Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Faiz Hamleleri ve Amerikan Dolarının Yükseliş Seyri

0

Merkez Bankası’nın yılın ilk 4 ayında Dolar’ın 4.10 TL seviyesine yaklaşmasıyla Geç Likidite Penceresini (GLP) yüzde 13.50’e yükseltmişti. Yapılan bu artış yükselen kuru baskılamak için yeterli olamamış, Fed (Amerikan Merkez Bankası) parasal sıkılaştırma politikası uyguladığı için Dolar dünyada güçlenmeye başlamıştı. ABD tahvil faizlerinin yükselmesiyle de Türkiye gibi dış finansman ihtiyaçlarına bağımlı ülkelere giren fon miktarı azalmaya başlamış ve kur üzerinde baskı oluşmuştu. 18 Nisan’da erken seçim kararı açklaması ekonomik belirsizlikler de kur üzerinde baskı unsuru oluşturmuştu.

2018 Mayıs ayından itibaren USD/TL kuru 4.20 üzerine çıkmaya başlamış ve ilk iki hafta içerisinde 0.75 baz puanlık faiz artışı yapılmış fakat bu artış herhangi bir etki yaratmamıştı. Artık işin içinden Merkez Bankası da çıkamamaya başlamış ve yükselen kuru hepimiz sadece izlemiştik. Bir ara 4.90 TL’den 4.55 TL’ye geriledi. Tekrar 4.71 TL’ye yükselen kur Mayıs sonu itibariyle 4.50-4.70 TL bandını korudu.

Merkez Bankası 7 Haziran 2018 tarihinde Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı yapacak ve muhtemelen faiz artışı kararı alacak. Piyasaların beklentisi ve hazırlıkları bu yönde. Haziran itibariyle kur 4.60-4.70 TL bandında ve MB’nin bu bandı en azından 4.50 TL altına düşüreceği tahmin ediliyor. Bir diğer tahmin faizlerin sabit bırakılabileceği ve Fed’in 12-13 Haziran 2018’de yapacağı toplantı sonrasında artışa gidebileceği yönünde tahminler mevcut. Nedeni Fed’in faiz arttırması demek Türk Lirasının değer kaybetmesi demektir. Bununla birlikte MB’nin aldığı diğer bir kararda ihracat ve döviz kazandırıcı hizmetler reeskont kredilerinde döviz kurunu sabitleme kararı aldı.

Not: MB’nin bu noktada yapması gereken en önemli şey kendi bağımsızlığını piyasalara kavratmak ve mümkün olduğunca siyasetten uzak kalmaktır. 2001 öncesi hükümetlerin bağımsız olmayan MB’yi ne kadar yıprattığını ve itibarsızlaştırdıklarını biliyoruz. Politika faizinin yüzde 8.00’den yüzde 16.50 bandına çekilmesi aslında bağımsızlığının bir göstergesi gibi gözükse de yapılan açıklamalar ve takınılan tavırlar bunu gölgeliyor.

Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi Konaklama İşletmeciliği bölümü mezunuyum. İstanbul Aydın Üniversitesi İşletme Yönetimi bölümünde Yüksek Lisansımı tamamladım. İlgi alanlarım Ekonomi, Marka Yönetimi ve Markalaşma, Genel ve Türk Siyasi Tarihi ile Roma Tarihi ve Sağlık Bilimleridir. Tarih, Ekonomi ve güncel konular hakkında ayrıca kendime ait bir blog sitem mevcut. Buradan da beni takip edebilirsiniz. : mehmetayaz2828@blogspot.com.tr

Cevap Yaz

Your email address will not be published.