1960-1970 Döneminde Türkiye Ekonomisi

0

1960-1970 Döneminde Türkiye Ekonomisi

Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş süreci günümüzün en çok üzerinde durulan konularından birisi olmuştur.1959 da başlayan bu zorlu yolda 3 Ekim 2005’de tam üyelik müzakere sürecine yükselsek de halen giremedik. Bu yazımda AB sürecine değinerek Türkiye’nin 1960 ve 1970’li yıllarını nasıl geçirdiğini göstermeye çalışacağım.

Türkiye 31 Temmuz 1959 da Avrupa Birliğine ilk kez başvuru yaptı. O dönemin şartlarına bakıldığında Türkiye’nin AB ye girmesi için çok güçlü bir aday olduğu düşünülüyordu. Güçlü bir ordusu vardı ve Rusya’ya karşı kalkan olabilirdi ayrıca emek ihracında bulunabilecek kadar da çok nüfusa sahipti.

Türkiye 31 Temmuz 1959 da Avrupa Birliğine ilk kez başvuru yaptı. O dönemin şartlarına bakıldığında Türkiye’nin AB ye girmesi için çok güçlü bir aday olduğu düşünülüyordu. Güçlü bir ordusu vardı ve Rusya’ya karşı kalkan olabilirdi ayrıca emek ihracında bulunabilecek kadar da çok nüfusa sahipti.

Türkiye’nin başvurusuna gelen ilk yorumlar şöyleydi;

Bizler bugün çok büyük bir olayın tanıklarınız. Türkiye Avrupa’ya dâhildir. Bu, coğrafi bir nitelendirmenin kısaltılmış şeklinden ya da birkaç yüzyıldır süregelen tarihi gelişmenin saptanmasından ziyade, bir gerçeğin ifadesidir

                                                                                           Alman Komisyon Başkanı W. Hallstein / 1959

           Türkiye AB yolunda bu şekilde karşılanırken 1960 yılında Cemal Gürsel tarafından ülke yönetimine el konuldu. Yani AB hayallerimiz masaya oturamadan suya düşmüş oldu.

30 Mayıs 1961 yılında Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu. Bu dönemde planlamalar ithal edilen malların kendi içimizde üretilmesini amaçlıyordu. Bu amaç için yapılan kamu yatırımlarının yanıt vermesi ile yapılan ithalatın %90 a yakını hammadde ve ara girdilerden oluştu.% 9 büyüme hızına kadar ulaşan Türk Sanayisi en yüksek büyüme dönemini bu dönemde yaşamış oldu.

Sanayinin yapmış olduğu bu ataklar ile 1963 da kişi başı milli gelir 249 $ iken 1970 yılına gelindiğinde bu rakam tam 539 $ a yükselmiştir.

 

Untitled

Türkiye’nin bu döneminde dış ticaret dengesine yukarıda ki tablodan baktığımızda sürekli olarak dış ticaret açığı verdiğini görüyoruz. Bu bizim için olumlu bir şey çünkü dış ticaret açığı veren ülkeler büyür.

Tablodan görmenizi istediğim diğer şeyde dış ticaret hacmidir. İhracat ve ithalat rakamlarının toplamına dış ticaret hacmi denilir. Türkiye’nin 1960 yılındaki dış ticaret hacmine baktığımızda 788 milyon dolar olarak görünüyor.1970 yılında ise bu rakam 1 milyar 536 milyon dolar seviyelerine kadar yükseliyor.

 

 

 

 

Cevap Yaz

Your email address will not be published.