Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

Ekim 2017 Enflasyonu ve Gelecek Dönem TÜFE Risk Oranı Üzerine

0

Ekonomik birimleri tarafından uzun zamandan beri söylenen “Baz etkisiyle düşecek” sözleri dün açıklanan (03.11.2017) Ekim 2017 enflasyon rakamı ile adeta yalanlanmış oldu. Yüzde 11.82 seviyesi yani kısaca yüzde 12 seviyelerinde oluşan bu enflasyon rakamı adeta 2018 yılı için tehlike çanlarının çalınması anlamına geliyor. Şimdi de rakamın bu seviyelere çıkması akıllara şu soruyu getiriyor: “Acaba enflasyon oranı gelecek yılda yüzde 15 seviyesine ulaşabilir mi?”. Ekim ayı Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) ile birlikte ölçülen enflasyon yüzde 2.08, gıda ve enerji harici fiyatlar yani çekirdek enflasyon da yüzde 2.37 seviyelerinde artış gösterdi. Bununla birlikte çekirdek enflasyon verilerinin en yüksek Ekim ayı artışı da gerçekleşmiş oldu. Bunun anlamına gelecek olursak enflasyon seviyesinin belirlenmesi açısından, içinde “petrol fiyatı arttı” ya da “gıda fiyatı arttı” gibi ibareler olmayan çekirdek enflasyon seviyesi son 9 yılın en yüksek seviyesi olarak ölçüldü. Enerji ve gıda fiyatları girse ve gerçek rakamlar alınsa olabilecek seviyeyi tahmin etmek çok da güç değil.

Ekim ayında TÜİK tarafından ölçülen 414 kalem mal ve hizmetin yaklaşık 298 kaleminde fiyat artışı gerçekleşti. Yani yüzde oranına vurursak bu zam yüzde 72’ye tekabül ediyor. Bu 72’lik oran Ocak 2003’ten başlayarak tüm zamanların rekoru kabul ediliyor ki enflasyon oranının en yüksek olduğu 1990’larda dahi bu oran görülmemiş idi. Aynı tablo, TÜFE alt gruplarında da mevcut. 91 alt tüketim grubunun 64’ünde yıllık artış yüzde 10 üzerinde görülüyor. Bu da diğer bir rekor. Bu demek ki TÜFE alt gruplarının yüzde 70’lik bir kesimi, yüzde 10 ve üzerinde bir artış yaşamış. Çekirdek enflasyonun son 3 aylık değişimine bakacak olursak yüzde 13.5’lik bir viraja doğru girmek üzereyiz. Gelecek aylarda eğer ki Merkez Bankası bir müdahalede bulunmazsa enflasyon, istenmeyen seviyelere gelebilir.

Nisan ayında artan imalat sanayi ve ara malı fiyatlarındaki artışlar Haziran ayında dip noktayı gördükten sonra yeniden yükselişe geçmişti. Fakat düştüğü ayda bile yıllık yüzde 18-20 seviyelerinde korunmuştu. Ekim ayında yüzde 1.7 imalat sanayi ve yüzde 2.2 ara malı fiyat artışıyla yüzde 18.9 ve yüzde 24.3’lük yıllık artış oranına ulaşıldı.

Ekim 2004’ten beri yıllık 20.69’luk seviyeye, bu dönem kadar ulaşılmadı. Üretici Fiyatları Endeksi (ÜFE)’nin ana unsuru olan imalat fiyat artışı ise bu yılın ekim ayı seviyesine yani yüzde 18.86’ya kadar ulaşmamıştı. Üretim maliyetlerinde yaşanan bu artış sırasıyla tüketici ve hane halkına yansıyacak.

Döviz kurunda Eylül başından itibaren yaşanan yüzde 10’luk artış, enflasyonun yükselmesinde etkili. Merkez Bankası’nın geçtiğimiz çarşamba (25.10.2017) yaptığı enflasyon tahmininde orta nokta yüzde 9.8, tavan ise yüzde 10.3 olarak güncellenmişti. Kasım ve Aralık aylarında fiyat artış toplamında yüzde 0.7’lik bir artış olması halinde Merkez Bankası yüzde 10.3’lük yıl sonu üst tavan tahminini tutturabilir. Ama gözüken durumda enflasyon, para politikasının çok da sıkı tutulmadığını gösteriyor.

 

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.