içe Dönük, Dışa Bağımlı Genişleme 1962-1976 ve Yeni Bunalım 1977-1979 Dönemleri

0

1962 sonrası bir önceki dönemden ve cumhuriyet tarihinin diğer tüm dönemlerinden ayrı tutulmuştur. 1962 sonrasında iktisat politikaları planlama yöntemine dayandırılmıştır. Birinci Beş Yıllık Plan hazırlanmış ve bu dönemde makro düzeyde olumlu bir ithal ikameciliği gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan bu plana göre kamu yatırımları ve devlet işlemeciliği büyümenin sürekliliğini oluşturmuştur. Ancak sonrasında toplam arz içinde ithalat oranının payı oldukça yükselmiştir. 1962 sonrası milli gelir içindeki ihracat oranlarının çok düşük olduğu yıllar olmuştur. 1962-1976 yıllarında ekonomiye büyük çapta dış kaynak enjekte edilmiş ve bu nedenle ekonomide daha düzgün ve yüksek bir büyüme yaşanılması sağlanmıştır. Cari işlem dengeleri Avrupa’da yaşayan Türk işçilerinin gönderdiği dövizlerle sağlanmıştır ve dış ticaret açığının azalmasında önemli kalem sıfatını almıştır.

1962-1976 arası sürecin önemli bir özelliği siyasi rejimin, popülist politikalara dönüşmesi olmuştur. Bu politikalar, halkın siyasi arenada rol almasını sağlayan çok partili rejimin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Dönemin diğer bir önemli iktisat politikası ithal ikameci sanayileşme olmuştur. İthal ikameci iktisat politikası, iç pazarın geniş ve canlı olması üzerine temel atmıştır. Bu politika sadece sanayi sektörünü değil diğer tüm sektörleri de etkilemiştir.

Bu dönemde milli gelirde büyüme görülmüş, sanayi kesimi tarıma oranla daha çok gelişmiştir. Ayrıca hizmet sektörü de oldukça önemli gelişmeler göstermiştir. Gelir dağılımı bölüşümün iç dinamikleri ve ithal ikameci, korumacı, popülist politikalarla şekillendirilmiştir.

1974 sonrasında petrol fiyatlarındaki aşırı artışlar dünya ekonomisini bunalıma sokmuştur, Türkiye sürekli bir seçim yapılanması içerisinde tepki göstermiştir. 1974-75 yıllarında uygulanan planlı ve anti kriz önlemleri ekonomik bunalımın etkilerini daha da şiddetlendirmiştir.1977’de dış ticaret verileri bir hayli bozulmuş ve ihracat gerilemiş, ithalat artırılmış, dış ticaret açığı ise 4milyar doları aşmıştır. Bu noktada Ecevit hükümeti iktidara gelmiş ve bu ağır bunalımla uğraşmıştır. Fakat hükümet bu koşullar karşısında bocalamış ve IMF kökenli eleştirilere kısmi ödünler verilmiştir. Piyasa karmaşalarından oluşan sorunları fiyat kontrolleri ve polisiye uygulamalarla oluşan iktisat politikaları izlemiştir.

1980lere bakıldığında iktisadi politikaların belirlenmesi konusunda temel aktör Turgut Özal olmuştur.24 Ocak 1980’de Neoliberal İktisat Programı yürürlüğe konulmuş ve dönemi etkilemiş bir politika oluşmuştur. Bu politika kapsamında kambiyo politikalarının işlenmesinde gerçek devalüasyonların temel alınması, liberalleşen ithalat sistemi, dövizin pahalılığı, ihracatın desteklenmesi, temel ihtiyaç malları ve fiyat denetimlerindeki sübvansiyonların kaldırılması amaçlanmıştır.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.