Türkiye’de Erken Seçim Kararı Alındı – Nisan 2018

0

9 Eylül 2017 tarihli “Dünya Düzeninin Şekillendirilmesi 2” başlıklı yazımda dünyadaki bazı gelişmelerden bahsetmiş ve bunun Türkiye iç siyaseti üzerindeki olası yansımalarına dikkat çekmiştim.

O tarihteki yazımda Türkiye iç siyaseti üzerinde etkisi olabilecek bazı önemli gelişmeleri, bu yazımda tekrar özetlemek istiyorum:

  1. ABD’nin ‘Büyük İsrail Projesi’ kapsamında Ortadoğu’da terör örgütlerine tırlar dolusu silah göndermesi, Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit etmektedir,
  2. ABD’nin Ortadoğu politikası kapsamında istikrarsızlaştırmak istediği iki ülke Türkiye ve İran’dır. Bu bağlamda Katar’a yönelik alınan ambargo kararının sebeplerinden bir tanesi, Katar’ın Türkiye ve İran’la kurduğu ilişkidir. Nitekim  bu 2 ülkeyle olan yakın işbirliği nedeniyle, Pakistan Başbakanı da görevden alınmıştır,
  3. ABD’nin global düzeydeki en önemli rakibi Çin’dir ve Çin nüfuzunu kırmak için ABD Kuzey Kore’yi kullanarak bölgeyi istikrarsızlaştırmaktadır,
  4. ABD kendi içinde çatışmaktadır ve Trump’a rahatlıkla başkanlık yaptırılmamaktadır. Trump’ın koltuğu bırakması için uğraşılmaktadır, koltuğu bıraktırılmazsa bile bağımsız hareket etmemesine çalışılmaktadır,
  5. Dünya dijital devrimin eşiğindedir ve bunun insanlık için pek de olumlu sonuçları olmayacaktır.

Dünyada bu gelişmeler yaşanırken, Türkiye’nin 2019 seçimlerine hazırlandığını ve yeni bir muhalif partinin kurulacağını belirterek, yazımın son cümlesinde şu ifadeyi kullanmıştım:

“O zamana kadar neler yaşanır bilinmez ancak bana göre 2019 beklenilmeden seçimler yapılacaktır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan erken seçimlerin tarihini 24 Haziran 2018 olarak açıklamıştır. Erken seçim tarihinin açıklandığı gün yani 18 Nisan 2018’den 7 ay 9 gün önce (9 Eylül 2017) erken seçimlerin 2019’da yapılmayacağı öngörüsünde bulunmuştum.

“Ben demiştim demeyi sevmem” sözünü ben pek sevmem çünkü Batı’da gelecekle ilgili öngörülerde bulunmak bir bilim dalı haline gelmiştir. Bu nedenle ülkemizde de bu alana yönelik bilimsel çalışmaların artması gerekmektedir. Umarım yakın zamanda ülkemizde de “Ben demiştim” diyenlerin sayısı artar ve ülkemizin iç ve dış siyasetine dair doğru öngörülerde bulunanların sayısı artar. Bu, ülkemizin karşısındaki olası tehdit ve fırsatları görmemiz açısından son derece önemlidir. En azından muhalefet partileri bu öngörüyü yapmış olsalardı seçime daha hazırlıklı girmiş olabilirlerdi.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.