Ekonomik Büyüme ve Tasarruflar

0

Ekonominin en önemli aktörlerinden birisi şüphesiz tasarruflardır. Tasarruflar literatürde gelirin harcamayan kısmı olarak bilinmektedir. Ekonomik büyüme açısından tasarruflar ise büyümeye olumlu bir katkı sağlamaktadır. Büyüme ise en basit anlamıyla ülkenin mal ve hizmet üretebilme kapasitesindeki genişleme şeklinde tanımlanır (Berber, 2004, s.3).
Bu durumda büyüme daha fazla üretim artışı anlamına geldiğinden üretim kapasitesindeki artışa paralel olarak ulusal gelirin artması demektir. Bu çerçevede ekonomik büyüme reel gayri safi yurtiçi hasıladaki artışı ifade eder (Parasız, 2003, s.10).
Reel hasıladaki artışlar ancak uzun dönemde üretim ölçeğinin veya potansiyelinin genişlemesi veya daha üretken kullanılması ile ortaya çıkabilmektedir (Kibritçioğlu,1988, s.208).

Büyüme ve tasarruflar arasında doğrudan doğruya güçlü bir ilişkinin olduğunu söyleyebiliriz.
Tasarrufların ülkelere göre gelirden ayrılan payına baktığımız zaman gelişmiş olan ülkelerin gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelere göre daha fazla tasarruf yaptıklarını gözlemlemekteyiz. Ülkemizde de en önemli problemlerden birisi olan tasarruf eksikliği gelişmekte olan ülkelerinde üzerinde çok fazla durmadığı bir konu haline gelmiş bulunmaktadır.

Tasarrufların yapılma şekilde çok önemlidir. Ekonomimize katkı yapması bakımından tabiki tasarruf yapmalıyız ama yapılacak olan tasarrufun ekonomiye katkısı olmalıdır. Ülkemizde de çok yaygın olan yastık altı birikim dediğimiz tasarrufların maalesef ekonomiye katkıları bulunmamaktadır. Söz konusu bu birikimler finansal piyasalarda değerlendirilmelidir. Yastık altında tutulan bu birikimler finansal kurumlar, aracı kurumlar, bankalar vb alanlarda tutulmalıdır. Finansal piyasalara bu şekilde yansıtılan tasarruflarla fon açığı olan yatırımcılara fon ve kredi ihtiyacı sağlanıp yatırımların önü açılıp,üretime destek verilip ekonomik büyümeye katkı sağlanılacaktır. Bireylerin ve şirketlerin tasarruflarını bu şekilde gerek aracı kurumlarda gerekse finansal araçlarla (hisse senedi, tahvil vb) kullanması ile birlikte hem yatırım olanakları için kaynak sağlanacak hemde ekonomik büyüme ile doğrudan bir ilişki kurulacaktır.

Tasarrufların faydalı bir şekilde az önce saydığımız gibi finans piyasalarında sorunsuz bir şekilde dönebilmesi de çok önemlidir. Bu yüzden bir ülkenin finansal piyasaları derin olmalıdır güven vermelidir. Tersi durumda ise sığ olan finansal piyasalar ,güven problemi olan piyasalar çok çabuk spekülasyona ve manipülasyona uğrama riski bulunmaktadır.

Sonuç olarak tasarruflar ile ekonomik büyüme arasında ciddi anlamda pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Bir ülkenin yatırımlarını ve yatırımlara paralel olarak üretim miktarını arttırmak için tasarruflara önem verilmeli ve tasarrufların finansal piyasalardaki hareketlerinede dikkat edilmelidir.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.