Ekonomide Paradigma Değişimi; Blockchain ve Bitcoin

0

Bir sabah uyandığınızda;

Ülkenizde ki tüm bankaların kapandığını, paranızı ve/veya değerli varlıklarınızı çekemediğinizi düşünün.

Hiçbir resmi otorite veya banka açılış için kesin bir tarih veremiyor ve varlıklarınızı bir daha çekip-çekemeyeceğiniz dahi meçhul…

İçinde bulunduğunuz sisteme olan güveniniz bundan nasıl etkilenirdi? Böyle bir haksızlık karşısında tepkiniz nasıl olurdu?
 Yunanistan’ın 2008’de başlayan bankacılık krizi veya diğer adıyla finansal kriziyle başlayan bir sürecin parçasıydı bu sorunlar.

2008 global krizi ile birlikte sadece Yunanistan’da değil, tüm Dünya’da içinde bulundukları ekonomik ve politik sisteme karşı bir güvensizlik başladı.

Ve bu güvensizlik; isyan ve başkaldırıyla şekillenen kaotik bir kamuoyuna dönüştü.

Bu tarz bir konjonktür belki bir 1789 tiyatrosu değildi, fakat yepyeni bir sisteme gebe olmuştu;

Temelleri 20. yüzyılda atılmaya başlanan “Blockchain” teknolojisi, 31 Aralık 2008 tarihinde “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System” adlı 9 sayfalık bir çalışma..

Satoshi Nakamoto tarafından Dünyaya açılmış oldu.

Bundan tam 3 gün sonra, tarihteki ilk blok “Genesis Bloğu” çıkarılmıştı.

Bu çalışmanın yayınlanış tarihi ve ilk bitcoin madenciliğinin 2009 yılına denk gelmiş olması, tahmin edilebileceği üzere bir tesadüf değil. Bitcoin ihtiyaçlara binaen oluşmuştu.

Güvenlik, Gizlilik, Hız ve Ücretsiz Transfer İmkanı.

Blockchain

Günümüz finansal kurumlarının, sunmakta yetersiz kaldıkları bu ihtiyaçlar gözetilerek geliştirilen teknolojiye “Blockchain” adı veriliyor.

Bitcoinin ve diğer yüzlerce altcoinin sırtını dayadığı bu teknoloji, makaleye de adını veren “Peer-to-Peer” modellemesine dayanır.

Peer-to-Peer, yani kullanıcıdan kullanıcıya veri aktarımı anlamına gelen bu sistem, herhangi bir merkezi otoriteye veya sunucuya gerek duymadan, sistemi oluşturan kullanıcıların kendi aralarında veri aktarımı yapmasına -Blockchain’de ise para aktarımı yapmasına- olanak veren bir sistem.

Bu sistemin kullanımına verilebilecek en bilindik örnek “Torrent Veri Aktarımı Sistemi” dir.

Blockchain de aynı Torrent veri aktarımı sisteminin işlediği gibi, kullanıcılar arasında herhangi bir merkezi otorite sayılabilecek bir yapılanmaya gerek duymadan güvenli, gizli, hızlı ve ücretsiz veri aktarımı felsefesini hedefleyerek geliştirilen bir teknoloji..

Kabaca modelleyecek olursak eğer;

Blockchain üzerinde sanal cüzdan sahibi olan her kullanıcı arasında “sanal bloklardan oluşan, sanal zincirler” oluşuyor.

Yapılan tüm transfer işlemleri “Hash Fonksiyonu” adı verilen matematiksel bir algoritma ile şifrelenerek bu bloklara kaydediliyor ve madenciler tarafından çıkarılan her blok ile birlikte bu zincir genişliyor.

Ve bu zincirler de, Blockchaini oluşturuyor.

Yani aslında bu bloklarda depolanan tek şey, “A kişisi B kişisine 16.12.2017/19.30 tarihinde 0,3 BTC gönderdi” şeklinde oluşturulan transfer işlem detaylarıdır.

Bu transfer işlemi ile birlikte A kişisinin sanal cüzdanından 0.3 BTC düşülür ve B kişisinin sanal cüzdanına 0.3 BTC eklenir. Blockchain de depolanan tek şey bu işlem kayıtlarıdır.

Blockchain teknolojisinin ekonomide ve teknolojide devrimsel nitelikte görülmesinin en büyük nedenlerinden biri;

Aracı kurumları ortadan kaldırarak, hızlı ve güvenli para transferleri sağlamasıdır. Telefonunuza yüklediğiniz sanal cüzdanınız ile Dünya’nın neresinde olursanız olun, cüzdanınızda bulunan kripto paranıza erişiminiz olacaktır.

Blockchain teknolojisinin devrimselliği de bu noktalarda yatıyor. Aracı kurumların, bankaların veya devletlerin takip edemedikleri veya üzerinde yaptırımda bulunmadıkları bir kripto paranın dolaşımda olması, bilinen iktisat teorisinin tamamıyla değişmesi anlamına gelmektedir…

Çünkü devletlerin, bankaların ve aracı kurumların bilinen anlamda bir tasarruflarının bulunmaması; hükümetleri ve merkez bankalarını, politika yapıcıları konumundan çıkarır.

Bu yönden Ekonomi bilimi, baştan sona bir paradigma değişimi ile karşı karşıyadır. Bu değişim bilinen tüm makro-ekonomik yapıyı ve iktisat politikasını değiştirecek potansiyele sahip.

Sanal paraların yükselişi eğer bu hızla devam ederse, bu değişimin gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Devletler bu büyüklükte bir değişimden kendilerini sadece kısmen koruyabilirler. Bu korumanın anahtarı ise Estonya hükümetinin yaptığı ve FED’in de üzerinde harekete geçmeye planladığı üzere, kendi kripto paranı çıkarmakta yatıyor.

Blockchain teknolojisinin ilk para birimi olan Bitcoin ise, bu geleceğin para birimi olmaya en yakın gözüken kripto para. Bir çok tecrübeli ekonomist tarafından balon ve saadet zinciri olarak gösterilip, lale çılgınlığı ile eş tutulmaktadır. Peki bu analizler ne derece doğrudur?

Bitcoin

Getirilen Eleştiriler

Buraya kadar, Bitcoinin 2009 yılında geliştirilen ve Blockchain teknolojisini kullanan ilk elektronik para birimi olduğunu biliyoruz.

İlk elektronik para birimi olması bakımından en güven duyulan ve en yüksek oranda kendini katlayan para birimi.

Peki gerçekten Bitcoin, balon, Ponzi düzeni veya saadet zinciri olarak tanımlanabilir mi? Lâle çılgınlığı ile eş tutulabilir mi? Bu soruların cevaplarını vermeden önce bu kavramlara bakalım;

Finansal Balon “Sanal değerle reel değer arasındaki farkın sanal olanı lehine giderek büyümesine balon ya da köpük deniyor.”¹ 

Saadet Zinciri “Sadece piramidin en üstündekilerin çok para kazandığı ve satılan bir ürün veya hizmetin görünürde olmadığı bu sistemde her bir kişi altındakinden para kazanıp üstündeki para kazandırır. Piramit sadece bu görünürde olmayan ürün veya hizmetin satın alınması konusunda ikna edilen kişiler tarafından alınması ile beslenir.”²

Ponzi Düzeni “Bir çeşit saadet zinciridir. Yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir dolandırıcılık yöntemidir.”³

Lâle Çılgınlığı “Hollanda’nın Altın Çağı’nda lâle soğanlarının fiyatlarının aniden aşırı derecede yükselip, çöküşe geçtiği döneme verilen isim”⁴

“Bitcoin kaldıraç etkisiyle işlem görmez, satın alınması tam finansmanla olur, bu sebeple balon değildir. Bitcoin’in sahibi yoktur, fiyatı tamamen piyasa koşullarında belirlenir, fiyatındaki oynaklık sebebiyle kâr veya zarar edilmesi önceden tahmin edilemez. Bu sebeplerle, bir tür saadet zinciri de (Ponzi Scheme) değildir [35].”

(SPK Bitcoin Para Araştırma Raporu, Sayfa 62; 11.3 Bitcoin Balon mudur Veya Bir Tür Saadet Zinciri midir ?⁵)

Bitcoinin gerçek değerini bilmeden, sanal ve reel değer ayrımı yapılamaz.

Reel değeri 1 dolar da olabilir, 1 milyon dolar da olabilir. Öncelikle bu değerin şu anda net olarak bilinmediği ve bilinemeyeceği anlaşılmalıdır.

Bu yüzden her zaman için “balon” yapıda olma tehlikesi de bulunur. Bu balonun patlaması da kullanıcıların -eğer varsa- gerçeği fark edip, alternatif bir kripto para birimine geçiş yapmalarıyla gerçekleşir.

Bir para biriminin değeri ise, paranın kişiye sağladığı yararlar ile ilgilidir.

Bu yararlar; para biriminin arkasında ki devletin gücü ve ona duyulan güven, uluslararası arenada ki tanınabilirliği ve likiditesi olarak sıralanabilir. Bitcoinin ise arkasında herhangi bir otorite bulunmadığı için, bu zincirde ki güven kullandığı sistemin teknolojisinin yanında, çalışma mantığından ileri gelmektedir. Yani, kullanıcıdan kullanıcıya.

Kullanıcılar bitcoini kullandıkları ve birbirlerinin kullanacaklarına güven duydukları sürece bu alım süreci de devam edecektir. Lakin kullanıcıların bitcoini satın almaları ve bu para birimini ellerinde bulundurmaları sırf güvenle de sınırlı değil.

Aksi takdirde, Bitcoinin 17. Yüzyılda Hollanda’da yaşanan lâle çılgınlığından bir farkı kalmazdı.

Lâle balonundan farkı; dayandığı teknolojisi…

Vadettiği geleceğin ve kullanıcılarına sağladığı avantajların temelinde de bitcoin teknolojisi bulunuyor.

Teknolojisi;

Her ne kadar kaynak sağlayan aracı kurum işlemlerinde yeterli gizlilik sağlanamasa bile, bir üst otoriteye ihtiyaç duyulmadan mükemmel bir gizlilik ve esneklik ile kullanıcılar arası transfer sürecinin gerçekleşmesi, şüphesiz ki Bitcoin teknolojisinin neden “devrimsel” nitelikte olduğunun bir kanıtıdır.

Böyle bir teknolojiye sahip sanal bir para biriminin ve birimlerinin, dahası kullandıkları sistem ile bilinen iktisat teorilerini değiştirmesi beklenen bir para sisteminin, bir çiçekle kıyaslanması ne derece mantıklı-akılcı olur, tartışılır.

Dayandığı Felsefe

Bitcoinin ortaya çıkışının 2009 yılı olması da tesadüf değil. Ortaya çıkma sebebi ve sahip olduğu idealler, 2008 küresel krizi ve öncesine göz atılarak anlaşılabilir.

Sisteme ve finansal kurumlara duyulan bir güvensizlik ortamında ortaya çıkan bitcoin 5 ideale sahipti;

  1. Güvenli Kullanım ve Transfer İmkanı
  2. Gizlilik
  3. Hızlı Transfer
  4. Ücretsiz Transfer
  5. Ortak Para Birimi

Peki gerçekten Bitcoin bu idealleri sağlıyor mu?

Güvenli Kullanım ve Transfer İmkanı

Günümüz finansal kurumlarına kıyasla;

İstediğiniz zaman paranızı çekmenize izin verip, herhangi bir şekilde soyulma veya sistemin “hacklenme” tehlikesinin bulunmaması ve kişiye özel anahtarlar ile sadece o anahtarın uyumlu olduğu bloğun açılabilmesi, bu para birimine olan güveni arttıran unsurlardır.

Bu zincir üzerindeki işlemler şifrelenmiş ve yapılan transferler anonim şekilde tamamlanmış olduğundan, yüksek bir güvenlik ve gizlilik imkânı sunar.

Kullanımı ve transferinin yanında, günümüz banknotlarında olduğu gibi sahtesinin yapılmasının da imkansıza yakın olması, duyulan güveni arttırmaktadır.

Tüm bunları göz önüne aldığımız da evet, belirli bir derecede güvenli bir kullanım ve transfer imkanı sunuyor diyebiliriz.

Gizlilik

Gizlilik, Blockchain teknolojisinin getirdiği bir gereklilik olmasına karşın her kripto para birimi aynı gizlilik seviyesine sahip değildir. Yeni üretilen ve daha çok gizlilik odaklı geliştirilen kripto paralar da bulunmaktadır.

Bitcoinin hali hazırda kullandığı şifreleme algoritması olan “Hash Fonksiyonu” ; uçtan uca şifreleme ile Bitcoin ile yapılan transferlerin Blockchainde yüksek bir gizlilik ile tutulmasını sağlamaktadır.

Lakin, günümüzde Bitcoin alım ve satım işlemlerini sağlayan aracı kurumların kullanıcılarından kimlik doğrulaması istediği göz önüne alınır, ve bu kurumların da devletler tarafından kontrol edildiği düşünülürse, kullanıcıların hesap bilgilerinin yeterli gizliliğe sahip olmadığı anlaşılacaktır.

Hızlı Transfer

Bitcoin maalesef şu anda bu idealini tam anlamıyla gerçekleştiremedi.

Her transfer işlemi sonrasında 3 adımlı doğrulama protokolü bulunur ve bunların tamamlanma süreleri ise 30 dk. ile 1 saat arasında değişir.

Yani aynı ülke içinde yapılacak bir transfer işleminde, Havale veya EFT gönderimi ile arasında pek bir fark bulunmayacaktır. Fakat ülkeler arası bir işlem yapıldığı takdirde, hızlı transfer avantajından yararlanılabilir.

Bunun yanında, günümüzde Bitcoin spekülasyon amaçlı da kullanıldığından dolayı, işin içine aracı kurumlar da girmekte ve kurumların altyapı yetersizliklerinden dolayı bazen tek bir işlem için kullanıcılar 1-2 gün beklemek zorunda kalır.

Bir çok aracı kurumun bu yetersizlikleri, transfer işlemleri esnasında kullanıcıların bitcoin kayıpları ile karşılaşmasına kadar gidebilmektedir.

Ücretsiz Transfer

Gerçekleştirmeye en uzak olduğu ideali, ücretsiz transfer imkânıdır.

Bitcoin alımı büyük oranda aracı kurumlar vasıtasıyla gerçekleştiği için, bu kurumlar zaman zaman çok fahiş fiyatlardan komisyon talep etmektedirler.

Talep edilen komisyon da yine Bitcoin cinsinden olduğu için çoğu zaman bu miktar tek bir işlem için 20-100 dolar arasında değişir.

Bununla beraber hâlâ 0 komisyon sisteminde çalışan bir çok fiziki bitcoin marketleri de mevcut.

Ülkemizde henüz örnekleri görülmese de, orta Avrupa ve özelliklede Amerika’da bazı bölgelerde bulunmaktadır.

Ortak Para Birimi

Bu düşüncenin gerçekleşmesinin önünde 3 büyük engel yatıyor;

Bitcoine alternatif daha yüksek teknolojiye ve gizliliğe sahip altcoinler, bir birimi çok yüksek değerlere sahip olduğu için, gündelik harcamalarda oluşabilecek hesaplama zorluğu ve içinde bulunduğu sürekli değer artışı trendi.

2009’dan bu yana zaman zaman büyük çapta düşüşler yaşansa da, Bitcoin hep trend çizgisi yükselen bir kripto para oldu.

Bu yüzden “ortak değişim aracı” özelliğini yitirerek sadece spekülatif amaçla kullanılmaya başlandı.

Sürekli olarak değer kazanan bir birimini, hiç kimse pizza almak için kullanmayacağı için, şimdilik spekülatif amaç ile talep görmektedir. Her ne zaman bir düzenlemeyle volâtilitesi dinginleşir ve birim fiyatı daha makul seviyelere çekilir, o zaman bu hedefine yaklaşmış olur.

Görüldüğü üzere bu ideallerinin bir kısmını yerine getirirken, bazılarını ise henüz sağlayamamaktadır. Bu yönden Bitcoin için, henüz tam performansına ve felsefesine ulaşabildiğini söyleyemesek de, artısı ve eksisiyle günümüz kripto para birimlerinin babası konumundadır.

Ortaya çıkma felsefesi, dayandığı teknolojisi ve idealleri göz önüne alındığında;

Bitcoin olmasa dahi Blockchain teknolojisi ve bu teknolojiyi kullanacak ve Bitcoin nin ideallerini devralacak en gelişmiş kripto paranın; tüm bu veriler ışığında geleceğin ekonomik ve teknolojik yapısını tanımlayacakları kuvvetle muhtemeldir.

Kaynaklar
¹ Mahfi Eğilmez, Ekonomide Balon Nedir?, Kendime Yazılar, 11 Ağustos 2013
²Wikipedia .org – Saadet Zinciri
³ Wikipedia .org – Ponzi Oyunu
⁴Wikipedia .org – Lale Çılgınlığı
⁵ Dr. Abdurrahman ÇARKACIOĞLU, SPK Bitcoin Para Araştırma Raporu, Sayfa 62; 11.3 Bitcoin Balon mudur Veya Bir Tür Saadet Zinciri midir ?, Aralık 2016

İktisat, Sosyoloji, Etik, Felsefe ve Blockchain ekonomisi ile ilgileniyorum.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.