Daha Yeşil Bir Dünya İçin Seçilen Sektörler : Enerji

0

 

DAHA YEŞİL BİR DÜNYA İÇİN SEÇİLEN SEKTÖRLER : ENERJİ

Enerji
Endüstrileşme süreci sonrasında, fosil yakıt kullanımı hızla artmıştır. Tüm dünya ülkeleri fosil yakıt kaynaklarını hiç tükenmeyecekmiş gibi kullanmışlardır. Doğaya verilen zarar düşünülmeden kısa vadeli kalkınma amaçlanarak enerji kaynakları bilinçsizce kullanılmıştır. Fakat son yüzyıldaki gelişmeler fosil yakıtların hızla tükenmekte olduğunu göstermektedir ve bu insanları alternatif enerji kullanımına itmektedir. Böylece yenilenebilir enerjilerin önemi daha da artmıştır.
Enerji sektöründe işveren sayısı diğer sektörlere göre nispeten düşük olsa da, istihdama, ekonomiye ve gelir seviyesine katkısı oldukça büyüktür. Sera gazı salınımını ve kirliliği büyük ölçüde etkilemektedir. Düşük karbon salınımı yenilenebilir enerjilerin kullanımına bağlıdır. Enerji sektörünün bu pozitif etkileri kırsal kesimdeki fakirlik seviyesinin önüne geçilmek için oldukça önemlidir. Ayrıca Şekil 6’ya bakıldığında yenilenebilir enerjilerin çevresel boyutları daha iyi anlaşılmaktadır.
Şekil 1 : Enerji türlerinin çevresel etkilerinin karşılaştırılması

 

1

Yenilenebilir enerji sektöründeki büyümeler küçük ülkelerde istihdamda katkısı büyük olan kömür sektörü gibi fosil yakıt sektöründeki işlerin bu alana kaymasına neden oldu. Böylece enerji sektöründeki istihdam artmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde geleneksel odun, kömür, gübre, bitki artıkları gibi enerji kaynakları önemli rol oynamaktadır. Ama bu enerji kaynaklarının hava kirliliği, toprak erozyonu, karbon salınımının artması gibi çevresel ve sağlığa olumsuz etkileri mevcuttur.
Enerji üretimini yeşil hale getirmenin iki yöntemi vardır; bunlardan ilki enerji kullanımı daha etkin hale getirmektir. İkincisi ise fosil yakıtları yenilenebilir enerji kaynakları ile değiştirmektir. Öyle ki bazı analistler nükleer enerjinin fosil yakıtlara göre daha düşük karbon salınımı olduğunu savunmaktadırlar. Fakat en son Japonya da meydana gelen nükleer kaçak çözümlenemez problemleri de beraberinde getirmiştir. Nükleer enerji uzun vadeli problemleri beraberinde getirmektedir.
Yenilenebilir enerji hızla büyümektedir. Örneğin 2005 ve 2010 yılları arasında dünya genelinde güneş enerjisi ortalama yıllık yüzde 49 büyümüştür. Yenilenebilir enerji kaynaklarında istihdam seviyesinin ölçülmesinde kullanılan ölçüt iş gücünün verimliliğidir. İşgücünün verimliği açısından en verimli enerji güneş enerjisidir, ikincisi doğal gaz, üçüncüsü ise hidroelektrik santralleridir. Yenilenebilir enerjiler fosil enerjilere göre teknoloji kullanımı daha fazla olduğu için işgücünün verimliliği artmakta buda yeni işgücüne olan talebi azaltmaktadır.
Şekil 2: Yenilenebilir Enerjilerin iş gücünün verimliliği bakımından değerlendirilmesi (iş yılı/GWh)

2

 

Yenilenebilir enerjilerdeki artış, fosil yakıtların fiyat oynaklığını ve fiyat artışlarının düşürür. Mevcut kullanılan fosil yakıt temelli enerji sistemleri iklimsel değişimlerin ana nedenidir. Enerji sektörünün üçte ikisi havaya salınan sera gazı emisyonundan sorumludur. 2002 yılından 2009 yılına kadar yenilenebilir enerji sektörüne yapılan yatırımların yıllık büyüme oranı ortalama %33 seviyesindedir. Yenilenebilir enerji sektörüne yapılan yapılan yatırımlar küresel ekonomik krizden en az etkilenen sektördür. 2010 yılında temiz enerjiye yapılan yatırımlar 180 milyon $ dan daha fazladır. 2009 yılında 162, 2008 yılında ise 173 milyon $ dır (Şekil 3).
Şekil 3: Sürdürülebilir Enerjiye Yatırım 2004-2009 ( Milyon $)

3

 

Kentsel alanlarda istihdam yoğunluğu ve çalışma koşulları işgücü verimliliğini arttırmaktadır. Altyapı çalışmaları; yollar, demiryolları, su ve kanalizasyon sistemleri ve buna benzer diğer kolaylıklar yüksek kentsel yoğunluğun olduğu yerlerde kişi başına düşen maliyeti azaltmaktadır.

Güneş Enerjisi;

Güneş çekirdeğindeki hidrojen gazının helyuma dönüşmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz füzyon süreci sonucunda açığa çıkan ışıma enerjisi, güneş enerjisidir. Güneş dünyamız için temiz ve tükenmez bir enerji kaynağıdır. Güneş enerjisinden, şimdilik çoğunlukla güneş pilleri aracılığıyla faydalanılmaktadır, kısaca güneş enerjisi günümüzde güneş pilleri anlamına gelmektedir. Güneş pilleri konusundaki en önemli engel pillerin maliyetidir. Güneş enerjisinin maliyetinin pahalı olmasının yanında bir diğer engeli daha bulunmaktadır; enerji elde etmek amacıyla kurulacak olan güneş panellerine yetecek arazinin bulunması. Mesela ABD’nin tüm elektrik ihtiyacını karşılamak için kurulması gereken güneş panelleri için 26.000 kilometre karelik bir alan ihtiyaç vardır. Ayrıca Güneş enerjisinden üretilen elektriğin kapalı havalarda ve geceleri de kullanılabilmesi için depolanması problemi konusunda henüz teknolojik bir takım zorluklar bulunmaktadır. Türkiye güneş enerjisi potansiyeli bakımından birçok ülkeye göre oldukça şanslıdır. Ülkemizde güneş enerjisi, genelde sıcak su elde etme amacıyla kullanılmaktadır. Maalesef güneş enerjisi potansiyelimiz yeteri kadar değerlendirilmemektedir.

Hidrojen;

Kömür, biyokütle, doğal gaz ve suyun bulunduğu birçok maddeden elde edilebilinen, doğadaki en basit ve en fazla bulunan elementtir. Hidrojen gazı doğada serbest halde bulunmamaktadır. Bu nedenle, doğal bir enerji kaynağı değildir. Hidrojen gazının kullanılabilmesi için, öncelikle bu gazın açığa çıkarılması gerekmektedir. Hidrojen gazı, hem yenilenebilir enerji kaynaklarından hem de fosil yakıtlardan elde edilebilmektedir. Yani hidrojeni elde etmek amacıyla kullanılan yöntem, açığa çıkan enerjinin çevre dostu olup olmayacağını belirlemektedir. Bundan dolayı, hidrojen enerjisi kullanımı küresel ısınmayı tetikleyici etki de yapabilmektedir. Çevre kirliliğini önlemek amacıyla, güneş kaynaklı elektrik enerjisiyle elde edilen hidrojenin, mükemmele yakın bir çözüm olduğu düşünülmektedir.

Jeotermal Enerji;

Yer kabuğunun derinliklerindeki ısının yer altı sularını ısıtması sonucunda ısınan suyun yeryüzüne çıkmasıyla oluşan bir enerji türüdür. Bu enerjinin daha çok ısı enerjisi olarak kullanılması önerilmektedir. Bunun yanında sanayi için diğer enerji kaynaklarından çok daha ucuzdur. Jeotermal enerjinin kullanım tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Jeotermal enerjiden konutlarda ısıtma, kaplıcalarda, sera ısıtmacılığı ve elektrik üretiminde faydalanılmaktadır.

Rüzgar Enerjisi;

Yenilenebilir enerji kaynakları içerisinde en yaygın olan ve teknolojisi en hızlı gelişen rüzgar enerjisidir. Rüzgar temiz bir enerji kaynağıdır. Bugün dünyanın en önemli çevre sorunu havaküreye karbondioksit (CO2) salımı artışından ve sera etkisinden kaynaklanan küresel ısınmadır. Rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi; CO2 salımı yaratmayan, asit yağmurlarına ve atmosferik ısınmaya yol açmayan, fosil yakıt kullanımından tasarruf sağlayan, radyoaktif etkisi olmayan bir yöntemdir. Sürekli ve sonsuz bir enerji kaynağı olarak rüzgar; teknolojik gelişimi hızlı, döviz kazandırıcı özelliğe sahip, dışa bağımlılığı olmayan, türbinleri kısa sürede devreye alınabildiği gibi yine kısa sürede sökülebilen bir güç kaynağıdır (Koçaslan 2010:55). Avrupa yıllardır rüzgar enerjisinde dünyada öncü olmuştur.

Avrupa da 2007 yılında 154.000 olan rüzgar santrali sayısı 2010 yılında 253.000 olmuştur. Avrupada en fazla rüzgar gücüne sahip ülke Almanya olmakla birlikte onu ispanya ve İtalya takip etmiştir. İspanya’nın 620 bin nüfuslu Navarra bölgesi yerel elektrik üretiminde 1994 yılında sıfır iken 2009 yılında %46’ya çıkmıştır. Yerel Hükümetler ilk olarak bölgedeki kaynağı verimli hale getirmek için alt yapı çalışmalarını ve gerekli insan kaynağını bölgede yetiştirmelidir. İspanya hükümeti konuyla ilgili olarak 2001 yılında bölgede Ar&Ge ve çalışan eğitimlerini vermek için bölgede tesisler kurmuştur. Yatırımcılar bölgeye getirilmelidir. Bölgedeki işsizlik 1993 yılında %12.8 iken 2007 yılında %4.8’e gerilemiştir. Şekil 4’te görüldüğü gibi Özellikle Avrupa ve Amerika sahip olduğu rüzgar enerjisi potansiyelini mümkün olduğunca verimli bir şekilde değerlendirmeye çalışmaktadır.
Şekil 4: 2010 yılı Dünya teknik rüzgar enerjisi potansiyelinin dağılımı

4

 

Benzer şekilde Bangladeş’in nüfusunun yarısı yaklaşık 85 milyon insan elektrik sisteminden yoksundur. Hükümet bu doğrultuda 2010 yılında verdiği kararla ülkenin doğal kaynağı olan güneş ışığından faydalanma kararı vermiştir. 2003 yılından bu yana güneş enerjisinden faydalanan hane sayısı 2011 itibariyle 1.2 milyon olmuştur. Hedef 2014 yılında 2 milyon haneye ulaşmaktır. Güneş ışık kaynağı ülkede kullanılan gaz lambası ve çeşitli bataryalı ışık kaynaklarında daha verimli çalışmaktadır. Bu sektör Bangladeş’te birçoğu bayan işçi olan 60.000 kişiye istihdam sağlamıştır. İstihdam sayısı 2015’te 100.000 çıkarılmak istenmektedir.

 

 

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.