Yerinde İnceleme Çalışması : Kamboçya Ekonomisi

0

Birçok ekonomik çalışmam şimdiye kadar internet ya da matbuu olan edindiğim veriler ışığında yazılmıştı. Fakat bu yazımı bizzat Kamboçya ‘ya gitmiş ve halktan insanlarla konuşmuş biri olarak kaleme alıyorum.

2016 Mayıs Ayı’nda yaptığım seyahatimi  kuzeybatı Kamboçya’da yer alan ve her yıl milyonlarca turist çektiği bilinen Siem Reap şehrine gerçekleştirdim. Havaalanı büyüklüğü yaklaşık Saraybosna havaalanı kadardır yani yürüyerek uçağa binebildiğiniz tek terminali olan ( Paris- CDG havaalanında 3 terminal bulunur)oldukça mütevazı bir havaalanı. İşlemler bitip ülkeye kabul edildiğinizde havaalanı kapısından çıktınız ve karşınızda taksiden ziyade gördüğünüz tuk tuk olarak tanımlanan motorsiklet ve 4 yolcunun sığabileceği bir römork kısmından oluşan olabildiğine basit bir araç trafiği görüyorsunuz. Yerel para birimleri riel olan bu ülkede, dolarla sokakarası bakkalları dahil alışveriş yapılabiliyor. İpek ve gümüşün oldukça bol olduğu bu coğrafyada sokak tezgahlarında dolaştıkça ipek bir şalın 2 USD ‘ye satıldığına şahit oluyorsunuz. Dahası halk ile pazarlık yapmak istediğinizde fiyat kırmaktan ziyade aynı fiyata daha fazla ürün satmak istemeleriyle çok fazla karşılaşıyorsunuz ki bu da halkın paraya ihtiyacının ne kadar fazla olduğunu gösteriyor. Örneğin bir salkım muz için 2 USD değil 1 USD vermek isterseniz, Kamboçyalı satıcı size 2 dolara 2 salkım muz satmak isteyecektir. Şehrin ekonomisinin turizm üzerine kurulduğu göz önünde tutulursa yol ağı çok basit ve bakımsız, ayrıca kaldırım diyebileceğiniz yükseltiler de yollarda genelde bulunmuyor.

Mimari olarak; Siem Reap havaalanından şehir merkezine gelirken yol boyu gördüğünüz yeni yapılan ya da yapılmış olan bakımlı betonarme binalar ya otel ya da yabancılara ait mülkler olduğunu kapılarına yazılan tabelalardan rahatlıkla görebiliyorsunuz. Bir de betonarme olarak Fransız sömürgesi zamanından kalma binalar mevcut. Bunun dışında yerli halkın daha ilkel ve su baskınlarına karşı yüksek girişli yapılmış evlerde yaşadığını görüyorsunuz. Bir de ülkenin zenginlerine ait sokak aralarında lüks evler de önlerinde lüks arabalar görebilmektesiniz ki yolu olmayan bir ülkede bu fotoğraf oldukça ironik ve trajik olmaktadır.

Ulaşımda, ülkenin düzlük arazi fazlalığını da göz önünde bulundurulursa; motorsikletlerin yaygınca kullanılmasını çok daha olağan karşılanabilir. Öyle ki okula giden lise öğrencilerinin bile yaygınlıkla motorsiklet kullandığını görebilirsiniz. Tabi bu yaygın kullanım, İtalya’daki gibi sadece iklim ve arazi koşulları baz alınarak değil aynı zamanda ülke insanının sahip olduğu alımgücü ile de yakından ilgilidir. Bir de tuk tuk olarak adlandırılan ve genelde turistlere hizmet eden ‘taksi’ler mevcut. Siem Reap’ta taksi yaygın değil fakat otomobil tipinde araç görürseniz de bunlar çoğunlukla jip ve lüks araç sınıfında yer alıyor.

Hizmet sektörü özelinde bakılacak olunursa insanların batı insanlarında varolamadığı kadar minnet ve daha iyiye adanmış bir yapıda olduğuna tanıklık ediyorsunuz. Aynı zamanda da Türkiye ya da Avrupa ülkelerinde alamayacağınız uygun fiyata çok daha kaliteli hizmet alıyorsunuz.

Eğitim alanından ülke değerlendirilecek olursa: okuma yazma oranı ülkede yaklaşık  % 40 seviyelerinde seyretmektedir. Yaklaşık 21 devlet, 34 özel olmak üzere ülkede toplam 55 üniversite yer almaktadır.

Geçim kaynaklarına bakıldığında ise turizm ve tarımla birlikte tekstil ön plana çıkmaktadır. Turizm başlığında  incelediğimizde 12. Yüzyılda yapılan Unesco kültür mirası listesinde de yer alan Siem Reap şehrinde yer alan Angkor Vat tapınakları oldukça turist çeken yapılardır. Bu bağlamda her yıl yaklaşık 1 -1.5 milyon turist ülkeye gelmektedir. Tarım başlığı altında ülke ekonomisini incelediğimizde ise; ülkenin %80 ‘i kırsal alanda yaşamakta ve %75’i tarım ile istihdam edilmektedir. Ayrıca tarımın geliştirilmesi Kamboçya hükümet tarafından politika olarak üst sıralarda tutulmaktadır. Ülkede ekili alanların yarısından fazlasında pirinç üretildiği görülmektedir. Halk, ana besin kaynağı olarak da bol miktarda pirinci tüketmektedir. Bunun yanı sıra yasadışı yollarla ülkeye giren buğday gibi tahıllar da bulunmaktadır. Fakat az gelişmiş ülke statüsünde olan diğer ülkeler gibi tarımda modernize olmamanın getirdiği verimsizlik ve alan eğitimsizliği nedeniyle geleneksel yöntemlerle tarım yapmak, optimum verim sağlayamamayı da beraberinde getirmektedir. Ülkede tek bir tohum fabrikasının olması da Vietnam gibi 80 tohum fabrikasına sahip komşu ülkelerle rekabeti olumsuz yönde etkilemektedir.

Tekstil ihracatında ise ülke ABD’ye bağımlı şekilde hareket etmekte ve yapılan anlaşmalar paralelinde üretim yapmaktadır.

Hanehalkı geliri bakımından incelendiğindeyse standart olmayan uygulamalar mevcuttur.

Tapınak bölgesindeki bir kafede çalışan bir garson kadınla yaptığım röportaj esnasında aylık 80 USD ‘ye yani 245 TL’ye ( 23.07.2016 KURU 1 USD= 3.07 TL) çalıştığı bilgisini aldım. Öte yandan  ülkede tekstilin lokomotif rol oynaması nedeniyle asgari ücret uygulaması yani işgücü piyasasında taban fiyat uygulaması uygulanmaktadır ki 2015 verilerine göre asgari ücret tekstil sektöründe 140 USD (23.07.2016 KURU 140 USD= 430 TL) ‘dir. 5 milyar dolarlık hacime sahip tekstil sektöründe, 15 milyon ülke nüfusunun yaklaşık 600 bini asgari ücretle çalışmaktadır.

Tüm bu vahamiyete bir kök sebep gösterilmek istenirse;

Ülkenin senelerce iç ve dış savaşa dahil olması başlıca nedenler arasında gösterilebilir. Öyle ki 1976 yılında general Pol Pot’un yönetime geçmesiyle birlikte tüm ülkede ilkelleşme ve teknolojinin reddedilmesi dönemi başlamıştır. Bu döneme hakim olan anlayış ise sadece köylü sınıfının var olması ve diğer tüm tıp, mühendislik, bilim gibi çağdaş alanların reddedilmesi olmuştur. Ülkede hakim olunması istenen bu anlayış, gözlük dahil tüm teknolojik sayılabilecek araç gereçleri kullanmayı reddetmiştir. 1979 yılına kadar süren 3 yıllık zaman zarfında ülkenin tüm aydın sayılabilecek doktor, okur-yazar, öğretmen, mühendis gibi eğitilmiş 2 milyon insanını katledilmiştir.

Ayrıca bu iç savaş sırasında ülkedeki tüm tarih kitaplarının yakılması ile birlikte de tarih bilinci yok edilen Kamboçya halkı; şimdilerde Çin, Vietnam, Tayland gibi ülkelerce tutulan tarih notlarından geçmişini öğrenmeye çalışmaktadır. İç savaştan sonra gelen Vietnam savaşı ile de halk sosyo ekonomik ve kültürel varlıklarını tamamiyle kaybetmiştir.

 

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.