Yoksulluk: Tarihsel süreçte yaklaşımlar

0

Şüphesiz ki yoksulluk yeni bir olgu değildir. Başta John Locke olmak üzere 17. yy düşünürlerinin mülkiyet hakları çerçevesinde başlattığı bu tartışma, liberalizmin bir siyasal kuram olarak geliştirilmesinde önemli rol oynamıştır. Liberal kuramcılar, özel mülkiyetin önemini vurgularken beraberinde yoksullara yardımın, kişisel refahın yanında sosyal refahın da önemini vurgulamışlardır. Ancak kapitalist gelişme süreci içerisinde bu yaklaşımın fazla iyimser olduğu görülmüştür. Örneğin; 18.yy ortalarında Büyük Britanya zenginleşirken, yoksul sayısının giderek artması ve bununla beraber Adam Smith’in Ulusların Zenginliği adlı eserinde ‘‘ülkeler zenginleşirken yoksulluğun artmasını bir paradoks olarak’’ gündeme taşıması kritik önem taşımaktadır.

Marx’ın 1844 Paris Yazmaları’nda Smith’in ‘‘fertlerin çoğunun yoksul ve perişan olduğu hiçbir toplumun refah içinde ve mutlu olması söz konusu olmaz’’ olmaz’’ sözüne yer vermesi önemlidir. Geleneksel iktisadın önemli temsilcilerinden Marshall da, yoksulluğu istihdam ve işgücü piyasaları temelli tartışmıştır.

Ayrıca ‘‘vahşi canavar’’ olarak tanımladığı rekabete ve artan servete karşın işçi sınıfının bundan pay alamamasına vurgu yapmıştır. Burke ise sefalet konusuna doğrudan doğruya kamu güvenliği açısından yaklaşmıştır. Batı Hint adalarındaki koşullar ona özellikle çoğu kez zencilerin silah taşımasına izin verildiği için, beyaz efendilerin güvenliğini sağlama önemleri alınmadan büyük bir köle topluluğu beslemenin tehlikelerini göstermişti.

Hükümetin emrinde bir polis gücü olmadığına bakarak, aynı kaygıların ülke içinde işsiz sayısının artması durumunda da geçerli olacağını düşünüyordu. Bu noktadan hareketle, sefaletin oluşturduğu idari sorunların çözümünü ekonomik liberalizmde görmekteydi.

19. yy’da ise yoksulluk, İngiltere ağırlıklı olarak başta yoksul yasalarına ilişkin yoğun tartışmalar ile karşımıza çıkmaktadır. Karl Polanyi Büyük Dönüşüm adlı eserinde dönemde sefalet, politik iktisat ve toplumun keşfinin iç içe geçtiğini vurgular. Polanyi’ye göre sefalet, yoksulluğun bollukla el ele yürümesi gibi anlaşılmaz bir gerçeğe dikkat çekmekteydi ve bu durum sanayi toplumunun insanın karşısına çıkaracağı çelişkilerin ilkiydi.3

1 Şenses, F. 2001, Küreselleşmenin Öteki Yüzü: Yoksulluk, İletişim yayınları, İstanbul

2 Brinkerhoff, D.W; Goldsmith, A.A, 2003, How citizens participatein Macroeconomic policy: Renewed, Commitment and Partnership, Social Science and Medicine, syf:169-175

3 Polanyi, K., 1944, Büyük Dönüşüm, Çağımızın Siyasal ve Ekonomik Kökenleri, İletişim Yayınları, Syf: 174

Cevap Yaz

Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.