, para ve sermaye piyasaları, pazarlar vs. gibi konuların birçok yönü ve boyutu bulunan karmaşık olgulardır (F. Comim, 2000, s. 166–7). Bununla birlikte Marshall’a göre belli şartlar altında ve belli bir zaman dilimini baz alınarak iktisadî hadiseler rakamlarla gösterilebilir ve formüllerle açıklayabilir.

“İktisadın İlkeleri” adlı temel eserinin girişinde çalışmasının amacının, yaşadığı dönemin iktisadî sorunlarını eski iktisat doktrinin (Klasik İktisadî Düşünce) ilkelerine dayanarak açıklamak olduğunu belirtmiştir (Alfred Marshall, 1961, s. 8–13).

  1. Alfred Marshall’ın İktisadî Düşünceler Tarihî Hakkındaki Görüşleri

Düşünür, daha önce geliştirilen iktisadî doktrinlerin incelenmesi gereğini üç nedene dayandırmaktadır: Birinci neden, geliştirilen teorileri ne kadar incelersek, o ölçüde anlar, teorilerin halen geçerli olup olmadığını doğru bir şekilde değerlendirebiliriz. Şayet doktrinde çelişki ve yanlışlar varsa, bu yanlışlıkların neden kaynaklandığını anlarız ve benzer yanlışlıkları yapmaktan kendimizi koruruz. İkinci neden, yanlışlık ve çelişkilerin hangi bakış açısından kaynaklandığı, geçmişteki düşünceleri inceleyerek ortaya koyabiliriz. Üçüncü neden de, biz geçmiş doktrinleri incelemekle, sözü edilen doktrinlerin nasıl bir ortamda ve hangi şartlar altında geliştirildiğini öğrenmiş oluruz. Bugün benzer şartların olup olmadığını daha rahat tahlil edebiliriz. Ekonomik sorunlar cereyan ettiği dönemin şartları ve kurumlarıyla yakından ilgilidirler. İktisadî doktrinlerin tarihî ile iktisadî faaliyetlerin cereyan ettiği ortamın genel tarihî arasında yakın ilişkiler bulunmaktadır.

Ortaçağ’daki iktisadî şartlar ile Marshall’ın yaşadığı dönemdeki şartlar arasında büyük farkların varlığı herkes tarafından bilinmektedir. Öyleyse iki dönemin iktisadî sorunları da farklı olacak ve farklı sorunların çözümleri de değişik olacaktır. Eski Çin ve Hint toplumların İktisat Bilimi’ni ayrı bir bilim olarak geliştirilemeyişinin bu toplumların sosyo–ekonomik, kültürel ve dinî hayatlarıyla yakından ilgili olduğuna işaret eden düşünür, “dinî–ahlâki ve tercih özgürlüğünün” yeterli düzeyde olmamasından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Hindistan’da hâkim olan kast sistemi, iş bölümünün bütün toplum katmanları arasında yaygınlaşmasını önlemiştir. İlk Çağda Hindistan’da iktisat teorisinin geliştirilemeyişin başlıca nedenleri, rekabetin olmayışı, serbest işleyen bir fiyat ve piyasa mekanizmasının bulunmaması ve serbest ticaretin sistematik bir yapıya sahip olmamasıdır. Öte yandan iktisadî faaliyetlerin yükünü ve sıkıntısını çeken aşağıdaki sınıfın düşünen çevrelerle ilişkilerinin bulunmaması, karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik teorilerin geliştirilmesini engellemiştir. Diğer bir neden de zengin sınıflar düşünürlere fazla itibar etmemişler, onların düşüncelerini kale almamışlardır. Başka bir neden de düşünürler sorunları hep tekrar etmişler, tanımlamışlar, fakat nasıl çözümlenmesi gerektiği hususunda fazla gayret sarf etmemişlerdir. Uygulamacılar da bu sorunlarla ilgili düşünürlerden çözüm beklememişlerdir                                (P. Groenewegen, 2003, s. 51–4).

Marshall, Eski Çin, Pers ve İbranî uygarlıkların iktisadî faaliyetleriyle din kültürel ve diğer sosyal kurumları arasındaki ilişkileri etraflıca inceler. Bu husustaki çalışmalarının bir bölümü, ne yazık ki yayınlanmamıştır. Ona göre İktisat Bilimini iyi anlamak için mutlaka İktisadî Düşünceler Tarihî okutulmalı. İktisatçılara geçmiş toplumların ve özellikle Klasik İktisadî Düşüncenin hangi ortamda geliştirildiği öğretilmelidir. Düşünür, Avrupa’da geliştirilen iktisadî düşünceleri etraflıca inceler. İktisadî gelişmeleri etkileyen temel faktörlere işaret eder (P. Groenewegen, 2003, s. 54–60).

[1]Daha fazla bilgi için bkz.: J. M. KEYNES, Biographical List of the Writings of Alfred Marshall, in Memorials of Alfred Marshall, Londra, 1925.

10/04/1986 Düzce'de doğdum. İlk ve Orta Öğretimimi Düzce Namık Kemal İlköğretim Okulununda okudum. Liseyi Düzce Endüstri Meslek Lisesinde okudum. Düzce Üniversitesi Düzce Meslek Yüksek Okulu Elektrik Bölümünü Ön lisans mezunuyum. Anadolu Üniversitesin'de İşletme Okuyorum. ilgi alanlarım; İktisat, İşletme, Yönetim ve Organizasyon, Örgüt Kültürü

Etiketler

Bir de Bunlara Bakın...

0 thoughts on “Alfred Marshall’ın Hayatı, Eserleri ve İktisat Bilimine Katkıları”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bizi Takip Edin!