Para Ekonomi Blogu Borsa Dolar Euro Altın Pazarlama Reklam Haber analiz Paranomist iibf iktisadi bilimler fakültesi Haberleri ingilizce makaleler piyasalar

Türk Lirasında Yaşanan Değer Kaybı: 2013-2017 Periyodu

0

Türk Lirası, 2013’ten beri gelişen bir takım nedenlerden dolayı düzenli olarak değer kaybediyor. Piyasalarda, oluşan değer kaybı nedeniyle karamsarlık ve endişe hakim. Türk Lirasında oluşan her bir değer kaybı hem devlet kaynaklarını, hem piyasaları ve zincirin son halkası olan vatandaşları önemli ölçüde etkiliyor. Devletin 2018 yılı için ödemesi gereken döviz miktarı yaklaşık 210 milyar dolar civarı. Bu paranın 170 milyar dolarını vadesi gelmiş borç, kredi ve döviz mevduatları oluştururken 40 milyar dolar kadarını ise cari açık oluşturuyor. Bununla birlikte ülkemizin uluslararası olarak net yatırım döviz açığı ise 440 milyar dolar seviyelerinde. İhracatın artması veya ithalatın düşmesi, yükselen kur karşısında, oluşan bu açıkları kapatacak güçte değil. Yükselen döviz kuru karşısında panik havasında olan bir ülkeye sermaye girişi kısıtlanır. Ancak faiz oranlarının yükselmesi ile “vur-kaç” için para girişi yaşanabilir. Bu bile kısmi olarak güvene dayanır.

“Ülkemizin kuru Türk Lirası ama döviz kurunun yüksekliği bize nasıl etki yapar? Sonuç olarak biz alışverişi lira ile yapıyoruz.” Sıradan vatandaşın sorduğu temel soru bu. Açıklamak gerekirse araçlara konulan benzin, motorin ya da LPG, evleri ısıtan doğalgaz ve zaman zaman ithal edilen gıda maddeleri dolar ile ülkemize geliyor. Biz bu mallara Türk Lirası ile ödeme yapıyoruz ama bu malları ithal eden şirketler ödemeleri dolar ile yapıyor. Örneğin 6 ay önce 1 m3 gazı 3.50 dolar’a alan şirket şimdi 1 m3 gazı 3.90’a aldığını varsayalım. Yani dağıtım yapan şirkete 40 cent fazla ödeme yapıyor. Arada ödediği fazla parayıda hak-lktan yani ürünü kullanan vatandaştan alıyor.

Girişte açıklandığı gibi TL aslında 2013’ten beri değer kaybetse de en fazla değeri 2015 ve 2016 yıllarında yaşadı. 2015 yılında 2.91 seviyelerinde olan kur 2016 yılında 3.52 seviyelerine yükseldi. TL’de yaşanan bu değer kaybı doğrudan tüketicinin kullandığı ürünlere yansıyınca doğrudan enflasyonda da artış yaşandı.

Karşı argüman olarak TL’de yaşanan değer kaybını gelişmekte olan ülke para birimlerinde de görebiliriz. Meksika Pezosu 2013’te 13 seviyesindeyken 2017 yılında 18 seviyelerinde, (1 Dolar=18 Meksika Pezosu), 2013 yılında Rus Rublesi 32 seviyesindeyken 2017 yılında 58 seviyelerinde (1 Dolar=58 Ruble) gerçekleşti.

Türk Lirası 28.11.2017 gün sonu itibariyle 3.96 seviyelerini koruyor. Bu kadar yükselmesinin hem ülke içi hem de ülke dışı kaynaklı problemleri var. ülke içine bakarsak ilk argüman Merkez Bankasının bağımsız karar verememesidir. Bir kurum kararlarını kendi veremiyor sürekli birilerinden emir alıyorsa o kurum bağımlıdır. Ve bu ilgili kurumun görevi para politikasını düzenlemekse işin boyutu bir nebze daha değişir. Devamında kamu açıkları, enflasyonun durdurulamaması ve işsizliğin sürekli artması döviz kurunu yükselten iç etkenleri oluşturuyor. Dış etkenler ise ABD’de halen tutuklu bulunan İran asıllı işadamı Reza Zarrab’ın verdiği ifadeler nezdinde bazı Türk bankalarına ceza kesileceği söylentileri dolar’ın ateşini şimdilik sıcak tutuyor.

Kaynak: Bu makalede kullanılan rakamlar ve bazı bilgiler www mahfiegilmez com/2017/11/tlnin-deger-kayb-ve-bir-oneri.html sitesinden alınmıştır.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.