Rekabet Gücüne Farklı Yaklaşımlar: Tarihsel Perspektif

0

Uluslararası ölçekte rekabet gücünün argümanları ilk olarak Smith ve Ricardo tarafından literatüre katılan teorilerle ortaya konulmaya çalışılmıştır. Smith tarafından ortaya atılan mutlak üstünlük teorisinde kendilerinin üretemediği veya diğer ülkelere göre daha pahalıya üretmiş oldukları ürünleri ithal ederek, bir ülkenin nasıl avantajlı bir konuma gelebileceği konusu ele alınmaktadır.

Ricardo tarafından literatüre kazandırılan karşılaştırmalı üstünlük teorisine göre ise, diğerlerine göre bütün sektörlerde mutlak üstülüğe sahip olan bir ülkenin sadece karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olduğu ürünlerde uzmanlaşarak, uluslar arası rekabette nasıl avantajlı konuma gelebileceği açıklanmaya çalışılmaktadır (Kibritçioğlu, 1996: 12).

Ricardo tarafından ortaya konulmaya çalışılan argümanların daha ileri açıklamaları, Heckser, Ohlin ve Samuelson tarafından geliştirilen faktör donatımı teorisidir (Dinler, 1996: 465). Faktör donatımı, faktör fiyatlarının eşitlenmesi, gelir dağılımı ve büyüme arasında bir takım etkileşimler öngören bir konsepttir (Freeman and Soete, 2003: 384). Bu bağlamda ülkeler arasındaki rekabet gücü farklılığını Ricardo, maliyet ve teknolojideki farlılıklarla, Heckscher, Ohlin ve Samuelson ise faktör fiyatlarındaki farklılıklarla ortaya koymaya çalışmışlardır. Sonraki yıllarda ortaya atılan teorilerde ise ülkelerin uluslararası rekabetteki başarılarının sırları, teknoloji, ürün, ölçek ve talep eksenli yaklaşımlarla açıklanmaya çalışılmıştır (Bender and Li, 2002: 1)

Yukarıda belirtilen literatür tartışmalarının yanısıra rekabet gücü konusunda çeşitli etkileşimleri dikkate alan çok sayıda araştırma yapılmıştır. Dunnig tarafından yapılan bir çalışmada rekabet gücü ile verimlilik arasındaki ilişki araştırılmış ve özellikle uluslar arası rekabet gücünün ölçümünde kişi başına düşen gayri safi milli hasılanın önemine işaret edilmiştir. Bu çerçevede uluslararası rekabet gücü, ülkelerin ekonomik performanslarını karşılaştırılması olarak tanımlanmıştır (Carayannis and Sagi, 2001: 507).

Uluslararası rekabet gücüne farklı bir bakış açısı getiren Krugman ve Porter, ülkelerden ziyade endüstrilerin rekabet gücünün önemli olduğunu iddia etmektedirler. Bu bağlamda Krugman, sadece ulusal ekonomiler dikkate alınarak rekabet gücünü açıklamanın anlamlı olmayacağını belirtmektedir. Ayrıca, rekabet gücünün bir saplantı haline gelmesinin de yanlışlığına ve tehlikesine dikkat çeken Krugman, sadece dış ticaretle ilgili faktörler dikkate alınarak rekabet gücünün analiz edilmesinin de yanlış sonuçların ortaya çıkmasına neden olabileceğini ifade etmektedir. Dolayısıyla teorik olarak anlamlı görünen bir takım rekabet stratejileri uygulama sürecinde istenilen başarıların elde edilmesinde yeterli olamamaktadır (Krugman and Obstfeld, 1997: 25).

Rekabet gücü kapsamında bir ülkenin, uluslararası piyasalara ulaşarak mı yoksa bu piyasalarda fiilen yer alarak mı globalleşebileceği sorusunun cevabı önemlidir.

Literatürün kabaca ele alınışının ardından rekabet avantajı tartışmasında Porter’in Elmas Modeli yaklaşımına ayrıca bir parantez açarak devam edeceğiz.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.