Kontrollü İstikrarsızlaştırma ve Sömürgecilik

0

Katar krizi Ortadoğu’yu sürekli istikrarsız bir bölge halinde tutmak isteyen küresel güçlerin bölge ülkelerini birbirine düşürme oyunudur. Bu nedenle Katar krizi planlı bir krizdir. Sözünü ettiğim küresel güçler kendi kontrollerinde olmayan bir krizi veya istikrarsızlığı istemezler. Bu nedenle olacak olan istikrarsızlıklar baştan sona kendi hedeflerine yönelik olarak kontrol altında tutulmalıdır. Tutulmalıdır ki yeraltı kaynakları başta olmak üzere insan kaynakları da dahil olmak üzere operasyon yapılan ülkelerin sömürülmesi kolay hale gelsin.

Küresel güçlerin bu oyununa imkan sağlayan unusrlardan birisi bölge ülkeleri arasındaki rekabettir. Suudi Arabistan bölgenin lider ülkesi olmaya devam etmek istemektedir. Katar, Suudi Arabistan’ın liderliğini sorgulayan ve onun istemediği ülkelerle işbirliğine giden bir ülkedir. Katar-İran işbirliği ve doğalgaz çıkarma konusunda anlaşmaları Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerini rahatsız etmiştir.

İster ekonomik istikrarsızlık olsun ister siyasi küresel güçler  her türlü istikrarsızlıklardan beslenirler. Çünkü istikrarsızlık durumu silah satışlarının patladığı durumlardır. Katar krizi ve sonrasına bakıldığında ABD ile bölge ülkeleri sırayla silah satışı başta olmak üzere çeşitli askeri anlaşmalar yapmışlardır.

11 Eylül olayları ve 2008 krizi gibi krizler ABD derin devletinin bilgisi ve kontrolü olmadan gerçekleşme imkanı olmayan hadiselerdir. Şu an Venezüella’da yaşananlar da aynısıdır. Rusya’nın en büyük petrol şirketine yapılan siber saldırılar ve dünya çapında tanınmış isimlere ve şirketlere yönelik kamuoyuna yapılan sızıntılar kontrolsüz olmayan planlı operasyonlardır.

Katar krizi sonrası Türkiye’ye yönelik ambargo uygulanabileceğini geçen yazımda ifade etmiştim. Bu düşüncem devam etmekle birlikte Türkiye’nin yanı sıra önümüzdeki günlerde Cezayir-Tunus-Fas hattının istikrarsızlaştırılması beklenmelidir. Bu ülkeler Katar krizinde açık olarak Suudi Arabistan’ın yanında yer almayan ülkelerdir. Bu ülkelere yönelik küresel çete tarafından bir ceza kesilmesi düşünülebilir.

Bu ülkelerin yanı sıra Pakistan’a yönelik istikrarsızlaştırma operasyonları da artabilir. Katar meselesindeki duruşunun yanısıra Çin-Pakistan ilişkilerinin gelişmesi o bölgede küresel güçlerin çıkarlarını zedelemeye devam etmektedir.

Küresel güçler yönetilmesi kolay olan küçük devletlerin olmasından yanadırlar. Bu nedenle bölgede tarihi ve askeri olarak güçlü olan Türkiye ve İran gibi ülkelerin istikrarlı büyümelerini istemezler. Ekonomik veya siyasi olarak kendilerinin kontrolünde olan kişiler tarafından yönetilmesi öncelikli hedefleridir. Önümüzdeki dönemde bir fay hattı çizmek gerekirse Türkiye-İran-Tunus-Fas-Pakistan hattında önemli istikrarsızlaştırma operasyonlarına şahit olabiliriz.

Türkiye kendisine yönelik bir ambargo uygulaması başlatılması durumunda bu ülkelerle işbirliğini artırma yolunu tercih edebilir. Özellikle Türkiye-İran-Pakistan üçlü işbirliğinin artırılması gerekmektedir. Maalesef Ortadoğu önümüzdeki dönemde de dünyanın en istikrarsız bölgelerinden birisi olmaya devam edecektir.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.