SOSYAL POLİTİKANIN TARİHSEL GELİŞİMİ- 1

0

Sosyal politika kavram ve uygulama olarak,ekonomik ve toplumsal değişme ve gelişmelere paralel farklı bir gelişim izlemiştir.Bundan dolayı sosyal politikanın doğuşu ve gelişimini anlayabilmemiz için kapitalizmin izlediği tarihsel süreci de bilmemiz gerekmektedir.Kapitalist gelişmenin izlediği büyüme ve sermaye birikimi sistemlerinin incelenmesi,sosyal politikanın gelişiminde sanayi devrimi,1929 büyük ekonomik bunalımı ve 1970’lerde yaşanan ekonomik krizin belirleyici bir role sahip olduklarına söyleyebiliriz.

Endüstri Devrimi ve Sosyal Politika

1. yüzyılda ortaya çıkan sanayileşme ile birlikte üretim sürecinde önemli değişikler meydana gelmiş ve sosyal politika uygulamalarının başlıca nedenini oluşturmuştur.Yani belirli düzeye ulaşmış bir sanayi, sanayi içinde yer alan bir işçi sınıfı, siyasal rejimin demokratik nitelikli olması, düşünsel ortam ve uluslararası işçi hareketleri, genellikle sosyal politikanın doğuşunu hazırladığını söyleyebiliriz. Makineli üretim, üretim ilişkilerini önemli ölçüde değiştirmiş, emek ve sermaye birbirinden ayrı kişilerde toplanarak, iş bölümüne dayalı üretim süreci ortaya çıkmıştır. Kapitalistin malı olan ürün, bir kullanım değeridir: iplik, çizme vb. gibi bir şeydir. Ne var ki çizme vb.nin bir anlamda toplumsal ilerle­menin temelini oluşturmasına ve kapitalizmin kararlı bir ilerlemeci olmasına karşın, o, çizmeyi kendisi için üretmez. Meta üretiminde kul­lanım değeri asla, qu’on aime pour lui-meme (kendisi için sevilen) bir şey değildir. Kullanım değerleri yalnızca mübadele değerinin maddi özü, taşıyıcısı oldukları için ve böyle oldukları sürece üretilir.

Hiçbir mesleki bilgi ve beceriye sahip olmayan ve çoğunlukla kırsal kesimden gelenler yeni fabrika düzeninin niteliksiz işçilerini oluşturmuştur. Böylece nitelikli ve niteliksiz çok sayıda kişinin çalıştığı endüstriyel üretim, yeni bir toplumsal sınıfı, işçileri doğurmuştur. Üretim araçlarına sahip olmayan sadece ücretleriyle geçinen bu sınıflar karşısında, sanayi sınıfını gerçekleştiren sermaye sınıfı yer almıştır. Artık işçi, emeğinin kendisine ait olduğu kapitalistin denetimi altında çalışmaya başlamıştır.

Sermaye ve emek ayrışması gittikçe artmış görünmeyen bir el tarafından yönetilen serbest piyasa ekonomisinde bireye ve girişimciliğe değer verilmeye başlanmıştır. Bireysel özgürlüğü temel alan politika geleneği ve düşünce akımı olan liberalizm de aydınlanma çağı filozofları ve iktisatçıları arasında yayılmasıyla birlikte Liberalizm de ilk kez belirgin olarak bir düşünce akımı olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Onu Amerikan, Fransız ve diğer liberal düşünceler izlemiştir. Ünlü liberal düşünür John Locke’un devletin asıl amacı olarak gördüğü birey haklarını (yaşama hakkı, özgürlük, mülkiyet) koruma görevini, devlet yerine getirmekte başarısız olması veya bizzat bu haklara kendisinin tecavüz etmesi durumunda, devlete karşı başkaldırma hakkının doğması fikri liberal düşüncelerin dayanak noktasını oluşturmuştur.

Endüstrileşmenin emek ve sermaye ayrımlaştırmasını getirmesi, yanı başında üretim ve çalışma ilişkilerinde çıkar çatışmasını getirmiştir. 18. yüzyılda kapitalist üretim sistemine, doğal bir eşitlik ve özgürlük düşüncesine dayalı liberal düşünce eşlik etmiştir. Liberal devlet, özgürlüklere yasal sınırlar içinde kalındıkça müdahale etmeyen, doğal ve yasal eşitlik anlayışına dayalı ekonomik yaşamın kendi kuralları içinde işlemesi gerektiğine inanan bir anlayışı yansıtmaktaydı. Devletten sadece jandarma görevi üstlenmesi, ekonomik ve toplumsal yaşama müdahale etmemesi istenmekteydi. Adeta “görünmeyen bir elin” yönettiği serbest piyasa ekonomisinde, bireye ve girişimciliğe değer verilmekte, serbest rekabet liberal devletin temel ilkesi olmaktaydı. Endüstrileşmenin ilk yıllarında, işçiler 16-20 saati bulan uzun çalışma saatleri,sefalet ücretleri olarak adlandırılan yetersiz düşük ücretler, sağlık ve güvenlik yönünden oldukça elverişsiz çalışma koşulları, çok sayıda iş arayanın bulunduğu bir ortamda her an işten atılma tehlikesinin yaşandığı çalışma koşullarıyla karşı karşıya kalmışlardı.

İşyerlerindeki olumsuz koşullara, fabrikaları çevreleyen kentlerin sağlıksız, elverişsiz yaşam koşulları eşlik etmekteydi. İşçilerin çalışma koşullarının işverenle işçi arasında yapılan bireysel anlaşmalarla belirlendiği bu dönemde, elverişsiz çalışma koşulları zamanla çalışanların tepkisini doğurmuştur. İşçilerin, işi bırakmaları şeklinde başlayan tepkiler, toplumsal düzeyde siyasal ve mesleki örgütlenmelerle sürdürülmüştür. İşçi hareketi olarak adlandırılan bu tepkiler, işçilerin mesleki açıdan örgütlenmeleriyle oluşan sendikaların ve toplumsal düzeyde işçi partilerinin ortaya çıkmasına yol açmıştır. İşçi sınıfının yarattığı, çeşitli düşünce akımlarıyla desteklenen toplumsal tepkiler, devletin liberal anlayışında değişiklik yapılmasını gerektirmiştir.

Endüstrileşmenin yol açtığı büyük sorunlar karşısında giderek işlevsiz kalan geleneksel kurumların yerini, devletin yasal ve kurumsal düzenlemeleri almıştır. Kapitalist ekonomi yarattığı çeşitli kurumlarla (sendika,toplu pazarlık,sosyal sigorta vb.) emek ve sermaye arasındaki çelişkiyi içselleştirerek, çözümlenebilir bir çelişki durumuna getirmiştir. Toplumsal çözülmeyi önlemek ve toplumsal uzlaşmayı sağlamak için, sosyal politika aracılığıyla işçi sınıfının sorunlarına çözüm getirilmeye çalışılmıştır.

Sosyal politika, bu dönemde emek sermaye çatışmasını azaltmak gibi net bir ideolojiyi üstlenmiş, işçi sınıfına yönelik, bu sınıfın ekonomik ve sosyal güvencesine dönük talepleri yanıtlamıştır. Bismarck’ın 17 Kasım 1881 tarihinde Almanya’da meclisin beşinci seçim dönemi ilk oturumunda yaptığı imparatorluk açılış konuşmasında “Sosyal sorunların çözüm yollarının yalnız zorbalık ve taşkınlıkların bastırılmasında değil, aynı zamanda işçi refahının artırılmasında aranacağı ve sosyal sigortalar sayesinde vatana iç güvenlik ve huzuru için yeni ve sürekli güvenceler sağlanacağı” sosyal politikadan ne beklendiğini açıkça ortaya koymaktadır.

KAYNAKÇA

Talas, C.  T. (1992) ;  “Türkiye’nin Açıklamalı Sosyal Politika Tarihi ”

Marx K. (2011) ;  “Kapital 1. Cilt ”

 

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.