Taşerona Kadro Meselesinde Sona mı Yaklaşılıyor?

0

Geçtiğimiz haftadan itibaren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından hemen hemen her gün yapılan açıklamalarda kamu kurumlarında taşeron olarak çalışanlara yıl sonunda kadro verileceği konusunda açıklamalar yapılıyor. 2014’den beri düzenli aralıklarla yapılan açıklamalar bu konuda ümit verici gibi gözükse de popülist politikacıların söylemleri açıkçası şu anda insanlara inandırıcı gelmiyor. Nedeni ise aslında çok basit. Maliye’nin 2 milyon taşeron işçiye kadro verecek kadar bütçesinin olmaması.

Yine geçtiğimiz günlerde Kamu İhale Kurumu’nda yapılan ihalelerde çoğu kurum için yeni taşeron kadro ihaleleri açıldığı dile getirilen başlıklar arasında.  Temel soru ise ” Taşerona kadro sözü varsa neden Kamu İhale Kurumu taşeron ihalesine çıkıyor?”

Yapılan açıklamalarda belirsiz. Çünkü işçilere ne şekilde ve nasıl kadro verileceği belirtilmemiş. Taşeron işçiler için özel statü getirileceği veya personelin sözleşmeli kamu işçisi gibi kamuda istihdam edilerek belirli aralıklarla sözleşmesinin yenileneceği iddialar arasında. İşçilerin temel isteği tıpkı 657 sayılı devlet memurluğu kanunları altında çalışmak ancak garanti kadro özellikle son 2 senedir başta Sağlık ve Milli Eğitim’de çalışan personel için tam bir hayal. Zaten devlet aldığı personeli (Emniyet harici) sözleşmeli olarak istihdam ediyor. Teknik olarak yeni başlayan kamu personeli içinde garanti hakkı yok.

Taşerona kadro meselesinin inandırıcı olmamasına bir örnek sağlık sektöründen verilebilir. Şehir hastaneleri yavaş yavaş açılmaya başladı. Bununla birlikte bu hastanelerde hizmet veren hekimlik hizmeti hariç tüm branşlar alt yüklenici firmalar tarafından hizmet alımı şeklinde yapılıyor. 2014 yılından itibaren her sene sonunda -özellikle seçimlere doğru-  taşeron işçilere kadro sözü verildiği halde, açılacak olan hastanelerde dahil taşeron hizmetinin nasıl firmalara verildiği bir diğer soruyu oluşturuyor.

Salı günü Başbakan tarafından yapılan açıklamada da taşeron mevzusuna değinildi. Yapılan açıklamada; “O iş bitti tamam, eli kulağında. Bugün yarın devreye girecek. Yeni seneden itibaren (2018) artık bu taşeron mevzusu bitmiş oluyor.” şeklinde ifadeler kullandı.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’da benzer açıklamalarda bulundu. Bozdağ; “ Taşeron işçilerle alakalı hazırlıklar son noktaya geldi. Sayın Başbakanımızında ifade ettiği gibi yıl sonu vey yeni yıl başında bu konu parlamentonun gündeminde yer alacaktır.” şeklinde taşeron mevzusunu dile getirdi.

Taşeron denilince akla ilk gelen başlıklar güvencesiz çalışma, ücret düşüklüğü ve işçinin haksız yere feshi gibi konular. 1980’lerden beri devam eden bu süreç aralıksız seçimlere yaklaşıldıkça her dönem dillendirilen bir başlık. Milli Eğitim’de çalışan bir kadrolu ve sözleşmeli öğretmenin aldığı maaş arasında uçurum yaşanıyorsa bu durum hem öğretmenlerin yaşamlarını ve gelecek nesilleri emanet ettiğimiz bu öğretmenin çocukları hangi psikoloji alında yetiştirileceğini bizlere gösteriyor. Önümüzdeki bu 2 aylık süreç içerisinde ne değişir veya ne değişmez göreceğiz.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.