Dünya Ekonomisi ile Farklı bir Eklemlenme Denemesi 1946-1953

0

1946 yılı Türkiye Cumhuriyeti’nde iktisadi ve siyasi bakımlardan bir dönüm noktası niteliğini taşımıştır. Siyasi bakımdan tek partili rejimden çok partili parlamenter rejime geçişin başlangıcı olmuştur. Halk artık siyasi ve ekonomik kararlarda etkin hale getirilmiştir.

Bu yılda yaşanan bir diğer siyasi gelişme solcu partiler ve sendikaların görevlerine son verilmiş ve sosyalist eylemler siyasetin dışında bırakılmıştır. Aynı zamanda ticarete kapalı olan dış ticaret, korumacı, dış dengeye dayanan ve içe dönük politikalar yavaş yavaş gevşetilerek yeni iktisadi politikalar geliştirilmiştir.

Bunlar genel olarak ithalatta serbestleşme yapılmış, dış açıklar kronikleşmeye başlamış ve yabancı sermaye ağırlıklı uygulamalar artış göstermiştir. Bu dönemde serbestleşme temelli dış ticaret politikaları egemen olmuştur ve uygulamaya konulmuştur.

1946-1953 döneminin ortalarında DP’nin iktidarlığı iktisat politikaları üzerinde etkili olmuştur. 1946 iktisat planında, tüm sektörlerin ve özellikle sanayi sektörünün gelişmesinden kaynaklanan yaygın ve dengeli bir kalkınma süreci savunulmuştur. 1947’de Türkiye Kalkınma Planı ile devletçi ve beraberinde korumacı bir sanayileşme anlayışı ortadan kaldırılmıştır.

1946’daki devalüasyonla birlikte dış ticaretteki korumacılık serbestleştirilmiştir. Sonuç olarak Türkiye, IMF, Dünya Bankası ve Avrupa İktisadi işbirliği Örgütüne 1947’de katılmış ve NATO’ya da 1952 de eklenmiştir.

Kısacası 1946 -1453 yılları hızlı bir ekonomik gelişme sürecini yansıtmıştır. Bu yıllar özellikle tarımsal genişlemenin görüldüğü yıllar olmuştur. Tarımın büyüme hızı %13,2 ye ulaşmıştır. Bu yıllarda tüm sosyal grupların milli gelirlerinin arttığı, yaşam şartlarının iyiye doğru gittiği yıllar olmuştur. Aynı zamanda, mülk gelirleri ve ticari sermayenin milli gelir içerisindeki payı yükselmiştir

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.