‘Ekonomi’ Sözcüğünün Kısa Tarihçesi*

0

İktisatçıların pek çok kavram ve konuda anlaşamadığı bilinmektedir. Temel kavramlar üzerinde bir anlaşma sağlanmış olsa bile pratik bir örnek üzerinden değerlendirme yapılacağı zaman çok farklı sonuçların çıktığı görülmektedir.

Üzerinde anlaşılamayan bir kavram da ekonomi sözcüğüdür. Bu sözcüğün tarihsel olarak farklı okullara mensup iktisatçılar tarafından farklı amaçlarla kullanıldığı bilinmektedir. Aşağıda bu sözcüğün tarihine bir yolculuk yapılmaktadır.

Eski Yunan filozoflarından Aristo oikonomia sözcüğünü bir hane ve kentin yönetimini inceleyen disiplin şeklinde tanımlamıştır. Bu tanımda iki tür ilişki vardır. Birincisi özgür köle sahiplerinin birbirleriyle kurduğu ilişkidir, diğeri ise hanelerindeki kölelerde kurdukları ilişkidir. Bu ilişkinin zayıfladığı feodal dönemde veya Osmanlı ve diğer Asya toplumlarında kavramın kullanılmadığı görülür.

Daha sonra 17. yy. kıta Avrupası’nda ticaret burjuvazisinin geliştiği dönemde ekonomi sözcüğüne rastlanılıyor. Bu dönemde kral-tüccar ittifakının feodal imtiyazlara karşı yürüttükleri mücadelede devletin iç ticaretin önündeki engelleri kaldırması için müdahalede bulunması amacıyla ekonomi-politik şeklinde bir kullanım söz konusudur.

18. yy. sonları ve 19. yy. başlarında sanayi burjuvazisinin geliştiği dönemde ise sanayi burjuvalarının devlete karşı açtıkları kampanyada ekonomi-politik sözcüğüne rastlıyoruz. İlginçtir 17. yy. da devletin müdahale etmesinde araçsallaştırılan ekonomi-politik kavramı 19. yy. başlarına doğru devlet müdahalelerine karşı olunmasında kullanılmıştır.

19 yy. sonlarında ise devletin ekonomik hayattaki rolü azaldığında politik sözcüğünün kullanılmadığı ve ekonomi sözcüğünün kullanıldığı görülür. Bu dönemde ekonomi özgür kapitalistlerin birbirleriyle ve işçileriyle kurdukları ilişki anlamında kullanılmıştır. Bir anlamda Aristo zamanına dönüş olmuştur.

20. yy. da ise Marks’ın takipçileri ekonomi-politiği merkantilistlerin kullandığı anlamda kullanmaya başlamışlardır. Oysa Marks ekonomi-politiği herhangi bir düşünce okulunu kastederek değil ekonomi-politiğin eleştirisi anlamında kullanmıştır. Böylece Marks’ın takipçilerinin Marks’ı iyi takip etmedikleri anlaşılmış olmaktadır.

*Bu yazıda Asaf Savaş Akat’ın “İktisadi Analiz” kitabının ‘İktisatçılar ve İktisatları’ bölümünden yararlanılmıştır.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.