iktisadi Ekonometrik Analiz ve Ekonomi Blogu

Gelir Vergisi 3.Dilim Zammı Hakkında Analitik Bir Yaklaşım: Zammın Artıları ve Eksiklerine Bakış

0

Bireylerin ödeme kapasitelerinin en önemli göstergesini oluşturan gelir vergisi uygulaması, bir ekonomi içerisinde üretim kapasitesi ve gelirin paylaşılması gibi konularda vergilendirilmenin gerçekleştirilmesi için önemli bir gelir türüdür. Bu uygulama ile vergilendirilmenin konusunu oluşturan gelirin tanımı, muafiyet ve istisna bazı uygulamalar ve tarife yapısı ile vergileme sonuçları açısından önemlidir. Ancak bu uygulamada belirli bir gelir grubuna sahip kişiler hedef alınıp diğer gelir grubuna sahipkişilerden vergi alınamazsa toplum içerisinde huzursuzluk olabilir. Netekim Eylül sonunda hükümet tarafından açıklanan orta vadeli programdan böyle bir algı gerçekleşti.

Uygulama neticesinde gelir vergisinin 3.dilimi olan yüzde 27’lik kısım yüzde 30’a yükseltildi ve bu toplumun geniş kesimi tarafından rahatsız olunan bir konu haline geldi. Nedeni ise bu dilime, toplumun büyük bir kesiminin dahil olmasıdır. Yıllık gelir vergisi matrahında %15, 20,27 ve 35 olarak 4 dilim vardır. Kamuda çalışanların büyük bir kısmı (bürokratlar hariç) taban maaş olarak yüzde 15 ve 20’lik dilimdedir. Çünkü aldıkları net ücretin önemli miktarı ek ödeme olup vergi matrahına dahil değildir. Bu uygulama ise en fazla özel sektörde çalışan kesimin maaşını etkileyecektir.

2010 öncesi kamu hizmetlerinde çalışmaya başlayanlar şu an sadece yüzde 15 civarında vergi veriyorlar. Memurların yıl içerisinde matrahları arttığı için de gelir vergileri yükselmez ve aldıkları her türlü tazminat da gelir vergisinden muaf tutulur. 2010 sonrası kamu kurumlarına girenlerin ise gelir vergi dilimleri yüksektir. Bu kişilerin tazminatlar da gelir vergisine dahil olduğu için yüzde 27 yerine yüzde 30 vergi verecekler. Şimdi vergi dilimleri zam öncesi nasıldı ona bakalım:

  • 0-13.000 : %15
  • 000-30.000 : %20
  • 000-110.000 : %27
  • 000 ve üstü : %35

Öncelikle ücret limitleri yani üst limitler ortalama bir çalışanı ilgilendirmiyor. Alt limit 30.000 liraya girdiği takdirde sisteme otomatik olaraak dahil olunur.

İlgili vergi dilimine sgk kesintisi sonrası toplam kazanılan brüt tutar (vergi matrah) 30.000 tl olunca, yıllık toplam brüt gelir 36.000, sgk kesintisi sonrasında yıllık vergi matrahı da yaklaşık 30.000 tl olmaktadır. Böylece aylık brüt ücret yaklaşık 3000 tl’den daha fazlaysa (yani net ücret yaklaşık 2000 tl’den fazlaysa) fazlası için artık yüzde 27 yerine 30 vergi verilecek.

Asgari ücretliler için; Bir asgari ücretlinin vergi matrahı geliri aylık yaklaşık 1700 liradır. Bu kişi yılın ilk 8 ayı %15 vergi verirken yılın son 4 ayı 13 bin tutarını geçerek 2.dilime girer. Asgari ücretliler eylül ayından itibaren devlet için “ orta gelirliler” grubuna girmektedir.

Aylık brüt geliri 6000 bin lira olan bir vatandaşın eline yılın ilk 2 ayı 4400, sonraki 4 ayı 4100, sonraki 6 ayı 3800 lira geçer.

Bu zamlarla birlikte en çok tüketim harcaması yapan gruplar hedef alınmaktadır. Büyüme oranları da bu grupların (orta sınıf-bordrolu çalışan) hedef alınmasıyla olumsuz etkilenebilir. Aslında bunun nedeni Maliye ve Sgk’nın son yıllarda düzenli vergi alabildiği tek kesimin bordrolu çalışanlar olmasıdır. Maliye’nin bu oranlarla ilgili pek de çalışanları düşünmediği uygulamalar var. öncelikle gelir vergisi dilimlerinin enflasyonun altında artırılması yöntemi. Bu yöntemle üst dilimlerin artış oranı enflasyon oranından aşağı yapılarak daha fazla kişinin ve tutarın üst dilimden vergilendirilmesi sağlandı. Bir diğer uygulamada Sgk tavanının enflasyonun üzerinde artırılması oldu. Sgk prim tavanı ücretli bir çalışanın maaşından yapılacak Sgk prim kesintisinin maksimum tutarını belirlemektir. Örneğin sgk tavanı 5 bin lira olsa 5 bin lira maaş alan ile 7 bin lira maaş alan kişi (brüt tutar üzerinden), sgk tavanı 5 bin lira olduğu için 5 bin lira üzerinden prim öder.

Hükümet, bu sgk tavanını hızla yükselterek geliri yüksek bordrolu çalışanların maaşlarından daha fazla kesinti yapılmasını sağladı. Bir sonraki uygulamada örneğin karı-koca çalışan ve aldıkları maaşlar tam gösterilen bordrolular, 2017 rakamlarına göre yıl sonuna kadar 4.dilime yaklaşan bir çalışanın aldığı maaştan 2018 yılında yaklaşık 2400 tl civarı net kayıp yaşayacaklar. Yani maaş zamlarında ekonomik durgunluk gösterilerek enflasyon oranının altında zam verilirse 2018 yılında bu verilen miktar eriyecek.

Kaynak
politics ankara edu tr/dergi/pdf/60/2/6_ekrem_karayilmazlar_mehmet_cahit_guran.pdf

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.