Ulusal Yenilik Sistemleri: Kavramsal Yaklaşım

0

Evrimci İktisatçılar 1990’lı yıllarla birlikte, teknoloji ve yenilik politikalarının geliştirilmesinde kullanılan “Ulusal yenilik sistemi” kavramı bir yandan teknolojik gelişme sürecine etkide bulunan bütün özne ve kurumları kapsarken, diğer yandan ülkenin uluslararası rekabet gücünü ve uluslararası işbölümü içindeki konumunu da gündeme getiren bir kavramdır ve günümüzde teknoloji politikaları sorunu, özellikle Evrimci iktisatçılar tarafından ‘ulusal yenilik sistemi’ bağlamında ele alınmaktadır.  Yenilik sistemi kavramını ilk kulanan kişi olan Freeman (Meeusen: 1998: 2), ulusal yenilik sistemini “aktiviteleri ve etkileşimleri ile yeni teknolojileri meydana getiren, ithal eden ve yayan kamu ve özel kesim kuruluşlarının ağı” şeklinde tanımlamıştır (Taymaz: 2001: 26). Lundvall, ulusal yenilik sisteminin değişik kapsamlar içinde tanımlanıp kullanıldığını ifade etmiştir. Dar kapsamda, esas olarak araştırmaya yönelik faaliyet yürüten kurumları içermektedir. Yani, AR-GE birimleri, teknoloji kurumları ve üniversiteler gibi kurumları ifade eder. Geniş kapsamda ise yenilik sürecini etkileyen tüm kurumlar ulusal yenilik sistemi içine girer. Finansman boyutu açısından süreci etkileyen kurumlar kapsam içinde olduğu gibi, öğrenme sürecine etki eden her tür kurum da kapsam içindedir (Taymaz: 2001: 26). OECD’ye ait bir çalışmada, “Bir ülkede yenilik ve teknolojik yayılmanın hızını ve yönünü etkileyen piyasa ve piyasa-dışı kurumlar ‘ulusal yenilik sistemi’ni oluşturur” (Taymaz: 2001: 26) denilmektedir. TÜBİTAK (1998)’a göre, ürün ya da üretim yöntemlerine ilişkin yeni teknolojileri edinebilme; özümseyip kullanabilme; bu teknolojilerin ekonominin bütün etkinlik alanlarına yayılmasını sağlayabilme; ürün geliştirme, yeni ürün tasarımlayabilme; üretim yöntemini geliştirebilme, yeni yöntem tasarımlayabilme; geliştirilen ya da yeni bulunan üretim yönteminin gerektirdiği üretim (proses) makinelerini tasarımlayabilme ve üretebilme; tasarım ve üretim süreçlerini besleyen teknolojik araştırma-geliştirme faaliyetini sürdürebilme; gereksinim duyulan teknolojileri bilimsel bulgulardan kalkarak üretebilme ve o teknolojilerin kaynağını oluşturan bilimi üretebilme; tüm bu yeteneklere sahip ulusal kuruluşların oluşturduğu bir sistemi ve aralarındaki ilişkileri ifade eder.

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.