23-27 Ekim Türk Ekonomi Piyasası Gelişmeleri

0
  • İspanya’da yaşanan Katalonya Krizi Euro’yu zayıflattı. Kriz, Avrupa’daki Tahvil ve Hisse piyasalarını baskılıyor. Uluslararası piyasaların karışık bir ortam içerisinde olduğu gözüküyor. Kısa süreli bir kriz olarak kalmayabilir zira ayrılıkçılar, bağımsızlık için oldukça diretiyor.
  • Piyasaların Ortadoğu’ya yönelik arz endişeleri nedeniyle petrol’ün varil fiyatı 57-58 Dolar seviyelerinde. Bu fiyatın Türkiye’ye yansıması ise kaçınılmaz oldu. Zira 26 Ekim’de yapılan “Benzin Zammı” bunu doğruluyor. Fiyat yüksekliğinin dünya için temel nedeni kısmen”arz”, kısmense “belirsizlik” endişesi.
  • Altın fiyatı, dolar’ın güçlü baskılaması nedeniyle düşüş trendinde. Kur farkının yüksek olması, önümüzdeki süreçte devam edeceği tahminler arasında. Bununla birlikte Altın fiyatlarında önümüzdeki dönemlerde hafif bir düşüş yaşanabileceği öngörülüyor. Altın fiyatları ilgili haftada Gram olarak 151 TL, Çeyrek 251 TL, Yarım 505 TL ve Cumhuriyet altını ise 1.020 TL’den işlem görüyor. Altın’ın yükselişi veya düşüşü, dolar fiyat seviyelerine bağlı olarak değişiyor. Aralarında ters bir korelasyon var. yani dolar artarsa altın fiyatı düşer şeklinde.
  • İyi haber ise Rusya Enerji Bakanlığı’nın hafta içerisinde aldığı karara göre 1 Kasım itibariyle Türkiye’den 50 ton domates ithalatı yapacaklarını açıkladı.
  • Geçen hafta Borsa İstanbul (BİST) yüzde 0,05 yükselerek yatay bir kapanışla seyretti.
  • Amerika’da 2018 bütçesi Kongre’den geçerek Amerikan Vergi İndirim Paketi ile birlikte kabul edildi ve dolar bu yüzden yükselişini sürdürüyor. Bu bütçenin kabul edilip dolar’ın yükselmesi tabiki de sadece bir etmen.
  • Ağustos 2017 itibariyle Hazine, 55.6 milyar TL net borçlanma yaptı. Eylül 2017 itibariyle merkezi yönetim bütçesi 31.6 milyar dolar açık verdi. Emanet ve avanslar düşüldüğü zaman merkezi yönetim bütçesi nakit dengesi ortalama 25 milyar lira açık vermiş oldu. Hazine’nin bulması gereken finansman ise 25 milyar lira. Buna karşın Hazine 70.5 milyar lira net borçlanma yaptı. Burada açıklanan açığa göre ortalama 45 milyar üzeri borçlanma yapıldı.
  • Orta Vadeli Program (OVP) ‘da önümüzdeki dönemde enflasyon ve faizlerin düşmesi beklenirken, Hazine’nin Ekim-Kasım-Aralık döneminde ödeyeceği kadar borç yapmasına ise ilginç denebilir. Bu borçlanmanın neden yapıldığı bilinmiyor.
  • Bu borçlanmanın nedeni önümüzdeki dönem faizin yükselmesi veya bütçe açığının gösterilen rakamlardan daha fazla olması olabilir. Eğer faizler yükselecek diye borçlanılırsa, dış borçlanmada işe yarar ancak iç borçlanmada işe yaramaz. Yükselmeyecek faiz yükselebilir. Piyasaya borçlanan paranın sürülmesi, daha fazla para çekileceği için faizi yükseltir. Zaten şu an faizlerin yüksek olmasında hazine iç borçlanmanın etkisi mevcut.
  • Almanya Turizm Endüstri Federal Birliği Başkanı’nın açıklamasına göre; “Bu yıl Alman turist sayısında yüzde 15-20 arasında artış bekleniyor.” Bu, önemli bir açıklama çünkü Türkiye’ye en fazla ve kaliteli turist gönderen ülke Almanya. Son yıllara bakacak olursak 2017 Ocak-Temmuz ayında ülkemize 2.5 milyon Alman turist geldi. Geçen sene aynı dönemde 2.7 milyon, 2015 yılı aynı dönemde ise bu rakam 3.8 milyon lira oldu. Bununla birlikte fazla turistin gelecek olması, gelirin de artacağı anlamına gelmiyor zira oda fiyatları ve turist başına harcama oranı düşüyor.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.