Türkiye ve Dünya’dan Aile Şirketleri

0

 I) Aile Şirketi Kavramı
Aile şirketleri hakkında yayınlanan makalelerde, dünyadaki aile kontrollü şirketlerin sayısının, tüm dünyadaki şirketlerin % 65 ile % 80 arası olduğu belirtilmektedir. Bunların önemli bir kısmının küçük ölçekli şirketler olduğu ve bir nesilden diğer bir nesil’e hiçbir zaman geçmeyeceği tahmin edilmektedir. Ancak başka bir gerçek ise, dünyadaki en büyük ve başarılı şirketlerin % 40’ı aile şirketleridir (Fortune 500’ten aktaran Büte ve Tekarslan, 2010: 3).

Aile şirketi, tek bir ailenin çoğunlukla oyuna sahip olduğu tüzel şirket veya diğer ortaklıklar ya da tek bir ailenin, şirketin stratejik kararlarında ve özellikle genel müdürün seçiminde etkili olduğu yapıdır (Kırım’dan aktaran Özbezek, 2011 : 9).

Aile şirketi denilince genel olarak, birbiriyle akrabalık ilişkileri olan bireylerin mal ya da hizmet üretmek için bir araya gelerek oluşturdukları kar amaçlı sosyal örgütler anlaşılır. Ancak günümüzde artık çok sık telaffuz edilen “aile şirketi” kavramı farklı bakış açılarına ile değişik şekillerde tanımlanmaktadır (Alayoglu’ndan aktaran, Büte ve Tekarslan, 2010: 3). En yaygın olan tanımı şöyledir: “Ailenin geçimini saglamak ve/veya mirasın dağılmasını önlemek amacıyla kurulan ve ailenin geçimini saglayan kişi tarafından yönetilen şirkettir” (İyiişleroglu’dan aktaran Büte ve Tekarslan, 2010: 3).

II) Tanımlar
Aile şirketleri ile ilgili tanımlar aşağıda verilmektedir (Özbezek, 2011: 6-7):

  1. Aile: Aile; özünde anne-baba ve çocuklardan oluşan, duygusallığın hakim olduğu, kan bağının belirleyici olduğu, karşılıklı korumanın öne çıktığı, toplumun en küçük sosyal yapısıdır (Fındıkçı’dan aktaran Özbezek, 2011:6).
  2. İşletme: Emek, sermaye ve diğer üretim faktörlerinin planlı, bilinçli ve sistemli bir biçimde bir araya getirilip mal veya hizmet üretimine yönlenen ve amaçlarına ulaşmak için üretim kaynaklarının kullanımında ekonomik ve akılcı kararlar alan toplumsal, ekonomik ve teknik birimlerdir (Şimşek’ten aktaran, Özbezek 2011: 7).
  3. Aile Şirketi: Aile şirketi ailenin geçimini sağlamak ve/veya mirasın dağılmasını önlemek amacıyla kurulan, ailenin geçimini sağlayan kişi tarafından yönetilen, yönetim kademelerinin önemli bir bölümü aile üyelerince doldurulan, kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu ve en az iki jenerasyonunun kurumda istihdam edildiği şirkettir (Karpuzoğlu’ndan aktaran Özbezek, 2011: 7).
  4. Kardeş Ortaklığı: Aile şirketlerinde iki ya da daha fazla kardeşin hisselerin çoğunluğuna ve kontrolüne sahip olmasına denir.
  5. Kuzen Konsorsiyumu: Aile şirketlerinde birkaç nesil ve parçalanmış bir mülkiyet yapısı içerisinde şirkete hissedar olan pek çok kuzen bulunması ile meydana gelen ortaklıktır.
  6. Kurucu Girişimci: İşletmeyi kuran, büyümesini sağlayan, ilerleyen dönemlerde diğer nesillerle birlikte işletmede faaliyet gösteren, işletme içinde düzeni sağlayan, son sözü söyleyen, yetki ve sorumluluklarını çeşitli sebeplerle devretmekten çekinen, genellikle ailenin en büyük ferdi olan kişidir.
  7. Varis: Gelecekte girişimcinin yerini alarak firmanın yönetim kurulu başkanı veya genel müdürü ünvanını alacak ve şirket yönetiminde etkin görev üstlenecek olan kişidir (Karpuzoğlu’ndan aktaran Özbezek, 2011: 7).
  8. Ailesel Yönetim: Bir şirket yönetiminde sahipliğin, temel politik karar organlarının ve hiyerarşik yapının önemli bir kısmının belli bir ailenin üyelerinden oluşması halinde söz konusudur ve bu yönetim şeklinin en önemli özelliği; üst yönetim kademelerinin söz konusu ailenin mensuplarına açık olmasıdır (Koçel, 2015: 82).
  9. Kurumsallaşma: Bir işletmenin kişilerden ziyade kurallara, standartlara, prosedürlere sahip olması, kendine özgü iş yapma usul ve yöntemlerini içermesi ve bu sayede diğer işletmelerden farklı ve ayırt edici bir kimlik kazanması süreci şeklinde ifade edilebilmektedir (Alayoğlu’ndan aktaran Özbezek, 2011: 7).
  10. Nepotizm (Akraba kayırmacılığı): İşletmelerde yetenek ve performansın yerine kan bağının ön plana çıkmasına “Nepotizm” adı verilir (Arıca’dan aktaran Özbezek, 2011: 7).

III) Aile Şirketlerinin Temel Özellikleri
Aile şirketlerini diğer şirketlerden ayıran bazı temel özellikler bulunur. Bu temel özellikler şu şekildedir (Ateş’ten aktaran Aktuğ, 2014: 33-34):

  1. Genel olarak, aile şirketlerinin sahipliği ile alakalı özelliği tepe yöneticisinin hem şirket sahibi hem de ailenin lideri olmasıdır. Aile içinde üstünlüğü olan ve öz sahibi olan kişi aile kapsamındaki liderlik özelliğini şirketin yöneticiliğinde ve sahipliğinde de görev edindiğini gözlemlenir.
  2. Aile şirketlerinde özellikle idari yapı kapsamında görevlerini yerine getiren çalışanlar aile üyelerinden ve diğer akrabalardan seçilir. Aile şirketlerinde işe alım süresinde ve personel seçimlerinde aile üyelerine ve yakın akrabalıklara diğer kişilere oranla öncelik tanınmakla birlikte aynı zamanda deneyim ve bilgi birikimi ikinci planda olur.
  3. Aile şirketleri genel olarak küçük ölçekte kurulduğu ve bu şekilde faaliyetlerini yürüttüğü için kurumsal olarak yaşanabilecek problemlerde dışarıdan kaynak temin etmekten kaçınırlar.
  4. Genel olarak aile şirketlerinde şirketin önceden belirlenen genel kuralları, aile içinde kullanılan kurallar ile benzerlik gösterir. Ailenin mevcut değer yargıları, şirketin amaç ve hedefleriyle paralellik gösterir. Bu tip şirketler genel olarak aile üyelerinin özel hususlarına göre düzen bulabilirler. Farklı sağlık durumları ve çalışma saatlerinde şirket kendisini aile ferdine göre düzene sokar.
  5. Aile şirketlerinde şirketin oluşum sürecinden başlayarak, hala varlıklarını sürdüren yöneticilerin çocukları da aile şirketlerinin aktif şekilde faaliyet gösteren yönetim kadrosunda yerlerini alırlar. Genel olarak şirketlerin sahipleri şirketi, kendisinden sonra devir alacak olan bireyin şirketi sahiplenmesini, tanımasını ve işi tamamıyla öğrenmesini isterler.
  6. Aile ilişkileri aile şirketlerinde yöneticinin belirlenmesi açısından son derece önemli bir husustur. Şirketin kurucusu olan aile büyüğü, aile içinde inandığı ve güvendiği kişileri şirkette de üst yönetim kademelerinde görev vererek, aile içinde yaşandığı gibi şirket içinde de o kişinin yanında olmasını görmek ister. Bu tip şirketlerde, şirketin prestiji ve ismi çoğunlukla ailenin prestij ve ismiyle beraber büyüyüp gelişim sağlar. Aile fertlerinin toplumdaki mevcut statüleri, aynı zamanda şirketin de toplumdaki statüsünü belirlemekte, aile fertlerinin şirket içinde fiilen çalışıp çalışımadığına önem vermeden, şirket şanı aile ile beraber gelişim göstermektedir.                                                                                                               

IV) Aile Şirketlerinin Gelişim Evreleri
Aile şirketleri genellikle küçük işletme olarak kurulup, zamanla büyümekte ve ulusal hatta uluslar arası bir şirket haline bile dönüşebilmektedirler (Arslan’dan aktaran Özbezek, 2011: 22). Ancak büyürken aile şirketlerinin bir dizi yaşam evresinden geçmesi gerekir (Erdoğmuş’tan aktaran Özbezek, 2011: 22). Ayrıca büyüme sürecindeki her yaşam evresinde aile şirketleri faklı karakteristik özellikler göstermekte ve farklı sorunlar yaşamaktadır.

Gelişme evreleri (yaşam evreleri) ve buna bağlı olarak ortaklık yapıları açısından aile şirketlerini 4 ana başlık altında toplanabilmektedir (Alayoğlu’ndan aktaran Özbezek, 2011: 22-23; Özbezek, 2011: 24-32):

Girişimcinin sahip olduğu ve yönettiği birinci nesil (Tek Patronlu) aile şirketleri: Aile işletmelerinin ilk evresidir ve kurucu örgüt kültürünü şekillendirmeye çalışmaktadır. Sermaye bulma, yaşayabilecek bir ürün geliştirme ve pazardan pay alabilme, bu evrenin en önemli işini oluşturmaktadır. Yeni bir kadro oluşturmak gerekir. Planlama ve koordinasyon zayıftır, ancak girişimcinin pek çok fikri mevcuttur. Bu evrede devretme ve süreklilik gibi konular düşünülmemektedir. Kurucunun tek hedefi ayakta kalmaktadır (Erşahan’dan aktaran Özbezek, 2011: 24).

Büyüyen ve gelişen aile şirketleri (Kardeş Ortaklığı): Aile işletmelerinin bir diğer kuruluş şekli de, kardeşlerin ortaklığıdır. Mülkiyetin evriminde bir sonraki aşamayı oluşturur (Kırım’dan aktaran Özbezek, 2011: 26). Yani gelişim sürecinin ikinci evresini, büyüyen, gelişen ve mülkiyeti kardeşler arasında paylaşılan kardeş ortaklıkları oluşturur (Karpuzoğlu’ndan aktaran Özbezek 2011: 26).

Kompleks Aile şirketleri (Kuzenlerin Yönettiği İkinci ve Üçüncü Nesil Aile şirketleri): Gelişme sürecinin üçüncü evresinde, kuzenlerin yönettiği ve önemli kararları aldığı, kompleks aile şirketi olarak da nitelendirilen ikinci ve üçüncü nesil aile şirketleri yer almaktadır (Karpuzoğlu’ndan aktaran Özbezek 2011: 29). Aile şirketlerinin bu aşamasında, şirkete hissedar olan pek çok kuzen bulunur ve aynı zamanda, şirkette çalışan ve çalışmayan hissedarlar ayrımı daha belirgin olarak ortaya çıkmıştır (Kırım’dan aktaran Özbezek, 2011: 29).

Sürekli olmayı başaran aile şirketleri: Gelişme evresinin son aşamasında, sürekli olmayı başaran aile şirketleri yer almaktadır. Bu evre diğerlerinden farkı kurumsallaşma öğelerinin yoğun şekilde şirket bünyesinde barınması, bir başka ifadeyle, iş değerlerinin aile değerlerinden daha önemli hale gelmesidir (Karpuzoğlu’ndan aktaran Özbezek 2011: 32).

V) Aile Şirketlerinin Avantajları ve Dezavantajları
Avantajları (Sadri, 2013: 12-13):

“1. Ailenin tanınmış unvanı sosyal çevre ve iş çevresinde, aileye iyi ilişkiler sağlıyor.
2. Bağımsızlık ve başkaları tarafından denetlenmeme ve işleri kendi bildikleri gibi yapma, onların avantajlarıdır (Rosenblatt vd.’den aktaran Sadri, 2013: 12).
3. Aile şirketlerinde sermayenin büyük bir kısmına sahip olmanın getirdiği avantajla teknik ve idari konularda yeni yöntemler uygulamak ve yeni yatırım alanlarına yönelmek ile ilgili kararlar daha kısa zamanda alınmaktadır (Knight’dan aktaran Sadri, 2013: 12) ve bu karar mekanizmasının daha hızlaştırmaktadır. Ancak kişisel özelliklere bağlı olarak bazen yavaş da olabilmektedir.
4. Bürokrasi azlığı ve pratiklik
5. İşe alışma, motivasyon ve yüksek başarı güdüsü
6. Yoğun çalışma
7. Aile birliğinden doğan “biz” bilinci
8. Güç birliği yapabilme
9. Kısa zamanda büyüyüp gelişebilme
10. Amatör ruhun hakim olması
11. Örf, adet, saygı, şefkat, vefa ve bağlılık duygularının hakimiyeti
12. Yeni kuşak tepe yönetici adaylarının belirlenmesi sebebiyle önceden bu yönde eğitilip hazırlanabilmeleri
13. Finansal kaynak ve sermaye gücü temini aile şirketler için kolaydır, genellikle şirket ve işletme sermayesinin tamamı öz kaynaklardan oluşmaktadır.
14. Kar dağıtmak yerine, genellikle şirketin gelişmesine yatırım yapılması
15. Finansman sorunlarını daha çok aile içinde çözümleme yoluna gidilmesi
16. Aile olmanın avantajlarından yararlanılarak düşünceler daha özgürce söylenebilir. (Hodgetts vd.’den aktaran Sadri, 2013: 13). Dolayısıyla şirketin ve kişilerin hedefleri gerçekçi bir şekilde belirlenebilir ve örgütsel amaçlar daha kolay bütünleşebilir (KetsdeVries’den aktaran Sadri, 2013: 13).”

Dezavantajları (Sadri, 2013: 13-14):
“1. Merkeziyetçi yönetim
2. Patronun mutlak otorite sahibi olması
3. Tek başına ve ani kararlar alması
4. Modern yönetim teknikleri yerine günlük karar ve çözümlerin tercih edilmesi
5. Bilgi ve becerilerin güncellenmemesi
6. Patronların her şeyi ben bilirim, ben yapabilirim inanç veya görüşleri
7. Patronların profesyonellerle yarışmaları ve onları küçük görme veya değer vermeme eğilimleri
8. Aile fertlerinin kayırılması
9. Kan bağının ön plana çıkarak, “işe göre adam” değil, “adama göre iş” uygulaması
10. Üst kademelere gelen yeteneksiz aile fertleri sebebiyle şirketin geleceğinin riske girmesi
11. İş tanımlarının olmaması veya olup da uygulanmaması sebebiyle, yetki ve sorumluluk karmaşasının ortaya çıkması
12.Aile fertleri ile profesyonel yöneticiler arasında çatışma çıkması ve ortamın gerilmesi
13.Yeni kuşak tepe yönetici adaylarının belli olması sebebiyle sistemin ve/veya profesyonellerin önünü tıkayabilmeleri
14.Kuşak değişim sancıları
15. Yeni kuşak ile eski kuşağın yarışması
16.Aile içi çekişme ve sorunların işe yansıması
17. Sermaye erozyonu durumunda, şirket ve aile bazında ortaya çıkan sıkıntılar
18. Şirket kültürünün oluşumunda ailenin kendine has kültürü, değerleri, inançları ve geleneği yanı sıra uluslararası standartların dikkate alınarak bir sentez yapılmaması
19. Kurumsallaşma ve profesyonelleşme önündeki engeller
20. Muhafazakarlık; değişime direncin yüksek olması
21. Patron gücünün yeni yönelimleri engelleyebilmesi”

VI) Aile Şirketlerine Türkiye’den ve Dünya’dan Örnekler
VI.I. Türkiye’den Bir Aile Şirketi Örneği: “Hacı Bekir Lokumları”

Türk ekonomisinde sayısı az da olsa Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulmuş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanıklık etmiş şirketler mevcuttur. 237 yıllık Hacı Bekir Lokumları Türkiye’nin en eski markasıdır (radikal. com.tr/ekonomi/turkiyenin_en _eski_aile_sirketi_237_yasinda-1208727, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

Kastamonu’nun Araç ilçesinden İstanbul’a gelerek 1777 yılında Bahçekapı’da açtığı küçük şekerci dükkanında, lokum, akide gibi şekerleri imal edip satmaya başlayan ve daha sonra 1817-1820 yıllarında hac görevini yerine getirmesiyle Hacı Bekir olarak anılacak olan, Şekerci Hacı Bekir Efendi’nin kurduğu şirket, bugün beşinci kuşak tarafından yönetilmektedir (radikal. com.tr/ekonomi/turkiyenin_en _eski_aile_sirketi_237_yasinda-1208727, Erişim Tarihi: 10.10.2015).                                                            .

Hacı Bekir Efendi’nin İngiliz müşterilerinden bir gezgin, beraberinde götürdüğü lokumları ülkesinde kendi takmış olduğu ad ile ikram etmiştir, “Turkish Delight”. Lokumun, o günden bugüne İngilizce konuşulan memleketler ve dünya genelinde “Turkish Delight”, Fransa ve Balkanlar’da ise “Lokoum” olarak anıldığı söylenmektedir (radikal. com.tr/ekonomi/turkiyenin_en _eski_aile_sirketi_237_yasinda-1208727, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

VI.I.I. Tarihçe
Türk-Osmanlı toplumu ve tarihinin bir parçası halinde, kültür ve geleneğimize yerleşen Hacı Bekir Lokumları’nın kurucusu Hacı Bekir, bilhassa zamanın yaşam tarzını belgeleyen roman ve yazılarda da yer almıştır, 19. ve 20. yüzyıl başlarındaki İstanbul mozaiğinin parçaları olan yabancı sanatkarlar tarafından kaleme alınmıştır, hatta dönemin ünlü ressamlarından Malta’lı Amadeo Preziosi fırçasıyla resmedilmiştir. Zamanın yaşamını ve Hacı Bekir Efendi’yi resmeden ve orijinali Paris Louvre Sanat Müzesi’nde bulunan 43×58 cm boyutlarındaki suluboya tablonun litografik reprodüksiyonu 214 numara ile Topkapı Sarayı’nda sergilenir (hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A7e.html, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

Hacı Bekir Efendi’nin vefatını takiben, önce oğlu Mehmed Muhiddin Efendi ve O’nun da vefatıyla torunu Ali Muhiddin Hacı Bekir işleri devralır. Aynı prensip, yetenek ve meslek aşkıyla işi devam ettirmeleriyle sarayın Şekercibaşı’lık ünvanı da onlarla beraber babadan oğula devam eder (hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A 7e.html, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

Torun Ali Muhiddin Hacı Bekir dönemiyle beraber Hacı Bekir Müessesesi, devrimizde görülebilen türden uluslararası girişimlere imza atarak bir dünya firması halini almıştır. Osmanlı’nın son yıllarına gelinirken 1911’de Ali Muhiddin Bey’e Mısır Sarayı tarafından da Şekercibaşı’lık ünvanı hak görülmüş, Mısır’ın büyük iki kenti Kahire ve İskenderiye’de, gönderilen usta ve personel ile Hacı Bekir şubeleri kurulmuştur (hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A7e.html, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

1926 yılına gelindiğinde Büyük Atatürk’ün emirleriyle Karadeniz Gemisi’yle düzenlenen, ülkemiz sanayiini Kuzey Afrika ve Avrupa ülkelerine tanıtmak amaçlı, 90 gün süren ilk yüzer sergiye o tarihteki sınırlı sanayi ürünleriyle birlikte Hacı Bekir firması da katılmıştır (hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A7e. html, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

Dünyanın en eski 100 markasından biri olan Şekerci Hacı Bekir, halen Türkiye’nin ilk firması olarak günümüzde Hacı Bekir Sanayi A.Ş.’nde üretilen mamullerini Ali Muhiddin Hacı Bekir Ticaret A.Ş. ‘ne ait 4 dükkan, bir franchise işletmesi ve muhtelif bayiler kanalı ile pazarlamaya devam etmektedir (hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A7e.html, Erişim Tarihi: 10.10.2015).

VI.II. Dünya’dan Bir Aile Şirketi Örneği: “ALDI (Nord-Süd)”

10 Nisan 1913’te Essen-Schonnebeck’de günümüzdeki ALDI’nin kurucuları Karl ve Theo Albrecht’in babası Karl Albrecht “Fırın Ürünleri Ticareti” yapıyordu. Karl’ın karısı Anna Albrecht, 1914 yılında oğullarının daha sonra Almanya’da ticaret tarihi yazacakları başarılı, müşteri odaklı ticari ilkenin çekirdeği olan ilk gıda mağazasını açar (aldi-nord.de/unternehmen/ueber-aldi-nord/100-jahre-kaufmannstradition.html, Erişim Tarihi: 11.05.2017).

1945-1957 İnovasyona Adım “Self-Servis Mağaza Yapıları” (unternehmen.aldi-sued .de/de/ueber-aldi-sued/unser-unternehmen/, Erişim Tarihi: 11.05.2017):

1945: Ebeveyn şirketini Karl ve Theo Albrecht kardeşler devralır.

1948: Şubelerle genişleme başlar: Yılın sonunda hazırda dört tane Albrecht mağazası vardır.

1954: Essen kasabasının dışında ilk mağaza açılır. Şube ağı 77 şubeye ulaşır. Aile işletmesi bir self-servis mağazasına dönüşür: Müşteriler ilk kez raflardan yiyecek alabilirler.

1955: Şube ağı büyüyor: Kuzey Ren-Vestfalya dışında 100 şubeye ulaşılır.

1957: Mülheim-Dümpten’de ikinci olarak ofis binalı bir depo şeklinde açılan ikinci şirket; birkaç yıl sonra, ALDI GÜNEY’in ilk merkezi olacaktır.

ALDI (“ALBRECHT DISKONT”) adı altında Theo Albrecht, 1962’den itibaren Almanya’nın kuzeyinde bulunan şube ağını kurmaya başlamıştır. İlkesi “Gereklilikler üzerine yoğunlaşma: Müşteridir!”. Müşteri ALDI’de en düşük fiyatlarla nitelik olarak yüksek kalitede ürünlere ulaşmalıdır. Bunun için ALDI, ayrıntılı mağaza tasarımı ve büyük bütçeli reklamlardan isteyerek vazgeçti. Fakat, ALDI’nın fiyat-performans oranı 60’lı ve 70’li yılların en iyi reklam medyası halini aldı. ALDI uzun süredir “reyon üzerinde kartonlardan satış” dışında başka özelliğe sahip olmasa da; ALDI’nin indirim taslağı, 60 yılı aşkın bir süredir esas olarak devam etmektedir (aldi-nord.de/unternehmen/ueber-aldi-nord/100-jahre-kaufmannstradition.html, Erişim Tarihi: 11.05.2017).

          VII) Aile Şirketlerinin Sürekliliği Nasıl Sağlanır?
Günümüzde rekabet koşulları çerçevesinde aile işletmelerinin yeni çağın taleplerine uyum sağlaması, büyük ölçüde de değişmesi gerekir. Bu değişimi sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde başarabilmenin yolu ise, özellikle işletmeyi kuran ve gelecekte onu devralacak olan kişiler arasındaki çatışmayı en aza indirebilmektir. (Çelik vd,: 191). Bunun içinde bazı anahtar faktörlerin uygulanabilmesi önem taşır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır (Birbil ve Özdemir’den aktaran Özbezek, 2011: 51):

– Aile ile iş dünyası arasında nasıl bir arayüz oluşturulacağını belirleyen bir yapının oluşturulması,

– Aile fertlerinin şirkete alımı ve değerlendirilmeleri konusunda bir istihdam politikasının oluşturulması,

– Aile fertlerinin gereklerine uygun olarak eğitilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Sonuç olarak, yönetim açısından gerekli düzenlemeleri yapamayan ya da bu düzenlemeleri sadece belirli kişi ve ailelerin yetenek ve öngörülerine dayandıran, yeni yönetim kavram ve tekniklerini benimsemeyen, profesyonel yönetimden uzak duran işletmelerin günümüz rekabet ortamında varlıklarını devam ettirebilmeleri oldukça güçtür (Çelik vd,: 189-190).

          Kaynakça
Aktuğ, Hanife Şule, Aile Şirketlerinde İşe Alım Süreci: İstanbul’da Bir Örnek Uygulama, Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Yönetimi Anabilim Dalı, İnsan Kaynakları ve Örgütsel Değişim Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2014
Büte, Mustafa, Tekarslan, Erdal, “Nepotizm’in Çalışanlar Üzerine Etkileri: Aile İşletmelerine Yönelik Bir Saha Araştırması”, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, VI/1, (Bahar 2010), s. 1-21.
Çelik, Adnan, Soysal Abdullah, ve Alıcı, Sedat, Aile İşletmelerinde Kuşak Çatışmasından Kaynaklanan Yönetim Sorunları: K.Maraş Örneği, 1. Aile İşletmeleri Kongresi Kongre Kitabı, İstanbul, 2004, ss.189-202
unternehmen.aldi-sued.de/de/ueber-aldi-sued/unser-unternehmen/, Erişim Tarihi: 11.05.2017
hacibekir.com/tr/menu/hac%C4%B1-bekir/tarih%C3%A7e.html, Erişim Tarihi: 10.10.2015
aldi-nord.de/unternehmen/ueber-aldi-nord/100-jahre-kaufmannstradition.html, Erişim Tarihi: 11.05.2017
radikal. com.tr/ekonomi/turkiyenin_en _eski_aile_sirketi_237_yasinda-1208727, Erişim Tarihi: 10.10.2015
Koçel, Tamer, İşletme Yöneticiliği: Yönetim ve Organizasyon; Organizasyonlarda Davranış; Klasik, Modern, Çağdaş ve Güncel Yaklaşımlar, Beta Basım A.Ş, İstanbul, 2015
Özbezek, Dilek Belkıs, Aile Şirketlerinde Ortaklıkların Dağılması Ve Kurumsallaşmanın Dağılmayı Önlemedeki Önemi: Kilis Uygulaması, Gaziantep Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2011
Sadri, Somayeh, Aile Şirketlerin Yönetimi, Bahçeşehir Üniversitesi Yüksek Lisans Tezi, 2013

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.