Kaldor’un Büyüme Modeli Nasıldır?

0

“Laissez-faire” uygulaması altında işsizliği ortadan kaldıracağını öngören teoridir. Bu teorinin kısaca ifadesi “faktör hisselerinin tam istihdamda tasarruf ve yatırımı dengeye getirecek şekilde belirlenmesi”dir.

Teoriyi ortaya atan Kaldor’a göre işçilerin payı şu şekilde belirlenmektedir: Yatırım harcamaları ve dolayısıyla gelişme düşük olduğu zaman tam istihdam harcamasında bir eksilme eğilimi olacaktır.

Kaldor’un vardığı sonuçları şu şekilde özetleyebiliriz: Hızlı bir gelişmeye uygun daha yüksek bir yatırım oranı kâr sahiplerinin ve genellikle halkın tasarruf eğiliminde bir azalma ya da daha yüksek bir bütçe açığı daha yüksek bir harcama düzeyi ve daha düşük bir vergi düzeyi meydana getirecektir.

Bütün bu gelişmeler fiyatların maliyetlere göre farkını artıracak kârları yükseltecek ve emeğin tam istihdam SMH içindeki uzun dönemli payını azaltacaktır.

Sonuç olarak; çalışmadan elde edilen bulgular araştırmaya katılan ülkelerin büyük bir kısmında, sanayi sektörü büyümesi ile ekonomik büyüme arasında ampirik bir ilişkinin varlığını desteklemekte ve ekonomik büyümede sanayi sektörünün önemini ampirik açıdan kanıtlar niteliktedir.

Sanayi sektörü sadece üretim ve hasıla etkisi yaratmaz, aynı zamanda istihdam, yatırım, ihracat ve katma değer etkisi yaratarak ülke ekonomisinin büyüme ve kalkınmasına önemli katkı sağlar.

Çalışmanın ampirik bulguları çerçevesinde, Türkiye ekonomisinde sanayi sektörüne daha fazla önem verilmelidir. Ayrıca, daha etkin sanayi politikalarının uygulanması gerektiği vurgulanabilir.

Kaldor, azgelişmişlik sorunu ile de ilgilendi. Gerek azgelişmiş ülkelerin kalkınması, gerekse uluslararası para sisteminin reformu üzerine birçok yazısı vardır.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.