Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

Aracın Üstün Niteliklere Sahip Olması Tek Başına Yeter Bir Özellik Mi?

0

Bir iş ve çalışma ortamının işleyişini konuşurken çoğu kez metafor olarak bir otomobilin hareket etmesi veya fayda sağlayıp sağlamaması durumunun kullanıldığını biliyoruz.
En çok da; bir aracımız var ve bu aracımız üstün segment diye de tanımlanan bir araç sayılsın. Her gün sürekli bakımını yapalım. İçi dışı pırıl pırıl ve tertemiz olsun, her gün havalandırmasını sağlayıp, en iyi bakım araçlarını kullanıp, bakımını da özenle ve sürekli tatbik ediyor olalım.
Şimdi merak ettiniz biliyorum. Bu konu nereye gelecek diye. Evet, şimdi açıklıyorum konunun nereye bağlanacağını; elbette ki bunca maliyet var, emek ve özen var bu işin içinde. Bu araç sadece temiz bir pistte ve güvenli bir garaj ortamında bulunuyor sürekli.

Yani demem o ki, bu araç sadece duruyor. Hiç gitmiyor. Parıltılı, albenisi çok, masraf- maliyeti de çok. Çevreden bakılınca süper ilgi görüyor, merak uyandırıyor izleyenlerinde. Ancak tek bir noksanı var ufak tefek, masum bir noksanlık belki. Bu araç hiç ilerlemiyor hatta tekeri bile kıpırdamıyor.
Bunca üstün vasıflarla donanmış bu aracın tek bir noksanı var o da masum ve minicik bir noksanlık. Sadece bu araç hiçbir işe yaramıyor, çünkü gitmiyor değil, hiç hareket bile etmiyor.

Tek ve yalnız bir gerçeklik burada kendini sergiliyor. Üstün vasıflara sahip olmak tek başına yeter bir nitelik değil. Alt seviye nitel özelliklere sahip olmakla beraber, üretimde daha çok pay sahibi olmanın bu manada bir fark oluşturacağı kuşkusuz.

İnsan Kaynakları Yöneticilerinin çalışmaları ekseninden ilerleyecek olur isek; personelin performans izleme ve değerlendirmesinde olsun, işe alımda veya yükseltmede olsun konuya bu perspektifden de yaklaşıp bakılabilmeli. Aksi durumda yalnızca nitel özelliklere bağlı değerlendirmelerden yola çıkıp hareket etmek tek başına ne yazık ki sağlıklı çıkarımlar elde etmek, iyi sonuçlara erişmek bakımından yeter olmayacaktır.
Dolayısıyla birinci gereklilik fayda üretme ve organizasyona değer katmak olmalı. Bu çerçevede ise adayların, staj dönemlerinde yaptıkları çalışmalar. Okul ödevleri, gerek gönüllü gerekse tam olsun-yarı zamanlı olsun özgün olarak yapılan çalışmalarının dikkatlice irdelenmesi, adayın gerçekleştirdiği çalışmaları anlatıyor iken bu çalışmalara ilişkin hakimiyetini sergilemesi, içinde yer aldığı üretimleri coşkulu şekilde anlatması, ifade etmesi ise bu noktada kayda değer ip uçları olacaktır diyebiliriz.

İşletmelerin işe alım için adaylara uygulamalı bir test dönemi imkanı sağlamasının yerinde ve oldukça faydalı bir yöntem olacağını öteden beri vurgulayanlardanım. Çünkü işin aslı tamamen uygulama ve pratiğe taşımada saklı. Bu kapıyı kullanarak adaylara verilen görevlere ilişkin olarak aday tarafından bizzat gerçekleştirilen çalışmaların gözlemlenmesi de yine çok etkili bir değerlendirme fırsatı sunacaktır denilebilir.
Ünlü Kanadalı Psikolog Albert Bandura’nın sosyal öğrenme teorisine de konu olan gözlemlemeyi kullanarak adayların bilgilerini tatbik etme becerileri, herhangi bir duruma karşı oluşturacakları tepkilerin, sergileyecekleri tutum ve davranışların izlenip yorumlanmasının da önemli gözlem ve değerlendirme imkanı oluşturacağı kuşkusuz.

Paylaşmak sevgidir, berekettir.
Nedim İleri

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Geliştirme Uzmanı www.nedimileri.com

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.