ORTA GELİR TUZAĞI

0
  1. GİRİŞ

Orta gelir tuzağı, kişi başına gelir düzeyinin belirli bir aşamadan öteye gidememesi anlamına geliyor.1 Gelişmekte olan ülkelerin karşılaştıkları en büyük risklerden biri olan bu durum Türkiye içinde geçerlidir. Türkiye gelişmekte olan ülkeler arasında olduğu için Kişi Başına Düşen Milli Gelir seviyesindeki artış hızının nüfus artış hızının altında olması bazı gerekli önlemleri almasını gerektirir. Türkiye, Kişi Başına Düşen Milli Gelir seviyesini nüfus artış oranına göre yükselterek bu tuzağa düşmemeye çalışmaktadır. Bu durum aşılamaz ise gelişmekte olan ülke veya ülkelerin gelişim hızı düşecek veya tuzağa kapılıp hep aynı seviyede kalacaktır. Doğrudan ekonomik büyümeye etkili olan bu durum iyi analiz edilmez ise ülkenin orta gelir tuzağına düşmesi kaçınılmazdır.

Bu çalışmadaki amaç Orta Gelir Tuzağının incelenmesi ve irdelenmesidir. Bu kapsamda Orta Gelir Tuzağını işlemeye başlamadan önce Gelir Tuzağı hakkında genel geçer bilgiler verilmiştir. Sonraki kısımda Orta Gelir Tuzağı hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bağlamda Orta Gelir Tuzağı aşamaları şekiller ve tablolar yardımıyla açıklanmaya çalışılmıştır.

Çalışmanın sonraki aşamasında; Orta Gelir Tuzağı’na ülkelerin nasıl yakalandığını, bu tuzağa düştükten sonra ülkelerin ekonomileri üzerindeki etkilerini, orta gelir tuzağından nasıl kurtulabilecekleriyle ilgili çıkış politikalarına ve Türkiye orta gelir tuzağında mı yoksa değil mi incelemesi ve analizine grafikler ve tablolar yardımıyla açıklanmaya çalışılmıştır.

  1. ORTA GELİR TUZAĞININ ANLAŞILMASI KAPSAMINDA; GELİR TUZAĞI KAVRAMI

Orta gelir tuzağını daha detaylı irdelemeden önce genel olarak ‘gelir tuzağı’ ifadesinin ne anlama geldiğini anlamamız daha faydalı olacaktır. Gelir tuzakları orta gelir seviyesinde olabileceği gibi düşük gelirde de oluşabilir. Nadiren olmakla birlikte yüksek gelirli ülkelerde, yapısal sorunlar nedeniyle gelirlerinde düşüş yaşayıp bu tuzağın içine düşebilirler.

Ülkelerde kişi başı geliri veri alan ve kişi başı geliri dolar cinsinden ölçen bu kavram, ülkenin belirli bir gelir seviyesinde kısır döngüye girmesini anlatmaktadır. Bu anlayışa göre gelir tuzağına düşen ülkeler, çok uzun süre bu gelir seviyesine takılırlar ve bir üst kademedeki gelir seviyesine geçemezler.

Gelir tuzaklarını belirleyen en iyi gösterge, belli bir gelir düzeyine ulaşmış ülkelerdeki sürdürülebilir büyüme oranlarıdır. Bu noktada, büyüme hızını uzun vadede belli bir oranda götüren ekonomiler, daha dayanıklı olup geleceğe umutla bakmaktadırlar. Çünkü düşük gelirli ancak istikrarlı büyüyen bir ekonomi bir süre sonra orta gelirli, orta gelirli ve istikrarlı büyüyen bir ekonomi ise bir süre sonra yüksek gelirli ülke kategorisine yükselecektir. Bununla beraber ekonomisi alarm veren ülkeler içinde bulundukları gelir seviyesinden çıkamama riskiyle karşı karşıyadırlar. Bu ekonomiler bir süre yüksek büyüme oranları yakalayıp bunu uzun vadeye yayamayan ülke ekonomileridir.2

  1. ORTA GELİR TUZAĞI

Orta gelir tuzağı kavramını ilk olarak ortaya koyan Gill ve Kharas olmuştur. Orta gelir tuzağı 20.yy’da gelişmiş ülkelere kıyasla daha yavaş büyüyen ve ekonomik yakınsamalarını tamamlayamamış orta gelirli ülkelerin düşük ücretle rekabet eden fakir ülkeler ile sanayileri olgunlaşmış, teknolojik yeniliklerde baskın olan zengin ülkeler arasında sıkışmaları şeklinde tanımlamaktadırlar.3 Benzer şekilde Asya Kalkınma Bankasının 2011 Raporunda orta gelir tuzağı, orta gelir seviyesine ulaşmış ülkelerin düşük gelirli ülkelerin düşük ücrete dayalı imalat sanayi ihracatıyla ve aynı zamanda gelişmiş ekonomilerin yüksek nitelikli ürün ve yenilikleriyle rekabet edememeleri ve bu ikisi arasında bir noktada sıkışması şeklinde tanımlanmaktadır. Kharas ve Kohli’ye göre başarılı ekonomiler tuzağa düşmeyi önlemekte ve hızlıca kaçmakta iken başarısız veya şanssız ekonomiler tuzağa uzunca yıllar yapışık kalmaktadır. Ucuz işçiliğe ve sermayeye dayalı kaynak odaklı büyüme stratejilerinden verimlilik odaklı büyüme stratejilerine zamanında geçişi sağlayamayan ülkelerin orta gelir tuzağına takılı kalabileceğini vurgulamaktadırlar. Orta gelir tuzağı, bir ülkenin kişi başına gelirinin belli bir düzeye ulaştıktan sonra uzun yıllar bu gelir düzeyinin üzerine çıkamaması durumu olarak da tanımlanır Diğer bir tanım ise ABD kişi başı GSYH’sinin %20’sinde takılı kalmak şeklindedir.4

Orta gelir tuzağına yönelik aşamalı yaklaşımlar geliştirilmiştir. Ohno’ya göre ülkelerin gelişim süreçleri 5 aşamada incelenmektedir.

3.1. Ohno’nun Endüstrileşmeyi Yakalama Aşamaları

Şekil 2: Ohno’ya Göre Ülkelerin Gelişim Süreçleri

sekil1 (2)

Kaynak: Ohno, 2012: 28

Düşük gelirli bir ülke çoğunlukla doğal kaynaklara, mono kültürel ihracata, geçim düzeyinde tarıma ve dış yardımlara dayalı bir ekonomik yapı mevcuttur. Bu ekonomi ilk aşama olan sıfırıncı aşamadadır. Bu aşamadan sonra ekonomide basit montaja dayalı imalat sanayinde gelişmeler ve doğrudan yabancı yatırımların ekonomiye girmeye başlamasıyla hafif sanayide, özellikle ihracatta birtakım canlanmalar yaşanır. Gıda maddeleri, giyecek, ayakkabı gibi ürünlerde ihracat gelişmeleri başlar. Ayrıca, elektronik aletler ve onların parçaları da üretilmeye başlamaktadır. Bu kısım Aşama 1’i oluşturur. Teknolojide, üretimde ve pazarda yabancı yatırımcıların kontrolünde gelişmeler gerçekleşmekte ve niteliksiz işgücü ve sanayi alanları oluşmaya başlamaktadır. İkinci aşamayla birlikte doğrudan yabancı yatırımlar daha da artmakta, üretim genişlemekte, yerli arz giderek artmaktadır. Bu da büyük çoğunlukla yerli üretimdeki genişleme ve doğrudan yabancı yatırımların girişindeki artışlardan kaynaklıdır. Bu aşamadan diğer aşamaya geçerken ülkeler artık endüstriyel beşeri sermayelerini arttırarak nitelikli ve bilgi yoğun bir ekonomi anlayışına yönelmektedir. Bu süreçte yerli firmalar üretimde, yönetimde, teknolojide, örgütlenmede, fabrika işletiminde, lojistikte, kalite kontrolünde ve pazarda yabancı firmaları ikame etme stratejisi uygulamaktadır. Son aşamadaki ekonomiler artık üretimde ve teknolojide yaratıcılığı esas alan ve dünya pazarına hakim olan ve yönlendiren ülkelerden oluşmaktadır. Bu noktada orta gelir tuzağı 2. aşamadan 3. aşamaya geçişte “cam duvar” tabiriyle tarif edilen bir çizgiyi ifade etmektedir. Eğer ülkeler 3. aşamaya geçiş sürecinde beşeri sermayelerini yeterli düzeye getiremez ve gerekli inovasyonları sağlayamazlarsa kendilerini bu tuzağın içinde bulmaktadır.

3.2. Pierre-Richard Agenor’un Göre Orta Gelir Tuzağı Modeli

Pierre-Richard Agenor, ülkelerin orta gelir tuzağına girme sürecini şu şekilde açıklamıştır.

  1. AŞAMA: Bir ülke düşük gelirli ülkeler grubundan alt-orta gelirli ülkeler grubuna geçerken işgücünün yoğunluğu da tarımdan imalat sanayiine kayar.

2.AŞAMA: Bu sektöre mevcut işgücünün niteliği yabancı olduğu için teknoloji ithal edilir. Belirli bir süre ithal teknoloji sayesinde verimlilik artışı sağlanabilir

3.AŞAMA: Ancak zamanla tarımdan imalat sanayiine doğru düşük nitelikli işgücü yoğunluğu artacaktır. Bu artış belli bir süre sonra ekonominin istihdam yaratabilme seviyesinin de üstüne çıkmaya başlar.

4.AŞAMA: Bu noktadan sonra; işgücü maliyetleri artar, üreticinin rekabet gücü azalır ve ithal edilen teknolojinin de belli bir süre sonra getirisi de düşünce ekonomik büyüme uzun dönemde durağanlaşarak ülke orta gelir tuzağına yakalanır.5

3.3. Tho’nun Aşamalı Kalkınma Yaklaşımı

Tho, ülkeleri kalkınma düzeylerine göre düşük, orta ve yüksek geliri temsil edecek şekilde dört gruba ayırmaktadır.

Şekil 3: Tho’nun Aşamalı Kalkınma Yaklaşımı

sekil1 (3)

Kaynak: Tho, 2013: 4.

Tho’ya göre dünya ekonomisi kalkınma aşamalarında 4 gruba ayrılmaktadır. 1. grup düşük gelirli ülkelerin durumunu ifade etmektedir. Bu gruptaki ülkeler fakirlik tuzağıyla mücadele etmekte ve gelişmemiş ya da azgelişmiş, geleneksel toplumu temsil etmektedir. 2. gruptaki ülkeler uzunca bir zaman öncesinden orta gelir seviyesine ulaşmış ülkelerdir ve uzun dönemde yavaş bir büyüme gerçekleştirmişlerdir. 3. gruptaki ülkeler orta gelir seviyesine yakın bir zamanda ulaşmış veya bu seviyeye yaklaşmış ülkelerdir. 4. gruptaki ülkeler ise yüksek gelirli çoğu OECD üyesi ülkeden oluşmaktadır. Bu yaklaşıma göre şekil 1’deki B noktası 1. gruba, E noktası 2. gruba, C noktası 3. gruba, D noktası da 4. gruba işaret etmektedir. Şekilde C noktası orta gelirli ülkelerin bulunduğu durumu ifade etmektedir. B noktasından C noktasına uzanan yolda ülkeler imalat ve hizmet sektörlerindeki toplam üretim ve istihdam paylarını arttırarak tarıma dayalı bir ekonomiden sanayi ekonomisine doğru dönüşüm yaşamaktadır. Ülke C noktasına eriştiğinde bu nokta, ülkenin yüksek gelir grubuna geçebilmesi adına kritik bir duruma tekabül etmektedir. Ekonomi C noktasına eriştikten sonra faktör piyasasında reel ücretler emek fazlasının hızla tükenmeye başlamasıyla giderek artmaktadır. Bu noktadan itibaren reel ücretlerin de artmasıyla emek daha üretken bir yapıya bürünmelidir. Ayrıca, emek bu noktaya kadar daha az nitelik yoğun bir yapıdayken bu noktadan sonra daha nitelik yoğun bir yapıya dönüştürülmelidir. Devletin bu aşamadan itibaren kaliteli iş gücü yetişebilmesi adına daha yüksek kaliteli eğitime odaklanması gerekmektedir. E noktası ise orta gelir tuzağına takılı kalan ülkelerin durumunu göstermektedir. Orta gelir tuzağına takılı kalan ülkeler emek yoğun sanayiye sahip, düşük ücretle rekabet eden düşük gelirli ülkeler ile yüksek gelirli ülkeler arasında takılı kalmışlardır. Bu ülkelerin karşılaştırmalı üstünlük yaratabilecekleri ürünlerde hızlı bir teknolojik değişim sürecine girmeleri gerekmektedir. Bu ülkelerin teknolojik yapılarını, yönetimsel kaynaklarını ve beşeri sermayelerini hızlı bir şekilde yenilemeleri bir zorunluluktur.6

  1. TÜRKİYE ORTA GELİR TUZAĞINDA MI?

Aşağıdaki tabloda 1980-2012 yılları arasındaki ABD kişi başına GSYH’sı, Türkiye kişi başına GSYH’sı ve Türkiye’nin kişi başına GSYH’sının ABD kişi başına GSYH’sına oranı verilmiştir;

Şekil 4: 1980-2013 yılları arasında TR ve ABD KBGSYH incelenmesi  ve oranlanması

sekil1 (4)

Kaynak:TÜİK’den veriler alınıp birleştirilmiştir.

1980 yılında ortalama olarak orta gelir düzeyinde sayılan Türkiye’de ilerleyen zamanlarda hızla düşmesinin ana sebebi sabit döviz kuru politikasından müdahaleli dalgalı döviz kuru politikasına geçmiş olmasıdır. Uygulanan bu politikayla Türkiye’nin döviz kuruna müdahalesi sürekli olarak TL’nin değerinin düşük tutulmak istenmesi ve bu şekilde ihracatı artırmak düşünülmüştür. 2000 yılına kadar izlenen bu politika ve Şubat 2001 krizinin etkisiyle TL’nin aşırı değer kaybetmesi sonucu Türkiye’nin kişi başına GSYH’sı ABD’nin kişi başına GSYH’sına oranı dip yapmıştır. İlerleyen yıllarda TL’nin değer kazanmasıyla birlikte bu oran yükselmiş ve %20’nin üzerine çıkmıştır. Türkiye’de uygulanan politikaların yanısıra ABD’nin büyümesindeki düşüşünün de etkisi olmuştur. Türkiye’nin 2007 yılından itibaren %20-21 oranlarında takılı kaldığı görülmektedir. Ama bu görüntünün bu aşamada Türkiye’nin orta gelir tuzağına düşmüş olduğunun bir kanıtı olmasa da bu tuzağa düşmeye yakın olduğunun göstergesi niteliğindedir.7

  1. ORTA GELİR TUZAĞINA DÜŞMEMEK İÇİN NE YAPMAK GEREKMEKTEDİR?

Orta gelir tuzağına düşmemek için; tasarruf oranını artırmak ve yatırımları bu şekilde finanse etmek, imalat sanayisinin gelişimini hızlandırmak, sanayide çeşitlenme ve emek piyasasındaki koşulların iyi derecede olması gerekmektedir.

Tasarruf oranlarını artırmak ve bu yolla yatırımlara iç finansman sağlamak, orta gelir tuzağına düşmemenin ya da düşülmesi durumunda bu tuzaktan kurtulmanın en önemli gereklerinden birisini oluşturmaktadır. Türkiye’de tasarruf ve yatırım miktarlarının GSYH’ya oranına baktığımızda tasarruflarla yatırımlar arasındaki farkın giderek açıldığını görmekteyiz.8

Şekil 5: 1980-2012 Türkiye’de Yatırım ve Tasarruf Oranlarının GSYH İçindeki Payı

sekil1 (5)

Orta gelir tuzağından etkilenmemek için tasarrufları artırmanın yanında imalat sanayisinin gelişimini de hızlandırmak gerekmektedir. Türkiye, imalat sanayinde çok önemli bir konu olan ürün ve pazar farklılaştırması konusunda oldukça iyi durumda,  ancak üretilen katma değer sürekli azalma eğilimindedir. McKinsy tarafından yapılan bir araştırmada (Manufacturing the Future: The Next Era of Global Growth and Innovation, McKinsey, 2012) üretilen katma değer açısından 1980’de liste dışında olan Türkiye dünyada 1990’da 13’üncü, 2000 yılında ise 15’nci iken 2010 yılında tekrar liste dışına çıkmış bulunuyor. Araştırma Türkiye’nin hızlı büyüme kaydettiği son on yılda ürettiği katma değere ilişkin payını artıramadığını gösterdiği gibi mevcut payını da koruyamamış olduğunu ortaya koymaktadır. Türkiye, en hızlı büyüdüğü on yılda, ondan önceki yirmi yılda olduğu kadar imalat sanayisinde katma değer payı yaratamamıştır. Bu durum Türkiye’yi orta gelir tuzağına doğru çekmektedir.9

Türkiye, her ne kadar imalat sanayisinde dünya çapında bir yer edinememiş olsa da sanayisini son 50 yılda oldukça çeşitlendirmiş, birkaç mala dayalı üretimle sınırlı kalmamıştır. Emek piyasasında koşulların değerlendirilmesi yapıldığında ise Türkiye’nin burada birçok iyileştirme yapması gerekmektedir. Emek piyasasının en temel sorunu esnek olmamasıdır. OECD’ye göre emek piyasası mevzuatı en katı olan ülke Türkiye’dir.10

Orta gelir tuzağını önlemenin önemli yollarından birisi de yeni kalkınma süreçlerini besleyen yeni stratejilerin oluşturulması ve ihracatın canlanmasını sağlamak adına piyasaya nüfuz edebilecek yeni ürünlerin geliştirilmesidir. Ayrıca, bazı ülkeler bu süreçte orta sınıfı genişletmek adına iç talebi arttırma yollarına yönelebilir, böylelikle de büyümeyi destekleyecek yüksek kalite ürünleri kazandırma yolunu tercih edebilir. Ancak bu aşamada kilit nokta ucuz işçiliğe dayalı büyüme stratejilerinden katma değeri yüksek ürün ve yenilik stratejilerine kayabilmektedir. 11

  1. SONUÇ

Türkiye’nin, orta gelir tuzağına girmiş olduğu söylenemez ama giderek tuzağa çekildiği gözlemlenmektedir. Gerekli önlemler alınmazsa eğer orta gelir tuzağı kaçınılmaz olup 2023 vizyonunun gerçekleşmeme sebebi olacaktır. Türkiye’nin orta gelir tuzağına düşmemek için alması gereken birçok önlem vardır. Türkiye 2010–2020 arasındaki on yılı 2000–2010 arasındaki on yıldan farklı olarak yapısal önlemlere hız vererek geçirmek zorundadır. Bireysel emeklilik sisteminin harekete geçirilmiş ve devletçe desteklenmiş olması tasarrufları artırmak için önemli bir hamledir ama yeterli değildir. İmalat sanayisinin gelişimini hızlandırmak, katma değeri artırmak için girişilen yeni teşvik modeli iyi niyetli bir girişim olmakla birlikte çok daha fazlasına ihtiyaç vardır. Sanayide çeşitlenmeyi gerçekleştirebilmek için her şeyden önce üzerinde çok konuşulan ama bir türlü gerçekleştirilemeyen sanayi envanteri çalışmasının tamamlanması gereklidir. Emek piyasasında gerekli esnekliği sağlamadan önce kayıt dışılık başta olmak üzere altyapı sorunlarını öncelikle çözmek gereklidir.

KAYNAKÇA

1. Mahfi Eğilmez, “Ekonomistlerden Orta Gelir Tuzağı Yorumu” Erişim: 02.04.2015            http://www.odd.org.tr/web_2837_1/entitialfocus.aspx?primary_id=923&target=categorial1&type=31&detail=single

2. Dr. Hatice Karahan, “Ekonomi Raporu 2012 Kalkınma Yolunda Yeni Eşik: Orta Gelir Tuzağı”. 2012. S. 96

3. Ercan Yaşar, Mesut Alper Gezer, “Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağına Yakalanma Riski ve Bu Riskten Kurtulma Önerileri”. 2014. S. 129

4. Mahfi Eğilmez, “Orta Gelir Tuzağı ve Türkiye”. Erişim Tarihi: 04.04.2015

http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/orta-gelir-tuzag-ve-turkiye.html

5. Onur Dündar, “Orta Gelir Tuzağı: Türkiye Ekonomisi İçin Riskler Ve Sakınma Stratejileri”. 2013. S.20-22

6. Ercan Yaşar, Mesut Alper Gezer, “Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağına Yakalanma Riski ve Bu Riskten Kurtulma Önerileri”. 2014. S. 130-131

7. Mahfi Eğilmez, “Orta Gelir Tuzağı ve Türkiye”. Erişim Tarihi: 02.05.2015

http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/orta-gelir-tuzag-ve-turkiye.html

8. Mahfi Eğilmez, “Orta Gelir Tuzağı ve Türkiye”. Erişim Tarihi: 05.05.2015

http://www.mahfiegilmez.com/2012/12/orta-gelir-tuzag-ve-turkiye.html

9. Taylan Altınpınar, “Yeni Türkiye’nin Yeni Gündemi: Orta gelir Tuzağı”. Erişim Tarihi: 05.05.2015                                 http://mekam.org/mekam/yeni-turkiyenin-yeni-gundemi-orta-gelir-tuzagi

10. Servet Yıldırım, “Ekonomistlerden Orta Gelir Tuzağı Yorumu” Erişim Tarihi: 09.05.2015  http://www.odd.org.tr/web_2837_1/entitialfocus.aspx?primary_id=923&target=categorial1&type=31&detail=single

11. Ercan Yaşar, Mesut Alper Gezer, “Türkiye’nin Orta Gelir Tuzağına Yakalanma Riski ve Bu Riskten Kurtulma Önerileri”. 2014. S. 138

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.