Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

Bilgiyi Seçip Özümsemede Öz Yeterlilik Sahibi Miyiz?

0

Öğrenme nasıl gerçekleşiyor ve öğrenme sürecinin kilometre taşları hangi yoldan gidilerek sağlıklı bir zemine kurulup ilerliyor?  Bilgiye erişmek günümüz koşulları göz önüne alındığında elbette artık çok daha kolay.

Bununla beraber günümüzün şartlarının sağladığı bu avantaj koşullar ne yazık ki tek başına yeter değil. Bu çok kolay erişim aynı zaman da bir taraftan dezavantaj. Yani bilginin veri olarak değerlendirilmesi için işlenip süzülmesi, analiz edilmesinin önemi artık kendisini daha çok hissettiriyor.

Bilgi- kavrama- uygulama- analiz- sentez ve değerlendirme döngüsünü tamamlamalı ki;  bilgi sağlıklı bir veriye dönüşüp güçlü bir enformasyona doğru yol alsın.

Bu durumda bugün bilginin elde edilmesinden daha öte, artık bilginin seçimi ve yalnızca seçimiyle de kalmayıp,  bu defa içselleştirilip özümsenmesi öğrenme ve farkındalık kazanmada en önemli husus.

Dolayısıyla bizim bireysel öz yeterliliğimizin kurulmuş ve bu öz yeterlilik kapasitemizin sürekli gelişimini sürdürebiliyor durumda olması ise kişisel beceriler açısından önemli anahtar noktalardan.

Peki, bu öz yeterlilik durumumuz nasıl oluşup güçlenerek devam edecek diye soracak olur isek. Öncelikle isminden de anlaşılacağı üzere bu konuda iş tamamen bizimle ve bizim yönelimlerimizi doğru yönetebilmemizle ilgili bir durum söz konusu.

Bu aşamada;
-Merak duyma.
-Seçici olma.
-İçselleştirme.
-Uygulama.
-Değerlendirme.

Gibi başlıklar ise, bilginin ve öğrenme yolculuğunun mihenk taşları olarak karşımıza çıkıyor.

Ham ip misali ham bilgi çabuk kopma durumu sergileyip bizi yanıltabilir. Ham ipin işlenmesi nasıl onun kullanım özelliklerinin vazgeçilmezi. Bilginin de aynı şekilde emekle yoğrulması halinde ancak kullanımını sağlıklı kılıyor.

Merak duyma: Hepimizin bildiği üzere Dünya Ekonomik Forum sayfasında deklare edildiği üzere 21 Y.Y. becerisi.

Bu becerinin benzini ve oksijeni ise şüphesiz soru sorma olarak karşımıza çıkıyor. 3200 meslektaşı içerisinde ABD nörofizyoloji alanında Ulusal Bilim Ödülü almaya layık görülen Vernon Benjamin Mountcastle’ya bu başarının nelerden kaynaklandığını sorarlar.

Cevap mı?    Prof. Mountcastle, kesin olarak bildiğimi söyleyemem, ama bir tahminim var, demiş ve ilave etmiş; annemden dolayı. Ben ilkokuldayken arkadaşlarımın anneleri çocuklarına, bugün öğretmenin sorusuna iyi bir cevap verdin mi, diye sorarlardı. Benim annem ise, Vernon, bugün öğretmene iyi bir soru sordun mu, derdi. Her gün bana, bugün öğretmene iyi bir soru sordun mu, diye sorardı. Ben iyi bir soru sormaya çok özen gösterdim. Annem benden bunu bekliyordu; iyi bir soru sormayı alışkanlık haline getirdim.

Yine  ‘’Sormaz ki bilsin, sorsa bilirdi… bilmez ki sorsun, bilse sorardı’’.(Sadi-i Şirazi) özlü sözü de soru sorma ve tabi merak duyma konusunun önemine işaret ediyor.

Seçici olma: İktisat Biliminde şu esaslar yer alır ki,
Tam bilgiye sahip olma.
Çoğu aza tercih etme.
Tercihler arasında tutarlı olma.
Seçici olma.

İçselleştirme(ÖZÜMSEME): İnsanların bilgi ve becerilerinin gelişme göstermesi ve değişmesi eğitim ve gelişimsel metotların izlenip uygulanmasıyla daha mümkün. Ancak İnsanların kişilik ve karakter yapılarıyla kökleşmiş tutum ve davranışların değişimi ve dönüşümü çok metodolojik taktik ve teknik eksenli mümkün olmayacak ne yazık ki.

Bu manada bireyin davranışının farkında olması analiz ve etkilerinin bilincine varıp tutum/davranışını değiştirmeyi seçmesi, buna niyet etmesiyle gerçekleşmesi muhtemel durum.

Özetle bireyin tutum ve davranış değişikliğini gerçekleştirmesi için öncelikle bu hususu özümseyip, içselleştirmesi, yani bir yasak veya kural olmasından ziyade bir gereklilik olduğunun bireyin öz iradesiyle kabul görmesi yani içselleştirmesi  gerekiyor.

Uygulama:  Eğitim olsun Öğretim veya Öğrenme olsun bu başlıklar hepimiz için yüksek değer ve öneme sahip olmakla; bu kazanımların uygulamaya dönüşmesi ise bu olguyu gerçek manada değeriyle buluşturup, taçlandıracak katma değer sağlayacak bu kazanımları parlatacaktır.

Aksi halde az bilgi sahibi olup bunu uygulamaya taşıyabilen çok bilgi sahibi olmakla hiç pratikte uygulamaya dönüştüremeyenden daha avantajlı duruma gelecektir.

Asıl önemli öğrenme de zaten bu farkındalık olacaktır.

Ayrıca  Arthur SCHOPENHAUER  Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine adlı eserinde şöyle demiş;

’Fazla yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder. Tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi.’’

Dolayısıyla öğrendiğimiz ve bildiğimiz, beceri sahibi olduğumuzu düşündüğümüz konuların hem işlerlik kazanması hem de  bir faydaya, katkıya, artı değere dönüşmesi  dolayısıyla uygulanması ancak bu kazanımların gerçek manadaki değerini oluşturacaktır.

Değerlendirme: Bilginin bireyin maksatlı yönelimiyle akıt olması yanında, bu olgunun bir döngüsünün bulunduğuna yazımızın girişinde değinmiştik.

Bu döngüyü tekrar hatırlayacak olur isek;
Bilgi,
Kavrama.
Uygulama.
Analiz.
Sentez.
Değerlendirme.

Netice olarak, bu döngüden süzülüp geçmeden ve döngüsünü tamamlamamış, ham veri durumundaki bilgilerin enformasyon olarak kullanılmayacağı aşikar.

Bu verilerin iyi seçimi, analizi, sentezlenmesi ve duruma ilişkin etkilerinin değerlendirilmesi, bir çıkarım elde edilmesi önemli. Tecrübe etmek de sınama sonrası durumun gözlemlenmesi değil mi?

Kendi öngörülerimiz ve süzgeçlerimizle yeni edindiğimiz bilgileri eşleştirip yeterince özen ve emekle işleyip dönüştürebildikçe eriştiklerimiz yeni bilgi kıymetinde.

Hem her gün yemek yiyerek yemek yapmak öğrenilemez değil mi? Öyle olsaydı aşçılara hiç ihtiyaç kalır mıydı?

Paylaşmak sevgidir, berekettir.

Kaynakça:
http://www dogancuceloglu net/yazilar/737/ailede-cocuga-yapilan-taniklik/ Erişim Tarihi:19.11.2017
SCHOPENHAUER, Arthur, Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine, Say Yayınları,2013
www.nedimileri.com

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Geliştirme Uzmanı www.nedimileri.com

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.