2017-2018 Hazine Müsteşarlığı Borçlanma Tutarı ve Faiz Oranları

0

T.C. Hazine Müsteşarlığı, 2018 Finansman Programı dahilinde uluslararası sermaye piyasalarından tahvil ihraç etme kararı aldı. Planlanan toplam tutar yani dış kaynaklı borçlanma oranı 6.5 milyar dolar civarında. Programın ilk aşamasını dolar cinsinden 10 yıl yani 2028 vadeli tahvil ihraç etmek için Citigroup, HSBC ve Deutsche Bank’a yetki verildi. İlgili ihraç 09 Ocak 2018 tarihinde sonuçlandı. İhraç tutarı ilk aşamada 2 milyar dolar miktarında gerçekleşti. Tahvillerin kupon oranı yüzde 5,125 ve yatırımcıya dönüşü ise yüzde 5,2 olarak gerçekleşti. Tahvil ihalesinde 200’den fazla yatırımcı yer aldı ve ihraç tutarının yaklaşık üç katı bir talepte bulunuldu. Tahvilin yüzde 35’i İngiltere, yüzde 25’i Abd, yüzde 15’i Türkiye ve geri kalan yüzde 25’lik kısmı Avrupa’daki ve dünydaki diğer yatırımcılara satışı yapıldı. Yani Hazine 2018 ilk dış tahvil ihracında 2 milyar dolarlık bir borçlanma gerçekleştirdi.

2018 yılının ilk dış borçlanmasını yazdıktan sonra Hazine’nin 2017 yılı borçlanmasına göz atalım. 2017 yılında Hazine 10,2 yıl vadeli gerçekleştirdiği tahvil ihracının kupon oranını yüzde 6 olarak belirlemişti. 2018 yılının kupon oranının yüzde 5,125 olarak belirlendiğini görüyoruz yani geçen seneye kıyasla Hazine daha düşük borçlanmaya gitmiş.

Öte yandan Abd 10 yıllık tahvil faizleri 2017 yılında yüzde 2,81 ve 2018 yılında yüzde 2,79 oranında gerçekleşti. 2 yıllık karşılaştırmada pek bir fark yok. Türkiye’nin tahvil faizlerinin yüksek olmasının temel sebebi dış kaynaklı risk algısının Türkiye için yüksek ve kırılgan bir yapıya sahip olması diyebiliriz.

Bununla birlikte Hazine, sadece dolar ile değil TL ile de borçlanmak için ihale açtı. TL cinsinden sabit faizli tahvil ihracında tahvil vadesi 672 gün ve bileşik faiz yüzde 13,44 şeklinde gerçekleşti. 2017 yılında yapılan tahvil ihracında vade süresi 553 gün ve tahvil faizi yüzde 10,93 şeklindeydi. TL ile borçlanma faizinde geçen seneye göre bir artış mevcut.

Tahvil süreleri dış borçlanmada 10 yıllık. Bu 10 yıl içerisinde TL, dolar karşısında büyük ölçüde değer kaybı yaşayacak. Abd ve Ab açıklamaları ve dövizde yaşanan artış bunu gösteriyor. Yani döviz ile borçlanmak, TL ile borçlanmaktan daha maliyetli ki faizler sabit tutulsa bile durum pek iç açıcı değil. Önümüzdeki yıllarda enflasyonda bir artış bekleniyor ve TL ile borçlanmanın maliyeti daha düşük olabilir. TL ile borçlanmak bu durumda daha avantajlı.

TL ile borçlanmak avantajlıysa Hazine neden dolar ile borçlanıyor. Ya da TL ile borçlanıp, borçlandığı TL’yi Merkez Bankası’na verip dolar olarak alabilecekken neden bu uygulamayı yapıyor. Sorunun cevabı aslında basit. MB bu uygulamayı yaparsa rezervlerindeki döviz miktarı azalır. Azalma ile borç verenlerin MB’ye güvenide aynı oranda azalır. Nedeni ise borç verenlerin olası bir olumsuz durumda MB’yi güvence olarak görürler. Rezervlerin azalması demek borç verenlerin daha az borç verecekleri demektir. Bu durumda faizlerle de artış yaşanır. Yani Hazine pahalı olmasına karşın bu riski görerek bir miktar da dövizle borçlanır.

Kaynak: Bu yazı Mahfi Egilmez’in “Hazine niçin dışarıdan borçlanıyor” isimli yazısından alıntı yapılarak yazılmıştır.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.