Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

Değişimi Yönetmeden Süreçleri Yönetebilir miyiz?

0

İşletme veya kuruluşlar için yakın dönemde çok değişik ve özellikle yenilikçi organizasyonel yapı tasarımı yaklaşımlarının, yönetim sistematiklerinin konuşulduğunu günümüz iş platformlarında bu konunun sürekli şekilde tartışmaya açıldığını biliyoruz.

Bununla beraber artık konvansiyonel yapıda örülmüş yönetim anlayışları yerine daha farklı, daha bilinçli ve dinamik organizasyon anlayışının içinde bulunduğumuz bilgi çağının tercihi olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla rekabetin yüksek olduğu bu dönemde sürdürülebilir bir sistem yapısına sahip olmak artık birinci öncelik.
Diğer taraftan mal veya hizmet sunumu bakımından da hitap edilen müşterilerin beklentilerinin iyi, doğru analiz edilmesi ise, ikinci önemli husus olarak karşımıza çıkıyor.

Peki, bu tespitlerden hareketle işletmelerin işleyişinde üçüncü sıradaki çok önemli durum nedir? Dediğimizde de cevap olarak kuşkusuz; işletmelerin mevcut gelişmeler ışığında kendilerini, organizasyonel yapılarını sürekli yenilemeleri ve değişimi çok iyi yönetmeleri şeklinde belirecektir.

Ayrıca işletmenin mal ve hizmet üretimi itibariyle sektörel alanda hitap edeceği İnsanların çeşitli ihtiyaçlarına karşılamaya dönük ekonomik, teknik veya sosyal bir girişim olarak varlığını koruyup, gelişerek sürdürebilmesi, çetin rekabet koşullarına başarılı tepkiler verebilmesi bakımından,  kullanılacak mali imkan ve diğer kaynaklar(İnsan Kaynakları ve elbette yetenekli iş gören kapasitesi)ı bünyesinde bulundurma durumu gibi faktörlerin tesirini de doğru okuyabilmesi yine kritik eşik değerinde.

Burada karşımıza çıkan durumda tam olarak, çok yönlü bir etkileşim yönetiminin söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.
Temel yönetim bileşenlerine gelince,
1. Planlama,
2. Organizasyon kurma,
3. Yönetme ve yönderlik,
4. Koordinasyon oluşturma,
5. Rehberliği de kapsayan bir kontrol.

Şeklindeki bir bileşen kümesi ile karşılaşıyor olacağız. Bu konuya değinmişken yazılarımı okuyanlar biliyor ki; artık bu sıralamaya bir yeni alan daha eklenmeli diyorum. O alan ne mi? Değişim Yönetimi diyorum naçizane.
Değişim Yönetiminin başarıyla sergilenmesi bakımından ise;
Değişimin kabullenmesi birinci en önemli adım olmakla beraber,
Değişimin tüm sorumluluğunun üstlenilmesi,
Tüm organizasyonun bu değişimi benimsemesi için planlı şekilde ve uygun araçlarla içten dışa aşağıdan yukarı bu sürecin işletilmesi için gerekli rehberlik ve öncülüğün sağlanması.
Sabırlı ve bütün bir iyimserlik sergilenmesi,
Değişim için gerekli öğrenme imkanlarının temin edilmesi,
Birim ölçeğinde de olsa aşılan mesafenin organizasyonun diğer bölümlerine aktarılması yönünde gönüllülük.
Hedeflenen yönde meydana gelmeye başlayan gelişmelerin (minimum ölçekte de olsa ) mutlaka teşvik unsurlar ile desteklenmesi,
Oluşabilecek hataların tol ere edilmesi,
Ölçütler konup uygulamaların seyrinin izlenmesi.
Bu kadarı ile özetleyebileceğimiz bu değişim yönetimi becerilerinin azim ve kararlılıkla sergilenmesi bu sürecin olmazsa olmazı diyebiliriz.

Hepsinden öte işletmelerin her kademe yöneticilerinin de birer rol model olarak, değişimin gelişim için gerekli olduğuna ilişkin tereddütsüz bir duruş sergilemeleri ve değişimin benimsendiği alanda ise; kendi yönelimlerimizin mutlak uyumluluğunun yine Değişim Yönetimi için çarpan etkisi yüksek parametreler olacağı asla göz ardı edilmemelidir

Diğer bir deyişle işletmeler dış çevre faktörlerini takip edip uyumu yakalamak ve sürdürmek için ilk önce kendisine yabancı ve uzak olmayacak. Dışardan kendisine bakmayı da çok iyi bilecek. Böylelikle içten dışarıya, aşağıdan yukarıya ve ileriye doğru bir yönelim kazanacak.

Şimdi bu konuyu biraz daha anlaşılır kılmak için şu soruları sormalıyız.
1.Bir kuruluşun içinde birkaç ünitenin standartları yakalaması veya aşması, tüm işletmenin gerçek manadaki başarısı için yeterli midir?
2.Oluşan çabalar, entegre durumda mı?
3.Çalışmaların yönü doğru istikamet ve hedef üzerine mi?
4.İyileştirme yapılabilecek alanları sürekli tarayıp, iş geliştirme sağlıyor muyuz?
5.Organizasyonun işleyişinde birimler arası korelasyon ne düzeyde etkin?
6.Birim ve üniteler arasında yeterli ölçüde sinerji sağlanabiliyor mu?
7.Birim Yöneticilerinin kavramsal, karar alma ve beşeri yetkinliklerinin kesişme noktası değerinde bulunan, bütünsellik anlayışı becerileri yeterli derecelerde mi?
8.Oluşan aksamaların nedenleri benimsenen strateji den mi, mi yoksa uygulama yetersizliği veya aksamaları eksenli mi?
9.Projeler rafta kalıyor mu, niçin?
10.Organizasyonun eşgüdüm karnesi nasıl?

Gibi sorulara ne ölçüde cevap verebildiğimiz ve tabi ki, iyi ve tutarlı cevaplar verebiliyor olmamız, işletmelerde değişim yönetimini yönetebilmemiz açısından önemli ölçüde belirleyici  diyebiliriz.
Netice olarak, organizasyonların misyonlarını ve vizyonlarını gerçekleştirebilmeleri açısından; öncelikle genel ve yakın çevre dinamiklerini iyi izleyip bu gelişmelere uyum sağlayacak önlemleri sürekli şekilde, özenle devreye almaları, öte yandan kendi yapısına da asla uzak ve yabancı kalmamaları günümüzde şimdiye değin hiç olmadığı kadar önem taşıyor.
Paylaşmak sevgidir, berekettir.

İnsan Kaynakları Yönetimi ve Kariyer Geliştirme Uzmanı www.nedimileri.com

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.