Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

AB(D) Kartlarını Açıyor

0

Katar’a yönelik alınan ambargo kararı dünya gündemindeyken, dikkatleri Türkiye üzerine çekmiş ve “Katar Ambargosu ve Türkiye” başlıklı yazımda şunları yazmıştım:

Bir sonraki perdede Türkiye oyununun sahnelenmesi beklenmelidir. Katar’a yapılanların benzeri Türkiye için de yapılabilir. Türkiye’nin buna karşı hazırlıklı olması gerekir. Bu bölgede ittifaklar çok kısa sürelidir ve taraflar arasındaki geçişkenlik çok hızlıdır. Türkiye’ye karşı buna benzer bir ambargo uygulanması durumunda kim hangi tarafta olur bazı ülkeler dışında bunu kestirmek zor. Ancak Türkiye’nin mevcut dış politikasından memnun olmayanlar bunu etkilemek ve değiştirmek için Türkiye’yi köşeye sıkıştırmak isteyeceklerdir. Türkiye’yi bazı ülkelerle anlaşma yapmaya zorlamak isteyebilirler.

Her zaman olduğu gibi ekonomi ve politika birbirinden ayrılamaz. Başta da söyledim ülkeler birbirlerinin dış politikasını etkilemek için çeşitli unsurları kullanırlar. Bunlardan birisi de ekonomik yaptırımlardır. Bana göre Türkiye’ye karşı bu şekilde fırsat kolluyorlar. Buna karşı Türkiye’nin en ağır senaryodan en hafifine göre hangi durumda ne yapabilir şeklinde şimdiden stratejiler geliştirmesi gerekmektedir.”

Dünya Düzeninin Şekillendirilmesi (1)” başlıklı yazımda ise bu konuyla ilgili olarak şunu söylemiştim:

“Gerek Türkiye’ye yönelik yaptırım açıklamaları gerekse de Pakistan’ın istikrarsızlaştırılması bugün çok daha net şekilde görülmüştür. Dünya iktisadi ve siyasi düzeninin büyük bir dönüşümden geçtiği bu süreçte dünya düzeninin şekillendirilmesine yönelik operasyonlar devam etmektedir ve bu düzen oturana kadar devam edecektir. Önümüzdeki dönemde Türkiye’ye yönelik yaptırımların daha yüksek ve güçlü sesle dillendirildiğine şahit olabiliriz.”

Şimdi peş peşe iki haber paylaşıyorum ve hemen ardından beklediğim başka bir haberi paylaşacağım. İlk haber şöyle:

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ‘uyguladıkları ekonomik baskının’ işe yaradığını belirterek Türkiye’nin ‘terörü destekledikleri iddiası ile’ 680 Alman şirketine karşı hazırladığı kara listeyi çektiğini hatırlattı.

İkinci haber:

Handelsblatt gazetesinin organize ettiği bir forumda konuşan Sigmar Gabriel, “Aslında NATO müttefikimize silah sevk etme yükümlülüğümüz bulunuyor. Ancak Türkiye’ye silah sevkiyatını neredeyse tamamen durdurduk” dedi. (Kaynak: haberler com/almanya-disisleri-bakani-gabriel-turkiye-ye-10017956-haberi/)

AB veya ABD’den Türkiye’ye yönelik bir ekonomik yaptırım açıklaması bekliyordum. Beklediğim açıklamayı aslında dün AB’nin Bütçe ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Komiseri Günther Oettinger yaptı. Oettinger şunları söyledi:

“Zaten hâlihazırda gerçek anlamda müzakereler de yapılmıyor. Türkiye’ye aday ülkelere sağlanan mali yardımlar kapsamında verilen kaynağı kısacağız. Müzakere sürecinde fiili duraksama söz konusu. Ama müzakerelerin resmi olarak sona erdirilmesi halinde yanlış bir mesaj verilmiş olunur. Bu sadece Sayın Erdoğan’a, ‘Avrupalılar bizi istemiyor’ deme fırsatı verir. Ben bu karşılıklı ithamların, suçlama oyununun yanlış olduğu kanaatindeyim … Milyonlarca euro tutarında yatırımlar söz konusuydu. Hepsi durduruldu. Bu şu demek: Erdoğan, ülkesinin ekonomik geleceğini, genç nesillerin geleceğini, en az önümüzdeki on yılını heba ediyor, tahrip ediyor

AB tarafından gelen bu açıklamaları AB(D) kartının sadece “AB” parçası olarak görüyorum. Bu sürecin “D” parçası da yakında gelecektir. ABD’nin Suriye meselesinde Türkiye ile ters düştüğünden beri açmayı düşündüğü bir kart var. ABD bu kartı doğru zamanda ve en yüksek etkiyi sağlayacak şekilde açmak istiyor. Uluslararası İlişkilerde bir analiz sadece bir kişi veya olay üzerinden yapılamaz. Dünya kamuoyuna yapılan açıklamalar buzdağının sadece görünen kısmıdır. Ne Oettinger’in açıklamasında dediği gibi AB’nin bu kararı sadece Sayın Erdoğan ile ilgilidir, ne de Zarrab davası sadece yolsuzluk ve rüşvet ile ilgilidir. ABD’den yakın zamanda Türkiye’ye yönelik bir iktisadi yaptırım kararı çıkartılabilir.

Anadolu Üniversitesi İktisat bölümü mezunu. 2012’de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Erciş İşletme Fakültesi’nde göreve başladı. Halen Marmara Üniversitesi’nde lisansüstü eğitimine devam ediyor. Çeşitli internet sitelerinde yazıları yayınlandı. Çalışma ve ilgi alanları: Küreselleşme, Ekonomi Politikaları, İktisadi Krizler, Kentleşme Politikaları, İktisat Sosyolojisi, Dinler Tarihi, Kültür ve Tarih'tir.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.