iktisadi Ekonometrik Analiz ve Ekonomi Blogu

Geç Dönem Roma İmparatorluğu Ekonomisine Yüzeysel Bakış

0

Günümüz ekonomisinin yapı taşlarından olan Feodal yapının oluşmasına zemin hazırlayan latifundium tarzı üretim sistemini incelemeye karar verdim.

Yaklaşık 900 yıl Avrupa başta olmak üzere Asya ve Afrika’nın büyük bölümlerinde Roma –cumhuriyet, imparatorluk- hüküm sürmüştü. Hakimiyeti boyunca bir çok milleti etkilemiş, tarihe yön vermiş, tarım ekonomisinin temellerini atmış, feodal sisteme zemin hazırlamıştır.

Erken dönemde çağın gerekliliği olan militarist devlet yapısını en güzel şekilde uygulaması Roma’yı diğer devletlerden şüphesiz üstün kılmaktaydı. Avrupa’da Galya, Cermen, Britanya, İspanya seferleri, Afrika’da Kartaca, Mısır, Asya’da Anadolu fetihleri imparatorluğun gücünü kuvvetlendirip, itibarını perçinleştirmekteydi.

Devlet artık bir balon gibi son noktaya kadar genişlemiş ve fetihler durma noktasına gelmişti. Artık olanı korumak gerektiği başa geçen imparatorlar tarafından anlaşılmıştı. Geniş topraklarda hakimiyet kurmak için bürokraside iyileştirilmeye gidilmişti. Savaş ganimetlerinin durması, devlet gelirinin vergiye bel bağlamasına neden olmuştu. O çağda bunu tek sağlayan ise topraktı. Toprakların mülkiyeti senatör ve soylu kesimin elindeydi. Bu topraklarda çalışan kesim ise köle sınıfıydı.

İmparatorluğun gerileme dönemlerindeki toprak reformları kısa vadeli olmuş, ekonomi daha da kötüye sürüklenmişti. Roma şehrinde üretim namına hiçbir girişim yoktu. İmparatorluğa bağlı eyaletler üretici, İtalya coğrafyası başta olmak üzere Roma şehri tüketici konumundaydı.

İmparator Hadrianus, devlet elinde bulunan bir kısım toprağı, topraksız sınıfa dağıtarak tarımsal üretimi arttırma yoluna gitti. Lakin bu reformu, üretim süreci aşamasında desteklemediği için ( tohum yardımı, vergi avantajı vs ), halk toprağı işlemektense soylu kesimin topraklarında işçi olarak çalışmayı uygun görüyordu. Toprak sahipliği ağır vergi yükü demekti. Soylu kesim kendini devlet olarak gördüğü için vergi vermekten kaçınıyor bu da ülke ekonomisini dar boğaza sokuyordu.

İmparatorluk, Roma halkına ücretsiz gıda yardımı yapmaktaydı. Bu politika çalışan kesimi de işssizliğe itip bedava geçinmeye teşvik ediyordu. Ağır vergiler tarımdaki istihdamı işsizliğe kaydırıp üretimi düşürmekteydi. İmparatorluk fakirleşirken, tarım arzilerini elinde bulunduran soylu sınıfı ve senatörler zenginleşmekteydi. Köle ve üretim hacmini arttırarak çıktı miktarını arttırmayı hedefleyen bu sınıf için teknolojik düzey, nitelikçi işçi, iş verimliliği gibi konular önem arz etmemekteydi. Bunları dikkate almamaları köle sayılarını arttırmaları maliyetleri de arttırmaktaydı.

Roma İmparatorluğu, bozulan ekonomiyi vergi yoluyla düzeltme yoluna gitmiş lakin bu ters tepmiş ve soylu kesimin güç kazanmasına neden olmuştu. Bozulan ekonomi beraberinde askeri ve idari teşkilatı da bozmuş bu sirkülasyon kendini asayişle sürdürmüş ve Roma şehri Vizigotlar tarafından işgal edilene kadar devam etmiştir.

İşgalden sonra siyasi istikrarsız Avrupa’da hayatta kalmak, kaleler ardından yaşamı devam ettirmeye bağlıydı. Bu tarihten itibaren feodal sistemin temelleri atılmış ve Avrupa 15.yy’a kadar feodal üretim sistemini benimseyerek bu doğrultuda siyasi istikrarına yön vermiştir.

Bozok Üniversitesi İktisat Bölümü dördüncü sınıf öğrecisi. İktisat tarihi, Politik iktisat, Makro, Uluslararası ve Sosyalist Ekonomi konuları hakkında araştırmalar yapmakta. Ayrıca TEMA Vakfı aktif gönüllüsü olarak Üniversite’de Genç Tema Kulüp başkanlığını yürütmektedir.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.