Türkiye’de Savunma Harcamaları

0

Türkiye’de savunma harcamalarından bahsetmeden önce güvenlik anlayışından bahsetmek gerekir. Türkiye’de güvenlik denildiğinde akla toplumun insani ve sosyal güvenliği yerine devletin askeri asayiş güvenliği gelmektedir ve dolayısıyla savunma, güvenlik harcaması demek ülkenin ordu için harcadığı para anlamına gelmektedir.[1] Ülkemizde savunma harcamalarında artış sürekli devam etmektedir, buna içinde bulunduğumuz önemli jeopolitik konum dışında ülke içi tehditler de neden olmaktadır. Türkiye’de 1970 sonrası özellikle bu harcamalar önemli ölçüde artmış ve NATO verilerine göre 1971-1980 arasında en çok savunma harcaması yapan ülke biz olmuşuzdur.[2] 1970’li yıllardaki bu harcama artışında Kıbrıs Harekatında ABD’nin uyguladığı silah ambargosu büyük ölçüde etkili olmuştur. 1990-1994 yılları arasında da PKK terörü nedeniyle silahlanma oranı %15 kadar artmıştır.[3]

Milli Savunma Bakanlığı 2010 faaliyet raporunda yayınladığı verilere göre yapılan toplam harcama 15.058.234.000 TL olarak belirlenmiş ve bu payın milli hasıladaki oranı ise %2.4 olarak tahmin edilmiştir.

Diğer yandan Türk savunma sanayi diğer ülkeler gibi sürekli bir artış trendi izlemiş ve 2000 yılına oranla %100’lük bir artış göstermiş ve üç milyar dolara çıkmıştır, yani küresel krize rağmen savunma sanayideki ilerleme durmamıştır diyebiliriz. ARGE harcamalarında da önemli derecede artışlar gözlenmiştir, şöyle ki 2008 yılında yapılan ARGE harcaması 500 milyon dolardan 2010 yılında 650 milyon doları aşmıştır.[4]

Savunma harcamalarının kaynaklarına bakacak olursak, bütçe dışında bir çok kaynağı bulunduğu göze çarpmaktadır. Bunlardan bir kaçı ise;

  • Milli Savunma Bütçesinden Tahsisli Kaynaklar,
  • Savunma Sanayi Fonu Kaynakları,
  • TSK Güçlendirme Vakfı Kaynakları,
  • Jandarma Genel Komutanlığı Bütçesi,
  • Sahil Güvenlik Komutanlığı Bütçesi,
  • Geri Ödemeleri Hazine Müsteşarlığı Bütçesinden Yapılan Yabancı Devlet veya Firma Kredileri,
  • Milli Savunma Bakanlığı’nın Özel Kanunlara Dayanan Gelirleri.[5]

Savunma harcamaları bugünlere kadar bütçede genelde bir numaralı yerde olurdu; fakat artık bu sırayı Milli Eğitim Bakanlığı almaya başlamıştır. Savunmaya ayrılan bütçeyi halk hep denetimsiz sanır askerin bütçeden istediği kadar aldığını düşünürdü. Durum tabii ki böyle değil, 5018 sayılı mali denetim kanunu ile Savunma Sanayi Destekleme Fonu da bütçeye alınmış oldu ve dolayısıyla bu harcama da denetime tabii oldu.[6]

Fonksiyonel sınıflandırmaya göre 2011 yılı gelir dağılımına bakacak olursak;

 

2011 Hedef

GSYH Payı(%)

Bütçe Payı(%)

Genel Kamu Hizmetleri

96,046

7,9

30,7

Savunma Hizmetleri

17,008

1,4

5,4

Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri

20,991

1,7

6,7

Ekonomik İşler ve Hizmetler

35,871

3,0

11,5

Çevre Koruma Hizmetleri

395

0,0

0,1

İskan ve Toplum Refahı Hizmetleri

4,745

0,4

1,5

Sağlık Hizmetleri

18,464

1,5

5,9

Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri

5,478

0,5

1,8

Eğitim Hizmetleri

45,645

3,8

14,6

Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım Hizmetleri

67,929

5,6

21,7

Toplam

312,573

25,7

100,0

 

Kaynak: <http://www.bumko.gov.tr/>

Tablodan da görüldüğü üzere savunma harcamalarının bütçedeki payı diğer harcamalara göre oldukça düşük olmakla beraber bütçedeki payı 5.4’tür. Yalnız, bu söylenen değerlerin açıklanan konuların yanında tartışılan bazı maddeler de vardır ki bunlar şöyledir. Malum artık 2011 Aralık ayındayız ve 2012 için bütçe tasarıları çoktan meclisten geçmiş bulunmakta. Savunma harcamaları ise 2011 yılına göre yüzde 7.4 oranında bir artış göstermiştir, yani en son yapılan açıklamada maliye bakanı Mehmet Şimşek bu oranı %10.16 olarak söylemiştir 2002 yılında %10.21 olan harcamayı bize göstermiş ve düşüşe dikkat çekmiştir fakat en son yıla göre büyük oranda bir artış göze çarpmaktadır. Şeffaflığa gelince 2006 yılında kabul edilen kanunla tüm verilerin sayıştayda mevcut olarak bulunduğu söylenilmektedir ama net olarak silah satış rakamları ve tüm askeri harcamalar açık açık yayımlanmamaktadır.[7]

Türkiye’nin savunma harcamalarına genel bir bakış atmak gerekirse; Türkiye çevre alanına bakılacak olursa cumhuriyet ile yönetilen ve Müslüman olan tek ülke olup zengin doğal ve yer altı kaynaklara sahiptir, dolayısıyla jeopolitik konumundan ötürü sürekli saldırıya uğrama potansiyeli vardır ve savunmasına önem vermek zorundadır. Öte yandan diğer gelişmiş ve gelişmekte olan bir çok ülke silahlanmalarını arttırmışlardır ve küreselleşmenin etkisiyle Türkiye de bu yola bir anlamda girmiştir. Teknoloji ise sürekli geliştiği için savunma alanında özellikle iyi bir takip gerekmekte, en son teknolojiyle üretilmiş silahlar, uçaklar, tanklar, vs kullanılması için ciddi anlamda bir harcama yapılması gerekmektedir. Kısacası ülke sürekli bir tehdit altında olduğu için ordunun daima ayık olması gerekmektedir ve bunun için de bu orduya belli bir bütçe ayrımı lazımdır. Son yıllarda ülkenin asker görünümünü yok etmek adına eğitim harcamaları bir numaralı yeri alsa da yine de önemli bir kısım savunma için harcanmaktadır.

 


[1] Akça, 2010; s.15

[2] Türk, 2007: s.16

[3] Çıkınlar, 2006; s. 89

[4] TOBB, Türkiye Savunma Sanayi Sektör Raporu 2010; s.66

[5] Çıkınlar, 2006; s.99

[6] Sedat Ergin, Meclis İsterse Sayıştay Askeri Harcamayı Denetler,<http://gbulten.ssm.gov.tr/arsiv/2005/02/15/01.htm>

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.