İttihat ve Terakki Cemiyetine Karşı Yapılan Darbe Girişimi: 31 Mart

0

1908 yılında Sultan Abdülhamit’e karşı girişilen anayasa mücadelesi 23 Temmuz 1908’de son buldu. Padişah kaldırdığı 1876 anayasasını tekrar yürürlüğe koydu. İttihat ve Terakki’nin bu başarısı Türk devrim tarihi açısından son derece önemlidir. Ancak Cemiyet’in bu başarısı çeşitli çevrelerde rahatsızlıklara neden oldu ve Gregoryen takvimine göre  ’31 Mart Vakası’ olarak bilinen bir olayla karşı karşıya kaldı.

Cemiyet 1908’den sonra daha da güçlenmeye başladı ancak cemiyetin karşısında ‘dini’ kullanan bir grup vardı. 5 Nisan 1909 Mevlit kandiline rastlayan bir günde İttihad-ı Muhammedi Cemiyeti kuruldu. Cemiyet bir isim etrafında birleşmeden önce;  “Volkan” adlı bir gazete çıkarmaktaydı ve bu gazetede siyasal programlarını yayımlamışlardı.  Cemiyetin ilkesi ve programı, dine; insanların yaptığı yasalara değil  “Kur’an-a ” dayanıyordu.  Bu cemiyet içinde tarikat şeyhleri ve bunların daha alt düzeydeki ulema tabakasının katı muhafazakâr çevreden oluşmaktaydı. Cemiyet propagandasını İmparatorluğun dindar ve tutucu unsurları arasında yapıyor ve yayın organı “Volkan Gazetesi” aracılığıyla Meclis’teki geleneklere bağlı mebuslar ve ordunun erat sınıfı arasında sempatizan kazanmış bulunuyordu.

İttihat ve Terakki’ye karşı gelen tek grup İttihat-ı Muhammedi Cemiyeti değildi. Diğer bir muhalif grup ise Ahrar fırkasıdır. Bu grup, Prens Sabahattin’in takipçileridir. Ahrar Fırkası ile ittifak yapmış önemli bir isim olan Kamil Paşa’da diğer liberaller gibi İttihat ve Terakki’nin baskılarından bunaldığı için Cemiyet ile ilişkileri bozulmuştur. 1908 Şubat’ında Cemiyet, sadrazamı parlamenter yollardan düşürmüş ve yerine kendine yakın olan Hüseyin Hilmi Paşa’yı getirmiş bu olaya karşılık muhalefet basın yoluyla karşı şiddetli bir kampanya izlemiştir. Tabi bu duruma aynı şekilde kendi gazetelerinden karşılık verir İttihatçılar. Dönemin ittihatçı karşıtı gazete olan Serbesti‘nin başyazarı Hasan Fehmi 6 Nisan günü ittihatçı bir fedai tarafından öldürülür ve ertesi gün yapılan cenaze töreni İttihat ve Terakki’ye karşı yapılan bir gösteri yürüyüşüne dönüşür.

İttihat ve Terakki bu ortam içinde 31 Mart’ta kendisine yönelik bir ayaklanma ile karşı karşıya kaldı. 30 Mart’ı 31 Mart’a bağlayan gece, Kıbrıslı hafız ve İstanbul’daki Taşkışla’da üslenen, 4.Avcı Taburu’na bağlı bölükler; İttihad-ı Muhammedi Fırkası’nın lideri Derviş Vahdeti’nin yaptığı vaazlarla kışkırtılarak; çoğu mektepli subayları kilit altına alarak şikâyetlerini duyurmak amacıyla şehre doğru yürüdüler.  Başlarında bulunan softalarla birlikte Meclis’in yakınındaki Ayasofya Meydanında toplanıp şeriat istediler. Bu durum karşısında çaresiz kalan Hüseyin Hilmi Paşa yanına Harbiye ve Maarif Nazırlarını alıp Saray’a gidip kabinesinin istifasını sundu ve bu istifa hemen kabul edildi.

Hüseyin Hilmi Paşa kabilesinin istifasından sonra onun yerine Tevfik Paşa sadrazam olarak atanır. Yeni hükümetin Harbiye Nazırı Ethem Paşa Sultanahmet’teki isyancıları ziyaret eder. Paşa, isyancıları över ve tüm isteklerinin yerine getirileceğine söz verir. Birlikler ve softalar, zaferlerinin kutlamaya girişirler ve bu arada tanınmış İttihatçılara karşı toplu saldırılar düzenlenir. Bu saldırılarda büyük çoğunluğu subay olan yirmi kişi ve İttihatçı yayın organı Tanin‘in başyazarı Hüseyin Cahit ve Ahmet Rıza olduğu zannedilen iki mebus öldürülür. Gazete’nin büroları yağmalanır.

İttihat ve Terakki, başkent dışında özellikle de Makedonya’da etkisini korumuş ve ayaklanmaya karşı çalışmalarını örgütlemeye başlamıştır. Taşrada toplu gösterileri ve parlamentoya telgraflar gönderilmesini örgütlemiştir. Bu bölgelerde yaptığı propaganda ile özellikle Makedonya’da yürüttüğü bu propaganda savaşını kazanıp, halkı anayasanın tehlikede olduğunu ikna etmiştir. 15 Nisan’dan itibaren asilere karşı askeri hareketin örgütlenmesi başlamıştır. Üçüncü ve İkinci Orduların düzenli birliklerinden oluşan Hareket Ordusu, 1908 hareketinin önemli isimlerinden olan Niyazi Bey önderliğinde içinde Arnavut gönüllülerinin de takviyesiyle İstanbul’a doğru yola çıkmıştır.

Hareket Ordusu kente girdiğinde önemli bir direniş ile karşılaşmadan şehri işgal etti. 22 Nisan’da Mebusan ve Ayan Meclisleri, Millet Meclisi olarak Yeşilköy’de toplandı ve kenti kuşatan ordunun bildirisi onaylandı. Ayaklanmanın ardından ilan edilen sıkıyönetim sırasında iki askeri mahkeme, aralarında Derviş Vahdeti’nin de bulunduğu çok sayıda asiyi yargılar ve idama mahkûm eder. İdam cezaları yerine getirilir. Ahrar liderlerinden bazıları tutuklanır, ancak İngilizlerin baskısı ile serbest bırakılırlar. 27 Nisan’da Millet Meclisi, Abdülhamit’i tahttan indirip, yerine kardeşi Mehmet Reşat’ı getirme kararını açıkladı. Meclis’in bu kararını, Şeyhülislam istemeye istemeye bir fetvayla onayladı ve temizleme harekâtı devam etmekle birlikte karşıdevrim bastırılmış oldu.

Kaynakça

Zürcher, E. J. (2005) ;  “Savaş, Devrim ve Uluslaşma Türkiye Tarihinde Geçiş Dönemi ”

Ahmad, F. (1999) ;  “İttihat ve Terakki 1908-1914 ”

Macfie, A.L. (2003) ;  “Osmanlının Son yılları 1908-1923 “

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.