iktisadi Ekonometrik Analiz ve Ekonomi Blogu

16. Yüzyıl Osmanlı Devleti Ekonomisi

2

16.yy Osmanlı Devleti’nin siyasi-idari-mali anlamda yaşadığı en parlak yüzyıldı desek yanlış olmaz. Devlet bu yüzyıl öncesinde yükselişe geçip, bu yüzyılın bitimiyle duraksama –hatta bazı tarihçilerce gerileme- sürecine girmiştir.

Osmanlı tarihinde ilk ekonomik sorun olarak Fatih devrindeki tağşiş olayını gösterebiliriz.  Beylikten imparatorluğa geçişte artan mali ihtiyaçlar neticesinde akçenin değeri düşürülerek tağşiş –günümüzce devalüasyon- a gidişmiştir. Akçe içindeki gümüş oranı azaltılıp bakır oranı arttırılmıştır. Değeri düşen paradan zararlı çıkan kesim maaşını devletten alanlardı. Çoğunluğunu yeniçerilerin oluşturduğu bu topluluk reel gelirin düşmesi sebebiyle tağşiş olayına Edirne dolaylarında isyan bile etmişlerdi.

II.Beyazıd’dan tahta çıktığında tağşiş yapmayacağına dair söz alınmış ve bu söz devletçe 17.yy. başlarına kadar tutulmuş, böylece akçede bir asır boyunca istikrar sağlanmıştır.

II.Beyazıd devrinin Cem Sultan ve Şeyh Celal (Celali İsyanı) olaylarının da etkisiyle fetih bakımından durgun geçtiğini söyleyebiliriz. Oğullarından I.Selim’in tahta çıkması Osmanlı için dönüm noktası oldu. Tahta kanlı bir şekilde çıkan I.Selim iç ve dış siyasatte de farklı bir politika izlemeyeceğinin sinyallerini daha Trabzon sancağındayken vermişti.

Anadolu’da Selçuklular devrinde baş gösteren şia isyanları –Baba İshak-, Osmanlı döneminde de devam etmiştir. II. Beyazıd’ın ses çıkarmadığı şia hareketlenmesine Safeviler içten içe destek verince I.Selim devrinde hareketlenmeler büyüyerek isyana dönüşmüştür. Yönünü doğuya çeviren I.Selim şia isyanını bastırıp, bu isyana en büyük desteği sağlayan Safevi üzerine gitmiştir. Çaldıran ovasındaki zaferle Safeviler uzun bir müddet toparlanamayacaktı.

İran seferinin düzenlenmesi özellikle ipek ticaretini olmusuz yönde etkiledi. İpekçilik bakımından Osmanlı’nın Avrupa’ya açılan kapısı konumundaki Bursa şehri, savaş dolayısıyla hammadde kıtlığı çekmekteydi.  Bu da fiyat artışını tetikleyip ticaret hacmini daraltmaktaydı. Bu durum Venedikli tüccarlar için de kötü sonuçlar doğurmuştu.

Seferi Mısır fethiyle tamamlayacak olan I.Selim, Memluk devletini yıkıp, Abbasi halifeliğine son vererek Osmanlı’ya yeni bir boyut kazandırmış oldu. Halifeliğin Osmanlı Hanedanlığı’na geçmesiyle kutsal emanetler padişaha takdim edildi. Halep, Şam, Kahire, İskenderiye’deki önemli tüccarlar Anadolu’nun belli başlı şehirlerine ve özellikle İstanbul’a nakledildi. Venedik ticaretini sekteye uğratmak amacıyla İskendireye şehrinin önemi İstanbul’a kaydırılarak Avrupa ekonomisine darbe indirilmiştir. Bu zarar batılı devletleri yeni ticaret yolları arama girişimlerine itmiştir. Mısır hazinesinin Osmanlı’ya akması ekonomiye refah getirmiş ve devlet hazinesi dolmuştur. Güneyi güvence altına aldıktan sonra yönünü batıya çeviren I.Selim, Rumeli’yi geçemeden vefat etmiş ve tahta tek varisi olan I.Süleyman geçmiştir.

Yaptığı reformlar ve yasalar ile halk arasında zamanla Kanuni olarak anılacak I.Süleyman, tahta ataları gibi kanla geçmeyişi dolayısıyla şanslıdır. Mısır seferi dolayısıyla da babası I.Selim devlet hazinesini ağzına kadar doldurmuştu. Bu devirde saray eşrafında lüks yaşamaya başlama evreleri görülmektedir. Saray içinde siyasi çalkantılar, mali bozulmalar baş göstermiştir. Dönemin sadrazamlarından Lütfi Paşa bu bozulamları sadrazamlıktan azledildikten sonra “Asafname” adlı siyasetname türündeki eseriyle ortaya koymaktadır.

I.Süleyman yönünü batıya çevirerek Doğu Avrupa kalbine doğru hareket etti. Yıllarca Macarlar ya doğrudan ya da dolaylı olarak hep Osmanlı karşısında yer almıştı. Artık bu duruma son vermek isteyen padişah, Budin yolundaki balkanların önemli bir üssü olan Belgrad’ı alarak hristiyan alemine büyük korku salmıştı. Belgrad şehrinde uygulanan iskan politikasıyla buradaki yerel eşreftan özellikle museviler İstanbul’a ve Selanik çevresine yerleştirildi. Daha sonra yönünü Macarların başkenti Budin’e çeviren Osmanlı Devleti, burayı da hiçbir direnişle karşılaşmadan teslim aldı. Bu fetihler Avrupa açısından özellikle Habsburg Hanedanlığın’ca büyük tehdit oluşturmaktaydı.

I.Süleyman, “Tecdid-i Sikke” –kendinden önceki sultanların adlarına bastırdıkları sikkeyi yasaklama- geleneğine uymayarak akçede istikrarı sağlama politikası uyguladı.

Bu dönemde gerçekleşen coğrafi keşifler ve Amerika’nın keşfiyle Avrupa’ya akan madenler Osmanlı ekonomisi üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaya başlamıştı. Avrupa’da yaşanan gümüş bolluğu enflasyona neden olmuş, kaçakçılık yoluyla Osmanlı ekonomisine gayrimeşru yollardan mal girişi başlamıştı. Karşılığında akçe miktarı sürekli artarak fiyatlar genel düzeyini yükseltmiştir. Bu durum harcanabilir gelir düzeyini aşağıya çekerek mali bozulmalara yol açmıştır. Devlet ekonomik çözüme vergi artırımı yoluyla müdahale ederek halka yüklenmekteydi. Buna takiben yükümlülüğü artan tımar sahipleri köylüye yaptıkları baskı ve zorbalıkla çiftçi sınıfını caydırıcı yöntemler uygulamakta, bozulan tımar sistemi tarımsal üretimi sekteye uğratarak tarımsal ürünlerin fiyatlarını arttırmaktaydı. Köyden kente göçün başlamasıyla kentlerde asayiş de bozulma eğilimi göstermişti. Kanuni döneminde baş gösteren Kalender Çelebi isyanın büyümesindeki en önemli sebep Anadolu’daki ekonomik bozulmaydı. Öyle ki bu isyana tımar sahipleri de bir müddet dahil olmuş, Sadrazam Pargalı İbrahim Paşa’nın sözüyle osmanlı tarafına geçmişlerdir.

Osmanlı Devleti, hiçbir zaman Bizans ya da Abbasiler gibi imparatorlukların sahip olduğu üstün itibarlı paraya sahip olamamıştır. Akçeye sağlam ve değeri kararlı para özelliği kazandıramamıştır.

Kaynakça :

http://edergi.sdu.edu.tr/index.php/iibfd/article/viewFile/2505/2248

OSMANLI TARİHİ ANSİKLOPEDİSİ CİLT II

Tarih ve Medeniyet Dergisi

İşletme ve Ekonomi Arastırmaları Dergisi Cilt 1 Sayı 1

Bozok Üniversitesi İktisat Bölümü dördüncü sınıf öğrecisi. İktisat tarihi, Politik iktisat, Makro, Uluslararası ve Sosyalist Ekonomi konuları hakkında araştırmalar yapmakta. Ayrıca TEMA Vakfı aktif gönüllüsü olarak Üniversite’de Genç Tema Kulüp başkanlığını yürütmektedir.
2 Yorum
  1. Seda Günes says

    Çok güzel makale teşekkürler

  2. Yunus Balı says

    Yorumunuz için teşekkür ederim.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.