Finansta Teknik Analiz: İşe yarar mı?

0

Sermaye piyasalarında işlem yapıyorsanız ve biraz da araştırma yapıyorsanız muhakkak temel, teknik ve psikolojik analiz kavramlarını duymuşsunuzdur. Temel analiz ve psikolojik analiz tartışmasız finansal getirilerinize katkıda bulunuyor olsa da teknik analiz konusu biraz muallaktadır. Finansta teknik analiz, hem akademik hem de profesyonel mecralarda sıkça tartışılan bir yöntem olsa da birçok iktisatçı tarafından tamamen değersiz addedilir. Hatta yeni yazılan makalelerde genelde değersiz addeden iktisatçılara da atıfta bulunulur. Pekala, birçok aracı kurumun size sunduğu indikatörler, teknik analiz içerikleri özellikle Fx (Foreign Exchange) piyasalarının yaygınlaşmasından sonra iyice popüler hale gelen teknik analiz aslında hangi amaca hizmet etmektedir?

Öncelikle bir paritenin veya hissenin teknik analizi yapılırken grafiğine bakılır ve tekrarlayan grafiklerden anlam çıkarılır. İşte tam bu başlangıç noktasında zaten teknik analiz kendi içinde daha önceki yöntemler bazında ayrışır. Bunlardan temel olan birkaçını sıralayalım; Fibonacci yöntemihareketli ortalamalar (günlük, haftalık vs.), destek ve direnç noktalarıtrend çizgileri ve RSI (Relative Strenght Index) yani göreceli güç göstergesidir.

Tüm teknik analiz yöntemlerini ayrıntılarıyla ele almaya gerek yok ama biraz yakından bakarsak Fibonacci sonsuz artan bir seridir. Firmaların enflasyon dolayısıyla nominal değerlerini sürekli arttıracağı varsayımıyla hisse senetleri için bir anlam ifade edebilir ancak pariteler için daha döngüsel perspektiflere ihtiyaç duyabiliriz. Hareketli ortalamalar ise bize aynı veri setinin fazla tekrarlayan kısımlarını göstermeye çalışır. Ancak bu düşünceyi de istatistikte kullanılan kumarbaz yanılgısı terimi ile çürütebiliriz. Kumarbaz yanılgısının anlamını, sonlu serilere serinin bir kısmından bakarsanız yanılgıya düşme ihtimaliniz, olarak açıklayabiliriz. Örnek vermek gerekirse son piyangonun rakamlarına kimse oynamak istemez. Oysaki yeni piyango için o rakamların gelme olasılığı yine aynıdır. Yine grafiklerin birbirine benzer sonuçlar vereceğini, örneğin 2 defa bir noktaya gelip orayı geçemediyse orada bir direnç olduğunu varsayan yaklaşımlar yapabiliriz.

Evet, matematiksel olarak teknik analizin pek bir anlamı yoktur ve belki de bu yüzden akademi camiasında çok kabul görmezler. Fakat birçok Trader yani piyasada işlem yapan kişi bu yöntemlerin işe yaradığını ve karlarını arttırdığını iddia etmektedir. Öyle ki teknik analiz yöntemlerini ve bu doğrultuda belli algoritmalar ile size işaret veren indikatörleri, hemen hemen her yatırımcı dikkate alır. Öyleyse kim yanılıyor? Aslında iki taraf da haklı. Öncelikle her teknik analiz yöntemi her yatırımcı için çalışıyor diyemeyiz. Çalışan yöntemler de matematiksel olarak ispatlı ve kesinlikle çalışan yöntemler değil. Bu yüzden akademik olarak pek bir anlam ifade etmiyorlar. Öte yandan reel piyasada birçok yatırımcı bu yöntemleri takip ediyor. Bu da toplam piyasa talebini veya hisse senedi arzını etkileyen bir unsur. Bir diğer sebep ise kişilerin psikolojik sınırları. İddia oyunundan örnek verelim. Bir takım arka arkaya 15 maç kazanmışsa 16. için iddia oynarken iki defa düşünmez misiniz? Ya daha sonraki maçları da kazanmaya devam ediyor ve siz her hafta o takımın galibiyetine oynuyorsanız? Eğer sürekli bütün paranızı yatırıyor olsaydınız her hafta bahsiniz güçleşirdi. İşte teknik analiz yöntemleri aslında insanların bu psikolojik sınırlarını aydınlatma yolunda bize yardım edebilir.

Hatta bu psikolojik sınırların piyasaya etkisine dair küçük bir örnek vererek bitirelim. Borsa İstanbul endeksi 100 bin sınırına geldiği zaman iki sıfır atılıp 1000 olarak ifade edilebilir. Bu psikolojik destek yükseliş trendinin kesilmemesi için iki defa uygulanmış ve üçüncüsü de gündemde.

Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra Galatasaray Üniversitesi İktisat bölümünde öğrenimini sürdürmektedir. İlgi duyduğu konular oyun teorisi, zaman serileri, sermaye piyasaları, algoritmik işlemler ve ekonomi yayıncılığı.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.