Erken Seçim Yolunda Türkiye Ekonomisinde Yaşanan Gelişmeler

0

24 Haziran 2018 tarihi için yapılan baskın seçi açıklaması çoğu insan tarafından şaşırtıcı bir haber olarak görülse de, ekonomi ve strateji uzmanları tarafından beklenen bir gelişmeydi. Erken seçimin olacağı bilinse de sadece, tarih konusunda az bir yanılgı payına düştüler. Peki erken seçim kararının alınmasında siyaset harici ekonomik gelişmeler üzerine nedenleri ne oldu? Yani kararın ekonomi açısından alınma sebepleri var mı? Dilerseniz bu konu üzerinden çalışmamıza başlayalım.

2017 yılı enflasyon politikasına bakarsak hükümet ve Merkez Bankası (MB) tarafından enflasyonu düşürücü politikalar terk edildi. Bunun yerine piyasalara daha fazla pompalamak için maliye politikasında genişleme yoluna gitti. Bu yolu Kredi Garanti Fonu (KGF) vasıtasyla kredilerin artırılması şeklinde uyguladı.

Ayrıca vergi indirimleri ve bazı borçların özellikle de  Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) borçlarının ertelenmesi şeklinde gerçekleştirdi. Taşeron işçilerin kadroya alınması gerçekleşti. Böylece asıl işi yapan işçiler bağlı bulunduğu kurum ve kuruluşlar da diğer personel gibi eşit haklara sahip oldular. Ya da en azından öyle görünüyor.

Afrin harekatı başarılı bir şekilde tamamlandı. Bu harekat beraberinde öneki bir kaynak harcamasına neden oldu. Brent petrolün yükselişi ile birlikte benzin ve motorin fiyatlarında yaşanan anormal artış da bunu gösteriyor.

2018 yılı enflasyon tahminlerinde yüzde 7 seviyesine gerilemesi çok zor gözüküyor. Keza cari açık bu dönem itibariyle yüzde 5.8 seviyesinde. Yıl sonu (2018) için tahmin 4.3’e düşürülme yönünde ancak büyümenin yüzde 11 olarak gösterilmesi cari açığın düşürülmesini imkansız hale getiriyor. Şüphesiz ki büyüme düşerse Türkiye gibi ithalatla büyüyen bir ülkede de cari açık düşer.

Nisan 2018’de Dolar kuru TL düzeyinde 4.20 seviyesine kadar yükseldi. Bu kur, MB tarafından baskılanamadı ve erken seçim kararı kurun tekrar 4.00 seviyesine gelmesine neden oldu. Ancak tahminler 2018 sonu için dolar kurunun 4.30 seviyesine yükselebileceği yönünde.

Ekonomideki gidiş eldeki verilere dayanarak pek de olumlu değil. Hatta bir öngörü 2019 yılının verileri 2018 yılından daha kötü olabilir. Uygulamada büyümenin acilen düşürülmesi ya da ithalat yapılmadan yükseltilmesi gerekiyor zira artan cari açığın yükselmesi diğer tüm parametrelerinde yükselmesine neden olur.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.