Para Politikası ile Maliye Politikası Arasındaki Farklar

0

Maliye politikasının temel argümanları şunlardır: Devlet, maliye politikasını kullanarak yani kamunun yaratacağı yeni teşvik unsurlarını ve kamunun yapacağı yeni yatırımları veya vergi oranlarının artırılıp azaltılmasını, bununla birlikte ülke içerisinde yaşayan insanlara eşit bir servet ve gelir dağılımı yaratarak daha insani koşullarda vatandaşların yaşamasını sağlayan bir ekonomi politikasıdır.

Para politikasında ise Merkez Bankasının yani para otoritesinin bankalar aracılığıyla ekonomideki para arzını yönlendirmesinin ya da aldığı kararlarla döviz piyasası işlemlerini kullanmak suretiyle yön vermesidir. Böylece yapılan bu uygulamalarla piyasadaki para miktarını (likidite) ayarlayarak piyasanın para arzını kontrol eder.

Maliye politikasını ülkemizde hükümet adına Maliye Bakanlığı yapmaktadır. Maliye Bakanlığı yaptığı politikaları Hazine, Gümrük ve Ekonomi Bakanlığı ile birlikte koordineli bir şekilde yürütür. Maliye politikasının uygulanabilmesi örneğin vergilerde yapılacak indirim ya da artış için hükümetin öncesinde yasa çıkarması veya mevcut yasada değişikliğe gitmesi gerekmektedir. Bu durum hükümetin karar alma mekanizmasını geciktireceği veya ilgili yasayı Meclis’ten geçirememe gibi riskler ortaya çıkarabileceği için pek de uygulamak istemediği bir politika aracıdır.

Para politikasını ise ülkemizde Merkez Bankası uygulamaktadır. Bu politikayı, bankalar ile yaptığı para alışverişlerinde faiz oranlarını değiştirip piyasa faizleriyle oynayarak gerçekleştirmektedir. Ayrıca mevduat zorunlu karşılık oranlarını artırıp azaltarak kredi miktar ve maliyetlerini de etkileyebilmektedir. Bununla birlikte Açık Piyasa İşlemleri (APİ) vasıtasıyla bankalardan tahvil alarak ve bankalara tahvil satarak piyasada bulunan para miktarını denetleyebilir. Bu sebeple para politikaları, birçok ülkede etkin bir şekilde kullanılır çünkü maliye politikasında yapıldığı gibi yasa çıkartmak veya değiştirmek gibi prosedür işlemlerine gerek kalmaz. Ayrıca para politikasını vatandaşlar pek anlamaz ve bu durum, hükümetlere bir baskı unsuru oluşturmaz.

Mesela maliye politikasının bir unsuru olan vergi artışı yapıldığı takdirde insanlar hükümeti eleştirmeye başlar. Bu eleştirilerde hükümetin bir sonraki seçimde oy kaybetmesine neden olur. Ancak zorunlu mevduat oranı ya da geç likidite penceresinde yapılacak bir artış vatandaşlar tarafından anlaşılamayacağı için oy kaybetme olasılığı daha da azalacaktır.

Para politikasında oluşabilecek herhangi bir olumsuz durumda mesela faiz artışı sonrası ekonomideki Resesyon (durgunluk) ya da daralmayı hızlı bir şekilde faizi indirerek kapatmaktadır. Vergi oranlarını yükseltip tekrar düşürmesi içinse zamana ihtiyaç vardır.

Para ve maliye politikaları uygulanırken birbirleriyle ilişkilendirilmeleri yani bir bütünlük içerisinde olmaları gerekmektedir. Enflasyon ile mücadelede para politikası uygulanıyorsa maliye politikasının da sıkı tutulma şartı bulunmaktadır. Para politikasının sıkı, maliye politikasının gevşek olduğu bir ortamda politikalar istenen sonucu vermeyebilir.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.