Ab’nin Güvenlik Politikası Ve Türkiye’nin Konumu

0

Ab’nin Güvenlik Politikası Ve Türkiye’nin Konumu

Soğuk savaş ve 11 Eylül sonrası güvenlik ilişkileri değişmeye başlamıştır ve güvenlik tehditleri uluslararası bir nitelik kazanmıştır, daha karmaşık bir yapıya sahip olmuştur. Güvensizliğin küreselleşmesi ile tüm dünyada uluslararası aktörler yeni stratejiler aramak zorunda kalmıştır. Bunların önemlilerinden biri de AB’dir, AB oluşan güvenlik tehditlerinin karşısında yeni güvenlik politikaları geliştirmeye başlamıştır. Maastricht ve Amsterdam Anlaşmaları çerçevesinde ODGP oluşturulmuştur. Oluşturulan bu politikanın esas amaçlarını kısaca anlatalım;

  • Avrupa Birliğinin ortak değerlerini, temel çıkarlarını, bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumak,
  • Birliğin güvenliğini sağlamak ve güçlendirmek,
  • Barışın sağlamak,
  • Uluslararası güvenliği güçlendirmek,
  • Uluslararası işbirliğini arttırmak,
  • Demokrasi ve hukukun üstünlüğünü sağlamak,
  • İnsan hakları ile temel özgürlüklere saygıyı sağlamak.

 

Tüm bu amaçların başarıyla sonuçlanabilmesi için, birliğin ortak çıkarlarla hareket etmesi gerekmektedir. Birliğin üyelerinin farklı önceliklere, çıkarlara ve dünya görüşüne sahip olması güvenlik konusunda uzlaşmaya varılmasını engeller. Ayrıca etkili bir güvenlik politikası, AB üyesi devletlerin askeri kapasitelerini arttırmasına ve finansmana bağlıdır. Ve Tüm üye ülkeler bu konuda aynı istek ve çabayı göstermelidir. Aksi takdirde AB kendi içerisinde bölünmeler yaşayacaktır.  Diğer yandan AB güvenlik tehditleri ile mücadele konusunda, askeri gücün yanı sıra, diplomatik ve finansal paylaşımlar, bilgi paylaşımı ve polis operasyonları gibi yumuşak güç unsurlarını kullanmaktadır. Bu bağlamda Türkiye jeopolitik konum, askeri güç ve deneyim açısından oldukça önemli bir devlet haline gelmektedir.

Uzun yıllar terörle mücadele etmiş ve hala devam eden bir devletin ordusu olarak Türk silahlı kuvvetleri, terörle mücadele konusundaki tecrübesi, disiplini ve eğitimi ile iyi bir orduya sahiptir. Ayrıca Türkiye yaşadığı terör deneyimleri eğitim, öğretim ve diplomasi yoluyla diğer ülkelere aktarmaya çalışmaktadır. Ayrıca, Türkiye’nin Müslüman ve demokratik bir ülke olması, AB’nin diğer Müslüman ülkelere kendini daha iyi ifade edebilmesini ve genişlemesini sağlayacaktır. Küresel terörizmin tehdit ettiği ortamda bu durum oldukça önem taşımaktadır.

Türkiye’nin rolü, 11 Eylül sonrası daha da artmıştır, özellikle terörle mücadele ve kültürler arası etkileşimin arttırılması açısından. Eski Alman dış işleri bakanı Joschka Fischer, Bild gazetesine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin rolünü vurgulamış ve Türkiye Avrupa’nın merkezi yapı taşıdır şeklinde özetlemiştir.

Türkiye’nin coğrafi konumu, NATO standartlarındaki üsleri, limanları ve diğer tesisleri AB için önemlidir ve dolayısıyla Türkiye’nin üyeliği bu bakımdan da son derece mühim olmaktadır.

Türkiye’nin üyeliği AB’nin güney ve güneydoğuya doğru gelişmesini sağlayacaktır, bu da AB’nin gelişmekte olan güvenlik stratejisiyle uyumludur; çünkü bugün AB açısından görünen tehditlerin kaynağı bu bölge olarak gösterilmektedir. Bu bağlamda, İngiltere Eski Dış İşleri Bakanı Jack Straw, “Türkiye, Avrupa’nın güvenliğinde kilit rol üstlenmiş bir ülkedir. Birlik ihracatçıları için de önemli bir pazardır. Ayrıca, insan kaçakçılığı, uyuşturucu kaçakçılığı ve sınır ötesi suçlarla mücadelede Türkiye’nin önemli rolü vardır. Türkiye’ye verdiğimiz sözü tutarak, Avrupa Birliği’ni daha güçlü, daha güvenli ve daha rekabetçi bir konuma getiriyoruz.”  demiştir.

AB bölgesel çatışmalarla ve başarısız devletlerle mücadele etme aşamasında, Türkiye’nin jeostratejik konumu ve askeri gücünden yararlanabilir. AB’nin Türkiye’nin komşu ülkelerine operasyon yapması Türkiye’nin desteğine ve lojistik yardımına bağlıdır. Ayrıca Türkiye NATO’da ABD’den sonra ikinci en büyük kara kuvvetlerine ve beşinci en büyük deniz kuvvetlerine sahiptir. Ayrıca, ODGP’nin amaçlarından olan barışı koruma konusunda Türkiye’nin önemi anlaşılmaktadır. Çünkü Türk ordusu barışı ve güvenliği sağlamak için Bosna Hersek, Arnavutluk, Karadağ, Makedonya, Somali, Afganistan ve Lübnan’da BM ve NATO kapsamında birlik göndermeye devam etmektedir.

Türkiye AB açısından stratejik önem taşımaktadır, bölgesel bir kavşak noktasında yer alır, tampon bölge konumundadır. Balkanlar, Orta Asya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz toprakları, Asya ile kara ve hava ulaşımı, Rusya ve Ukrayna ile deniz ulaşımı için transit bir konumdadır. Türkiye’nin komşuları AB için oldukça önemli olmaktadır. Ayrıca ekonomi ve nüfus açısından da Türkiye önemli bir aktördür.

Sonuç olarak, Türkiye’nin AB üyeliği ODGP ‘de belirtilen güvenlik tehditleri ile mücadele konusunda büyük öneme sahiptir. Çünkü Türkiye’nin coğrafi konumu, askeri güç ve deneyimleri ve sahip olduğu vizyon açısından uluslararası güvenliğe katkısı tartışılmaz derecededir.

KAYNAKÇA

Richard T. Griffiths and Durmuş Özdemir (eds.), (Chp.11: Serhat Güvenç and Oya Memişoğlu, ‘Turkey and Regional Security’, pp.215-230).

http://en.wikipedia.org/wiki/Accession_of_Turkey_to_the_European_Union

http://www.mfa.gov.tr/MFA/ForeignPolicy/MainIssues/TurkeyAndEU/EUHistory.htm

http://europa.eu.int

http://deltur.cec.eu.int

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.